Otomatik banka bilgileri paylaşımı: “Avrupalı Türk tokat üstüne tokat yiyor”
Yurtdışındaki 6 milyon vatandaşımızın, Türkiye’deki birikimlerine ilişkin finansal bilgilerin bulundukları ülkeler ile otomatik paylaşımını öngören uluslararası anlaşmanın uygulanmasına tepkiler devam ediyor. Ankara’nın, “otomatik bilgi alışverişine” ilişkin Türk toplumunu zamanında bilgilendirmediği, Almanya’daki Türkleri koruyan bir çekince koydurmayı da akıl edemediği belirtiliyor.
Türkiye’nin banka bilgilerini içeren “otomatik ve karşılıklı bilgi alışverişi” anlaşmasından bu yana Almanya’daki Türk toplumu çok tedirgin. Alman maliyesine Türkiye’den büyük bir bilgi aktarımı gerçekleşeceği biliniyor.
Süre daralırken Ankara’nın konuyla ilgili bir ara çözüm için girişimde bulunup bulunmayacağı, merak konusu.
“ÖYLE SİNSİ BİR PLAN Kİ…”
+49 haber portalına bir mektup yazan Almanya’da çalışmalarını sürdüren ebru sanatçısı Orhan Erdoğan Ankara’ya seslenerek otomatik bilgi paylaşımı anlaşmasının ertelenmesini ve detaylarının da vatandaşa anlatılmasını istedi. Geçmişten örnekler vererek, “Öyle bir sinsi planla bu işi yaptılar ki, paraları mark olarak aldılar ama hisseleri o günkü kur üzerinden verdiler ve hisseler satıldığında Türk parası ve ilk günkü değer üzerinden geri verdiler” diyen Erdoğan, Avrupalı Türk’ün bu uygulama ile yeni bir kıskacın içine sürüklendiğine işaret etti.

Ebru Sanatçısı Orhan Erdoğan
“YENİ BİR TOKAT DAHA”
Almanya’da 8 yıldan bu yana ebru sanatını temsil eden ve Frankfurt Halk Yüksek Okulu’nda (VHS) öğretmenlik yapan 65 yaşındaki Orhan Erdoğan’ın otomatik banka bilgi anlaşmasına yönelik kaleme aldığı yazısı şöyle:
“Yurt dışında yaşayan her daim vatanı için yüreği çarpan, vatanından ayrı yaşamanın ezikliğiyle kendisi yurt dışında yaşasa da kalbi vatanı için çarpan, vatanı memleketi söz konusu olduğunda hiç gözünü kırpmadan her türlü fedakârlığı göze alan, çilekeş gurbetçiler yine bir kıskacın içine düşmek üzereler.
Senelerdir birçok kesimden tokat yiyenler yine tokat yemek üzereler.
Bir zamanlar memleketimizde fabrika kurmak için Almanyalara gelip, gurbetçilerden kurulacak fabrikaya ortaklık adı altında markaları topladılar.
Öyle bir sinsi planla bu işi yaptılar ki, paraları mark olarak aldılar ama hisseleri o günkü kur üzerinden verdiler ve hisseler satıldığında Türk parası ve ilk günkü değer üzerinden geri verdiler. Bu şu demek oluyor: Bin mark karşılığı beş hisse verdiler ,aradan geçen zaman zarfında döviz kurlarının artmasıyla bin markın elli bin lira etmesine karşın beş bin lira geri verdiler. Bir kısmına fabrika zarar etti dediler, bir kısmına beş bin lira alırsanız alın almazsanız fabrika satılacak o zaman bunu da alamayabilirsiniz denildi .
ÖNCE HOLDİNGLER SONRA DEVLET
Bir zaman sonra holdingler türedi, ‘yüksek kâr payı vereceğiz’ dediler. İlk birkaç sene reklam amaçlı cazip kâr payı verdiler. Birçok gurbetçi binbir zorlukla içinde kazandığını bu holdinglere kaptırdı. Yine devletimiz döviz darboğazına düştüğünde gurbetçiler akıllarına düştü, bu sefer devletimiz bizzat kendisi devreye girdi. Yüksek faizli döviz hesabı açtırmaları için çeşitli reklamlar yapıldı, en yüksek makamdakiler dahi gurbetçilerin ayağına kadar gittiler. Gurbetçiler devletimize faydalı olmak için elinde ne varsa bir Alman bankası aracığıyla Türkiye merkez bankasına dövizlerini gönderdiler. Devletin döviz ihtiyacı kalmayınca, ekonomisi düzelmeye başlayınca önce faizleri yarıya indirdiler bir zaman sonra faizleri sıfırladılar, en sonunda ‘paranızı merkezden’ çekin diye mektup gönderdiler.
Bir zaman sonra Alman maliyesi Türkiye’ye akan markların peşine düştü, bu sefer önce o Alman bankasına mahkeme kararıyla baskın yaptılar Türkiye’ye para gönderenleri tespit edip mektuplar gönderdiler, artık kimse mazeret uyduracak bir durumda değildi, herkes resmi yollardan gönderdiği için Alman devletine yüklü miktarda vergi ve cezalar ödemek durumunda kaldılar.
“VATANDAŞ YETERİNCE AYDINLATILMADI”
Bugünlerde yine gurbetçiler için başka bir kıskaç çanları çalmaya başladı: Otomatik bilgi paylaşımı. Kara para aklama antlaşması çerçevesinde bankalardaki bilgilerin paylaşımı olacak. Çıkan haberlere göre 2021’de Alman devleti Almanya’da yaşayanların, Türkiye’deki banka hesap bilgilerini isteyecek, bunlar tamamen devletlerin antlaşmaları çerçevesinde olan legal işler. Burada problem önceki senelerde veya bu son dönemdeki anlaşmalarda vatandaşların yapılan bu işlerde yeterince aydınlatılamaması.
Mesela o dönemin merkez bankası başkanı çok güzel, çok cazip konuşmalar yaptı. Ama kimse demedi ki, ‘Siz Almanya'da bu kazandığınız faizlerden vergi ödeyeceksiniz’.
Yine son dönemdeki çifte vergilendirme anlaşma yolundan çıkarak, Türkiye’deki banka hesap bilgileri istenecek.
“ERTELENSİN”
Anlaşma imzaları atılıyor ama içeriğini ve inceliklerini kimse bilmiyor. Çünkü bu konuda yeterince bilgi verilmiyor. Verilen bilgiler doyurucu değil. Bu konuda yetkililerimizin daha kapsamlı bilgiler vermesi, insanlarımıza bu anlaşmanın detaylarını artılarını eksilerini daha kapsamlı anlatması ve mağduriyetlerin olmaması için çalışmaları gerekiyor.
Gerekirse mağduriyetlerin olmaması için zamanın biraz daha uzatılması çok isabetli olacaktır.”
+49 – MAİNZ
FOTO: Christian Dubovan on Unsplash