Mainz Üniversitesi'nde 'Anadolu' rüzgarı

Mainz Üniversitesi'nde 'Anadolu' rüzgarı
Mainz Üniversitesi Türkoloji Bölümü, Eski Doğu Bilimleri Bölümü ile birlikte "Anadolu´ çok kültürlü topraklara edebi bir yolculuk“ adlı bir etkinlik düzenledi.

MAINZ - Mainz Üniversitesi Türkoloji Bölümü yüz yirmi ögrencisiyle eğitim veren, Türkiye ve diğer Türki cumhuriyetlerle geliştirdigi ilişkilerle ögrencilerine Türk dillerinin  kapılarını açan, önemli türkologların yürüttüğü çalışmalar ile  Türkiye´deki Türkoloji bölümlerine de örnek teşkil eden bir bölüm olarak tanınmakta. Düzenledikleri etkinlikle Rheinland-Pfalz bölgesinde  daha fazla öğrenciye ulaşmak istediklerini söyleyen Türkoloji Bölüm Başkanı László Károly, önümüzdeki dönemden itibaren öğrencilerin  Mainz´de Türk dilleri yanında Türk Edebiyatı okuma sanşı oldugunu belirtti. Mainz´de bulunan türkoloji bölümü bu bölgede ögrencilerin türk dilleri ve edebiyatıyla ilgili çalışma yapabilecekleri tek bölüm olduğunu vurguladı. 

Araştırma görevlisi Özlem Deniz Coşkun Türkoloji bölümünün Türkiye ile geliştirilebilecek diplomatik iliskilerde, tercümanlık ve eğitim alanlarında çalışacaklar için önemli bir bölüm olduğu ve Almanya´da kültür ve egitim alanında çalışanların önemli bir iş birligi içinde olması gerektigini belirtti.

Bölümün ünlü türkolog Hendrik Boeschoten´un emekliligi ardindan da tüm enerjisiyle bilimsel çalışmalara devam edeceği bilgisini de veren Prof. Dr. Károly türkoloji bölümünün tanıtımı için bugünkü gibi halkla bulusacakları etkinliklere devam edeceklerini belirtti.

Açılış konuşması  ile etkinliği açan Türkoloji Bölüm Baskanı Prof. Dr. László Károly  ve Prof. Dr. Doris Prechel yaptığı konuşma ile başlanıldı ve etkinlik Anadolu´nun tarihsel zenginliğinin ve arkeolojik calışmalar açısından dünya tarihindeki yerinin anlatıldığı sunumlarla devam etti. 

Sunumlar sırasında kültürler beşiği olan Anadolu´nun, kökeni  M.Ö. 11 yy`a dayanan Göbekli Tepe´nin, Çatalhöyük, Alacahöyük, Hitit döneminden kalan Yazılıkaya´nın, Nemrud Dağı´nda yürütülen arkeolojik calışmaların  insanlik tarihi ile ilgili ortaya koydugu bilimsel gerçekler tartışıldı.

PD Dr. Julian Rentsch´in yaptığı sunumla Türk edebiyatındaki türkü ve şarkı geleneği, bu kültürel geleneğin hangi içeriklerle devam ettirildiği; Almanya´daki türk göçmenlerin üretimleri de göz önünde bulundurularak izleyicilerle paylaşıldı.Prof. Dr. László Károly eski osmanli tıp metinlerindeki reçeteleri ve tıp tarihi açısından osmanlı eserlerinin  farklı bir anlayışla yeniden incelenmesi gerektigini anlattığı sunumunda, bugünkü tıp anlayışının ve alternatif tıp arayışlarının kökenlerinin bu eserler incelenerek farkli bilimsel açılımlar edinilebilecegini de dile getirdi. Prof. Dr. Christiane Bulut´un yaptığı sunumda Anadolu´ya tarihi olarak miras kalan cok kültürlülüğün bugün kendini hangi dil ve din ceşitliligi ile ortaya koyduğu ve bu tarihi çok kültürlülü Anadolu mozaiğinin degerli bir edebi üretime yol actigini farkli tarihi dönemlereki edebi eseri incelediği sunumunda izleyicilerle paylaştı.

Gün boyu süren etkinlik kapsamında katılımcılar Mainz Üniversitesi Türkoloji bölümünü Ebru sanatçısı  Orhan Erdogan`dan  Ebru sanatının inceliklerini, Anadolu´daki en eski kültürlere tanıklık etmek isteyenler çivi yazısını ve Mainz´de türk müziği yapan Benyonca grubunu da Anadolu isimli bu etkinlikte de yakından tanıma firsatını edindiler.