"Otomotiv Strateji Belgesi'nin rüzgarı, sonuçlarından fazla esti"
İSTANBUL (AA) - MUSAB TURAN - Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar, "2011-2014 dönemini kapsayan Otomotiv Strateji Belgesi'nin rüzgarı, yarattığı sonuçlardan biraz fazla esti açıkcası, herkesi ümitlendirdi. İkinci Strateji Belgesi'nde biraz daha verimli çalışılabilir" dedi.
Bayraktar, AA muhabirinin otomotiv sektörüne ilişkin sorularını yanıtladı. Üretimi Türkiye'de yapılan araçların ithal edilen araç sayısından fazla olduğunu belirten Bayraktar, ülkede 1,2 milyon civarında otomotiv üretimi gerçekleştirilirken, bu seviyede bir iç pazarın olmadığını ifade etti.
Türkiye iç pazarında tüketilenden daha fazla aracın yurt dışına satıldığını aktaran Bayraktar, geçen 15-20 senede hafif ticari araca verilen vergi teşvikiyle hafif ticari araç üretiminin binek araç üretimine göre çok daha ileriye gittiğini söyledi.
Hafif ticari araç kullanıcılarının yoğun denetimlerle karşı karşıya kaldığını anlatan Bayraktar, denetimlerin makul ölçülere gerilemesi ve vergi yükünün azalmasıyla hafif ticari araç satışlarının artacağını dile getirdi.
Bayraktar, 2011-2014 dönemini kapsayan ve süresi dolan Otomotiv Strateji Belgesi'nin yenisi için kamu otoritesiyle görüşen sektörün taleplerine ilişkin bir soru üzerine şunları kaydetti:
"İlk Strateji Belgesi hakikaten önemli bir çalışmaydı. Çünkü otomotiv, inşaat gibi, arkasından birçok sektörü sürükleyen lokomotif bir sektör. Bunların bir koordine içerisinde Türkiye'nin dünya üzerindeki otomotiv pazarında ve endüstrisinde yerini sağlamlaştırabilmesi ve sürdürebilmesi için önemli bir çalışmaydı. Rüzgarı yarattığı sonuçlardan biraz fazla esti açıkcası, herkesi ümitlendirdi. Ama bence iyi bir giriş çalışması oldu. İkinci Strateji Belgesi'nde biraz daha verimli çalışılabilir. Biz bu konuda ümidimizi kaybetmek istemiyoruz. Böyle bir çalışmaya kesinlikle Türkiye'nin ihtiyacı var. Seçim ortamının geçmesiyle bunun tekrar gündeme geleceğine inanıyoruz."
- "Vergi yükü azalmalı"
Otomotiv sektörünün gelişimi için iç pazarın önemine dikkati çeken Bayraktar, sektörde geniş çaptaki doğrudan ve dolaylı istihdamın ülke ekonomisine omuz verdiğini ifade etti.
Bayraktar, Türkiye'nin çok kuvvetli bir yan sanayisi olduğunu vurgulayarak, "Bir Romanya, bir Rusya değiliz. Türkiye koruma olmayan açık pazarda, mühendisiyle, çalışanıyla, kalitesiyle, ekonomik büyüklüğüyle rekabet gücünü ispatlamış bir ülke. Bu endüstrinin daha da ileriye gidebilmesi için pazarın genişlemesi gerekiyor. Bunun için de vergi yükünün azalması gerekiyor" diye konuştu.
Birinci el araç satışlarında karlılığın düşük olduğuna değinen Bayraktar, son yıllarda sektörün kar merkezinin satıştan satış sonrası hizmetlere kaydığı tespitinde bulundu.
Döviz kurundaki hareketliliğin otomotiv sektörüne yansımasına ilişkin bir soru üzerine Bayraktar, "Türkiye'de yapılan üretimin, dolara bağlı ekonomilere ihracatı kolaylaşacaktır. Türkiye'den yapılan ticaretin çoğu avro cinsinden gerçekleştiriliyor. Ama bunun yanında otomobile hammadde olarak gelen birçok emtianın dünyadaki fiyatı dolar cinsinden. Bu kısa süreli de olsa maliyetlerde ve kar marjlarında hafif bir daralmaya sebep olabilir" yanıtını verdi.
