AfD'den Almanya için Euro ve Schengen çıkışı: Sınırları kapatacağız
Almanya için Alternatif Partisi Eş Başkanı Alice Weidel, yaz röportajında koalisyon hükümetinin politikalarını hedef aldı. Başbakan Friedrich Merz ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil'e sert eleştiriler yönelten Weidel, iktidarın seçim dönemindeki vaatlerinden uzaklaştığını savundu. AfD'nin ise göç, ekonomi ve Avrupa konularındaki politikasında değişikliğe gitmeyeceğini belirtti.
Röportajın öne çıkan başlıklarından biri Almanya'nın doğusundaki eyaletlerde yapılacak seçimler oldu. CDU'nun AfD ile ortak hareket etmeme tutumu, göçmenlerin ülkelerine gönderilmesi ve Almanya'nın Avrupa kurumlarıyla ilişkilerinin geleceği de Weidel'in açıklamalarında geniş yer tuttu.
AfD Eş Başkanı'na göre hükümetteki siyasetçiler seçim döneminde verdikleri sözlerle iktidara geldikten sonra uyguladıkları politikalar arasında ters yönde hareket ediyor. Weidel, Merz'in Almanya'nın mevcut sorunlarının üstesinden gelemediğini öne sürdü. CDU'nun aynı siyasi çizgide devam etmesi durumunda gelecek federal seçimleri kazanamayacağını da iddia etti.
CDU'nun AfD politikası hedefinde
Weidel, CDU'nun AfD ile herhangi bir iş birliğine gitmemek amacıyla izlediği ve Alman siyasetinde "güvenlik duvarı" olarak bilinen yaklaşımına karşı çıktı. Başbakan Friedrich Merz'in aynı zamanda genel başkanlığını yaptığı CDU'nun bu tutumunu demokratik bulmadığını söyledi.
AfD'yi iktidardan uzak tutmayı amaçlayan politikanın CDU'ya da seçmen kaybettirdiğini savunan Weidel, partisinin gelecekte hükümet sorumluluğu üstleneceğini öne sürdü. Buna göre AfD'nin iktidara geliş süreci ilk olarak eyaletlerde başlayacak, daha sonra federal düzeye taşınacak.
Weidel'in eleştirileri yalnızca CDU'nun AfD'ye yaklaşımıyla sınırlı kalmadı. Friedrich Merz ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil'in ülke yönetiminde başarılı olmadığını ileri süren AfD Eş Başkanı, mevcut politikaların Almanya'nın ekonomik ve toplumsal problemlerini büyüttüğünü savundu.
Almanya'yı Euro ve Schengen dışında görmek istiyor
Avrupa politikası konusunda partisinin hedeflerini anlatan Weidel, AfD'nin iktidara gelmesi halinde Almanya'nın Euro sisteminden ayrılmasını istediklerini söyledi. Weidel, ortak para biriminin istikrarlı olmadığını savunurken, Almanya ekonomisinin Euro'nun kullanılmadığı dönemde daha iyi durumda olduğunu ileri sürdü.
Weidel'in değişmesini istediği bir diğer yapı Schengen oldu. AfD Eş Başkanı, Almanya'nın Schengen Anlaşması'ndan ayrılmasını ve ülkenin sınırlarında kesintisiz kontrol sistemine geçilmesini savundu. Açık sınırların ülkenin iç güvenliği açısından risk yarattığını öne süren Weidel, AfD yönetiminde Almanya sınırlarının kapatılacağını ifade etti.
Son açıklamalarında Avrupa Birliği üyeliğinin tamamen sona erdirilmesinden çok Euro Bölgesi ile Schengen'den ayrılma hedefini öne çıkaran Weidel'in bu yaklaşımı, Almanya'nın AB'den bütünüyle çıkmasını öngören bir politikayla aynı kapsamda değil.
Euro Bölgesi, Euro'yu ortak para birimi olarak kullanan ülkelerden oluşuyor. Schengen ise sisteme dahil ülkeler arasında pasaport kontrolü olmadan seyahate imkan tanıyor. Almanya'nın bu iki yapıdan ayrılması yönünde atılabilecek bir adımın ekonomik, hukuki ve siyasi alanda kapsamlı sonuçlar doğurması söz konusu.
Göç politikasında Suriyeliler öne çıktı
Weidel, göç konusunda da AfD'nin bugüne kadarki sert yaklaşımını devam ettireceğini açıkladı. Almanya'da bulunan Suriyelilerin ülkelerine dönmesi gerektiğini savunan AfD Eş Başkanı, korunmalarını gerektiren şartlar ortadan kalktığında bu kişilerin Almanya'da kalmaya devam etmemesi gerektiğini ileri sürdü.
Weidel'in dile getirdiği hedef, Almanya'daki yaklaşık 1,3 milyon Suriyelinin tamamının geri gönderilmesini kapsıyor. AfD Eş Başkanı ayrıca ülkeden sınır dışı edilmesi gereken kişilerin Alman vatandaşlığına alınmasına karşı olduğunu belirtti.
Suriye ve Afganistan gibi ülkelerle geri kabul sürecinin hangi yöntemle yürütüleceği de röportaj sırasında Weidel'e soruldu. Ancak Weidel bu konuda ayrıntılı bir uygulama modeli ortaya koymadı. Bunun yerine AfD'nin önceliğinin düzensiz göçü Almanya sınırlarında durdurmak ve sınır kontrollerini daha yoğun hale getirmek olduğunu söyledi.
Almanya'da yaşayan Suriyelilerin tamamı aynı hukuki statüye sahip değil. Oturum ve vatandaşlık durumlarının kişiden kişiye değişmesi nedeniyle Weidel'in sözünü ettiği geniş çaplı geri gönderme politikasının uygulamaya nasıl geçirileceği, AfD'nin göç yaklaşımında tartışma konusu olmayı sürdürüyor.
Seçim öncesi AfD'nin oy oranı öne çıkıyor
Açıklamaların zamanlaması da dikkat çekiyor. Saksonya-Anhalt'ta eyalet seçimlerinin 6 Eylül 2026'da yapılması planlanıyor. Seçim öncesindeki anketlerde AfD'nin desteğinin yüzde 40 seviyesinin üzerine çıktığının görülmesi, partinin eyalette hükümeti tek başına kurma hedefini daha güçlü biçimde gündeme taşıdı.
AfD'nin yüksek oy oranına karşın Almanya'nın diğer büyük siyasi partileri partiyle koalisyon yapmayı reddetmeye devam ediyor. CDU'nun da AfD ile ortaklığa kapıyı kapatan politikasını koruması, seçim sonrasında hükümet oluşturulurken değerlendirilebilecek seçeneklerin azalmasına yol açabilir.
Weidel ise diğer partilerin AfD'yi siyasi olarak dışarıda tutan yaklaşımının kalıcı olamayacağı görüşünde. AfD'nin artan seçmen desteğini gerekçe gösteren Weidel, partisinin önce eyalet yönetimlerine gireceğini, sonraki aşamada ise federal hükümette yer alacağını ileri sürdü.