Merz: "Az doktor değil, fazla hasta var"

Merz: "Az doktor değil, fazla hasta var"
Friedrich Merz, ARD’de vatandaşların sorularını yanıtladı. Göç, sağlık ve ekonomi konularında samimi açıklamalar yaptı; Eleştirileri kabul ederken hükümetin ilerleme kaydettiğini savundu.

Friedrich Merz’in gündeminde krizlerden başka bir şey yok. CDU lideri ve Başbakan Merz, hem SPD içindeki kaos, hem birbirine muhalif tavırlar sergileyen Birlik partileri grubu, hem de zayıflayan ekonomi, ABD ve Rusya ile ilişkiler ve dünya genelindeki çatışmalarla boğuşuyor. Ancak kendi performansı da halkı etkilemiyor. Yapılan son ankete göre Almanya’daki siyah-kırmızı koalisyondan memnun olanların oranı yüzde 21, Merz’den memnun olanların oranı ise sadece yüzde 23.

Merz vatandaşların karşısında

Merz, tüm bu tablo ortasındayken ARD’de yayınlanan “Arena” programında yalnızca seyirci sorularını yanıtladı. Programı “Hart aber fair” sunucusu Louis Klammroth ve ekranların deneyimli ismi Jessy Wellmer yönetti.

Program bilgi açısından derin olmasa da izlenmesi keyifliydi. Merz’in samimi ve konuşkan tavrı dikkat çekti. Soruları dikkatle dinleyip yanıtladı, eleştirileri kabul etti, gerektiğinde karşılık verdi. Konulara hakimdi.

“Bir tamirci olsam, acil sağlık görevlisi olurdum”

İlk sorulardan biri, şöyleydi: “İki yıl önce Olaf Scholz’u ‘iktidarın tesisatçısı’ olarak nitelendirmiştiniz. Peki siz kendinizi hangi zanaatkâra benzetirsiniz?” Merz’in cevabı kısa oldu: “Bir duvarcıya, bir bahçıvana.” Ardından ekledi: “Belki de bir acil sağlık görevlisine.” Gerekçesini ise şöyle açıkladı: “Çünkü ülkenin bazı bölümlerini baştan inşa etmemiz gerekiyor.”

Soru-cevap bölümü boyunca zorunlu askerlik, Rusya, göç, inanç, emeklilik, sağlık sistemi, kırsal bölgeler, bürokrasi ve yapı izinleri gibi farklı konular ele alındı. Merz, özellikle göç ve sınır dışı etme gibi popüler konularda basit çözümlere yönelmedi; konuları tartarak açıklamayı tercih etti.

Kendine pay çıkarmayı da ihmal etmedi: “Benim İçişleri Bakanım, Brüksel’de AB’nin iltica politikası konusunda bir ilerleme sağladı. Benim Dışişleri Bakanım da Pekin’de nadir elementler üzerine müzakere yürütüyor. Adım adım ilerliyoruz.”

“Ne hissettiğinizi tersine çevirmek istiyorum”

Göçmen kökenli genç bir kadın, şehirlerin görünümüyle ilgili tartışmaya değinip endişelerini dile getirdiğinde Merz şöyle yanıtladı: “Sizin hissettiklerinizin tam tersini oluşturmak istiyorum.” Ardından, “Sözlerimi nasıl kastettiğimi biraz daha erken açıklamalıydım” dedi ve ekledi: “Bugün olsa farklı söylerdim.” Ancak konunun özüne dair bir geri adım atmadığını da vurguladı.

Bu kez Merz’in soğuk ve kibirli olduğu yönündeki izlenim kaybolmuştu. Daha sıcak, halkla iç içe, gülümseyen bir görüntü sergiledi. En azından bu akşam için “kriz başbakanı” imajını geride bıraktı.

Sağlık sisteminde çözüm: Az doktor değil, fazla hasta

Bir doktorun, şaşılık tedavisi için randevunun “2026 sonuna” verildiğini ancak özel ödeme yapıldığında bir hafta içinde alınabildiğini anlatması üzerine Merz açık konuştu: “Herkesi kamu sigortasına almak sorunu çözmez. Sorun, doktor ziyaretlerinin çok fazla olması.” Ardından ekledi: “Yılda bir milyar doktor ziyareti yapılıyor. Dünyanın en pahalı ikinci sağlık sistemine sahibiz ama en iyisine değil.”

“Artık o düğme yok”

Felaket yönetimiyle ilgili bir soruda Merz, Almanya’nın birçok ülkeden “çok daha iyi durumda” olduğunu söyledi. Ancak hemen ardından şu notu düştü: “Ağaçlar gökyüzüne kadar büyümeyecek.”

Gecenin sonunda Merz’in cümlesi, genel tabloyu özetledi: “Basılacak tek bir düğme yok.” Bu ifade, hem ülke sorunlarını soran vatandaşlar hem de onlara yanıt veren başbakan için geçerliydi.