Bayraktar, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) başlattığı tahvil alımının Türkiye'nin ihracatına olumlu etkisi olmasını umduğunu dile getirerek, Türkiye'nin en büyük dış ticaret partneri olan Avrupa'nın ekonomisinin sağlığının Türkiye için vazgeçilmez bir konu olduğunu vurguladı.
- "Yerli markada tek modelle tüm piyasanın ihtiyacına cevap vermek mümkün değil"
Türkiye'nin bir yerli otomobil markasının olması gerektiğini yineleyen Bayraktar, ancak tek modelle tüm piyasanın ihtiyacına cevap vermenin mümkün olmadığını söyledi.
Yerli otomobilin iç pazardaki gelişmelerle doğrudan ilgili olduğunu belirten Bayraktar, "Türkiye'deki araç parkı neredeyse hurda denebilecek seviyede. Avrupa'da araç parkının ortalama yaşı 8-10 civarındayken, Türkiye'de 16 seviyesinde. 12 yaşının üzerindeki araçların toplam araç parkındaki payı da neredeyse yüzde 50. Cari açığın en büyük müsebbibi burada. Çünkü bu araçlar daha fazla enerji harcıyor. Eski araçların yedek parçası Bursa'da üretilmiyor, Uzak Doğu'dan geliyor. Yani tamamen hurdayı hurda parçayla tamir ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Bayraktar, otomotiv piyasasının gelişmesine paralel olarak yeni teknolojilerin de Türkiye'ye geleceğini aktararak, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin diğer ülkelere göre bir rekabet avantajı sağlaması mümkün. Ama bunun için Ar-Ge'nin teşvik edilmesi lazım. Elektrikli araçsa bunun adı, elektrikli araç montajı değil pil teknolojisi ve aksam teknolojisinin desteklenmesi gerekli. O da bugünden yarına olmaz. Sektörümüz verilen Ar-Ge teşviklerinden oldukça faydalandı. Bunun meyvalarını topluyoruz. Yolun henüz başındayız ama ben ümitliyim. Ar-Ge teşvikleriyle beraber Türkiye'de yeni araç teknolojilerinde 10 sene içerisinde bambaşka şeyler konuşacağız."
Türkiye'de toplamı 18 milyonu bulan ikinci el araç parkında 3,2 milyon aracın 20 yaşın üzerinde olduğuna dikkati çeken Bayraktar, "Arabayı alırken çok yüksek bir vergi verirsen, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) de aracın kullanımıyla beraber aşağıya inmeye başlarsa, kullanma maliyeti sıfıra gelirse, hiçbir zaman satmazsınız ve malın bir ekonomik değeri de olur. Bugün 30 yaşında arabanın Türkiye'de 3-4 bin dolar değeri var. Başka bir memlekette o parayı etmez bu" diye konuştu.
Bayraktar, Türkiye'de otomotiv sektörünün belli bir doygunluğa ulaştığını belirterek, şunları söyledi:
"Bir kırılma yaşanması, sektörün ileriye gitmesi gerekiyor. Bunun için de bir tane anahtar var, o da iç pazar. İç pazar için de ne yapılması gerektiği belli. Üç ayaklı bir sistemin olması gerekiyor. Birincisi, vergilerin ayarlanması, ikincisi de hurda sisteminin çalışması gerekiyor. Bunların yapılabilmesi için de üçüncü bacakta eski vergi boçlarının kapatılması gibi işler var. Bu kadar hurda merkezleri açıldı. Bunların hiçbiri çalışmıyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı hurda kamyon, otobüs ve ağır taşıtlar için bir çalışma yaptı. Süper çalıştı sistem. Bu neden otomobil piyasasında da uygulanmasın?"