Merz ile Trump ertelenen görüşmeyi gerçekleştirdi
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta ertelenen telefon görüşmesini gerçekleştirdi. İki lider Ukrayna savaşı, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki durumu ele alırken, 11 Eylül saldırılarının 25'inci yıl dönümü dolayısıyla Almanya ile ABD arasındaki ilişkilere de vurgu yaptı.
Federal Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius'un açıklamasına göre Merz ve Trump, Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesine yönelik atılabilecek sonraki adımları görüştü. Merz ayrıca ABD Kongresi'nin Rusya'ya yönelik Graham Yaptırım Yasası'nı kabul etmesini memnuniyetle karşıladı.
Hürmüz ve Kızıldeniz gündemde
Görüşmenin bir diğer başlığı Hürmüz Boğazı ile Kızıldeniz oldu. İki lider, her iki su yolunun da kısa sürede yeniden açılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.
Merz ve Trump ayrıca 11 Eylül 2001'de ABD'de düzenlenen ve geçen hafta 25'inci yıl dönümü anılan saldırıları hatırladı. Merz, Almanlar ile Amerikalılar arasındaki özel bağın önemini vurguladı.
Görüşme geçen hafta ertelenmişti
Telefon görüşmesinin aslında geçen hafta 11 Eylül saldırılarının yıl dönümü nedeniyle yapılması planlanmıştı. Ancak Alman tarafı görüşmeyi ertelemiş, Hükümet Sözcüsü Kornelius kararın gerekçesini açıklamamıştı. Kornelius, ertelemenin Trump'ın AfD hakkındaki açıklamalarıyla bağlantılı olup olmadığı sorusuna da doğrudan yanıt vermemişti.
Ertelemeden kısa süre önce Trump, Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde AfD'nin elde ettiği başarıyı sosyal medya üzerinden övmüştü. Trump, Almanya'daki "popülist parti" için "gerçekten büyük bir gece" ifadesini kullanmış, göç politikalarına da değinerek partinin yükselişte olduğunu savunmuştu.
Berlin'den Trump'a tepki gelmişti
Trump'ın Almanya'daki seçim sonuçları ve göç politikası hakkındaki sözleri Federal Hükümet içinde tepkiye yol açmıştı. Federal Hükümetin Transatlantik İlişkilerden Sorumlu Koordinatörü Metin Hakverdi, Almanya'nın göç politikasına ve seçimlerine kendisinin karar vereceğini vurgulamıştı.
Hakverdi, "Biz Almanlar göçle nasıl başa çıkacağımıza ve kimi seçeceğimize kendimiz karar veririz. Bu konuda Beyaz Saray'ın tavsiyelerine ihtiyacımız yok." demişti.