Mercedes taksi pazarındaki hakimiyetini kaybetti

Mercedes taksi pazarındaki hakimiyetini kaybetti
Mercedes'in taksi sektöründeki hakimiyeti sona eriyor mu? 2024'te yeni taksi kayıtları %71 oranında düşerken, marka strateji değişikliği nedeniyle pazardaki payını hızla kaybediyor.

Almanya’da taksiye binenler için Mercedes, uzun yıllardır standart bir tercihti. Ancak 2024 yılının başından bu yana, Mercedes'in taksi olarak kullanılan araçlarının yeni kayıtlarında büyük bir düşüş yaşanıyor. Dataforce araştırma şirketinin verilerine göre, en popüler modellerde satışlar geçen yıla göre %95’e kadar azalmış durumda. Mercedes’in taksi sektöründeki hâkimiyeti artık ciddi bir şekilde sorgulanıyor.

Mercedes’in yeni taksi kayıtları sert düştü

Ocak-Ağustos 2024 döneminde Almanya’da sadece 127 adet Mercedes E-Serisi ve bir adet B-Serisi taksi olarak kaydedildi. Tüm modellerde toplamda 497 Mercedes taksi kaydı yapıldı, bu da bir önceki yılın aynı dönemine göre 1233 araçlık bir düşüş anlamına geliyor. Yani kayıtlar %71 oranında azaldı. Mercedes’in bu sektörde iyi satış yapmaya devam eden tek modeli ise geniş alan sunan Vito minibüsü oldu.

Mercedes yıllardır pazar payı kaybediyor

Mercedes’in taksi pazarındaki kaybı yeni değil. 2019 yılında pazarın %52'sine sahip olan Stuttgart merkezli otomotiv devi, 2023'te bu oranı %23’e düşürdü ve şu anda sadece %13’lük bir pazar payı ile yetiniyor. Bu kaybın ardındaki en büyük neden ise Mercedes’in lüks marka stratejisine geçiş yapması. Şirketin bir yöneticisi, "Taksiler artık lüks marka iddiamıza uymuyor" diyerek bu strateji değişikliğini doğruladı. Ayrıca, taksi araçlarının düşük kâr marjı da bu kararın alınmasında etkili oldu.

Mercedes, taksi modellerini artık sunmuyor

Mercedes, taksi işinin sürdürülebilir olmadığını belirterek, taksi modellerini fabrikadan hazır şekilde sunmayı bıraktı. Şirket CEO’su Ola Källenius, geçtiğimiz yıl taksiler için özel modelleri ve indirimli finansman seçeneklerini kaldırmıştı. Alman Taksi ve Kiralık Araçlar Birliği, Källenius’a yazdığı bir mektupta bu kararı "felaket" olarak nitelendirdi.