İdris Baluken tahliye edildi

İdris Baluken tahliye edildi
4 Kasım'da tutuklanan HDP Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken Diyarbakır'daki ilk duruşmada tahliye edildi.

DİYARBAKIR - Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında açılan soruşturma kapsamında 4 Kasım'da tutuklanan HDP Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı Diyarbakır'daki ilk duruşmada tahliye edildi.

HDP Milletvekil İdris Baluken'in 'Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak', 'Terör örgütü üyeliği' ve 'Terör örgütü propagandası yapmak' iddiasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu ve 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Davanın ilk duruşmasına Kandıra F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Baluken, ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi SEGBİS ile katılırken, duruşmayı HDP Milletvekilleri izledi. HDP Milletvekili Ziya Pir de sabah kendi duruşmasında hakkında zorla getirme kararı veren 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmanın öğleden sonraki kısmına izleyici olarak katıldı. 

Duruşmanın başında söz alan Baluken'in avukatları, yasama dokunulmazlığının kaldırılması değişikliğinin Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek, yargılamanın durdurulup, dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesini istedi. Mahkeme ise sanığın dokunulmazlığının yargılama konusu suç yönünden kaldırıldığını gerekçe gösterip, talebin reddine karar verdi.

"3 aydır tecrit altında tutuluyorum"

Daha sonra savunması alınan İdris Baluken, 6 milyon oy almış bir siyasi partinin milletvekili olarak halkın iradesini temsil ettiğini belirterek, "Bu mahkemede şahsımızda 80 milyon insanın iradesi yargılanıyor olacak. 3 aydır ağır tecrit koşullarında tutuluyorum. Bir milletvekilinin 3 ay boyunca bu tecrit koşullarında tutulması açık bir işkencedir. Bu tecritte sorumluluğu olanlar tarih önünde hesabını verecektir. Tutuklama ile yasama görevim engellenmiştir. Anayasa değişikliğinde oy hakkım engellendi. Bunların hepsi anayasal suçtur. TBMM Başkanlığı yaptığımız tüm başvurulara karşı tüm sorumluluğu yargı kurumlarına atmıştır. Meclis Genel Kurulu'nda adım okunduğunda oy kullanamamışsam, bu tarihe geçmiştir. Meclis benim tutuklanmama karar vermedi. Sadece dokunulmazlığımı kaldırdı"dedi.

"Mutabımız yargı değil, siyasi partililer"

Bütün bu sürecin siyasi operasyon olduğunu ve yargı mercilerinin siyasi baskı sonucunda bu kararı verdiğini iddia eden Baluken, "Bizim hukuk sistemimizde aynı anda, birçok ilde farklı dosyalarla böyle bir operasyonu formüle edecek bir mekanizma yok. Farklı illerde farklı dosyalarla yapılan operasyonların siyasi baskı ile ilgili durumu ortaya çıkarır. İfadeye gitmememiz gözaltına alınmamıza gerekçe olabilir. Ama tutuklanmamıza olamaz. Muhatabımız yargı değil siyasi partilerdir. İddianameler kabartılarak milletvekilleri çok büyük suç işlemiş gibi algı oluşturuluyor. Bu güvenlik güçleri ve savcıların çoğu FETÖ'den tutukludur" dedi.

2.5 yıl süren çözüm sürecini yürüten barış heyetinin üyesi olduğunu da kaydeden Baluken ifadesinde, "Dolmabahçe mutabakatını açıkladığımız fotoğrafta Başbakan yardımcısı ve bakanlar ver. Hakkımdaki suçlamalar 2011-2012 yıllarına ait, o fotoğraf ise 2015 yılında çekildi. Suçlamalarda en küçük gerçeklik payı olsa, bu kişilerin bu bilgiyi bilmemesi mümkün değil. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir Kürdüm. Milleti bölmem için önce kendi ailemi bölmem lazım. Çünkü benim eşim Türk'tür. Özerklik ve demokratik cumhuriyet bizim çözüm projemizdir. Biz Sayın Öcalan'ın selamını Başbakan ve bakanlara da götürdük. Diyarbakır halkına götürmemiz suç mu?" dedi.

Avukat savunmalarının ardından söz hakkı verilen Cumhuriyet Savcısı, Baluken'in tutukluluk halinin devamını istedi. Kısa bir aradan sonra kararını açıklayan mahkeme, sanığın savunmasının alınmış olması, toplanması gereken ve sanığın etki edebileceği delil bulunmaması, sanığın milletvekili olması ve Anayasa Mahkemesi'nin 4 Aralık 2013 tarihinde milletvekillerinin tutukluluk hallerinin incelenmesinde gözetilmesi gerektiğini ortaya koyduğu kriterleri gözönüne alarak Baluken'in tahliyesine karar verdi. Baluken'in yurtdışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrole tabi tutulmasına karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi.

İdris Baluken'in duruşmasını izleyen HDP milletvekilleri adına adliye önünde açıklama yapan Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, "Bugün hakkında tahliye kararı verilmiş olması, ne o tecridi ne o hukuksuzluğu, ne de bu keyfi uygulamaları ortadan kaldırmamıştır. Şu an eş genel başkanlarımızla birlikte 10 milletvekilimiz tecrit koşullarında tutulmaya devam ediyor" dedi.


İdris Baluken cezaevinden çıktı

Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nin tahliyesine karar verdiği HDP Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken, Kocaeli F Tipi Cezaevi'nden çıktı. İdris Baluken'i cezaevinin önünde HDP'li milletvekilleri ve partililer karşıladı. İdris Baluken seçilmiş siyasetçilerin bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini belirtti.

Bugün, Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Kocaeli F Tipi Cezaevi'nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi ile katılan İdris Baluken savunmasını yaptı. Mahkeme, İdris Baluken'in tahliyesine karar verdi. İdris Baluken'in tahliyesine karar verilmesinin ardından partililer Kocaeli F Tipi Cezaevi'nin önüne geldi. Partililer cezaevinin yakınında bulunan bir tesisin önünde bekledi. İdris Balukan saat 18.15 sıralarında cezaevinden çıktı. HDP'li milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan, Ağrı Belediye Başkanı DBP'li Sırrı Sakık, HDP Kocaeli eski Milletvekili Ali Haydar Konca ve partililer İdris Baluken'i karşıladı. Ali Haydar Konca, İdris Baluken'e çiçek verdi.

Baluken yaptığı açıklamada, "Bugün benim dışarı çıkmam değil, Selahattin Demirtaş'ın içeride olması haberdir. Bu arkamda gördüğünüz cezaevinde şu anda bir siyasi partinin eş başkanı, milletvekili, belediye başkanları ve seçilmiş siyasetçileri var. Bir genel merkez binasından daha fazla siyasetçimiz cezaevinde bulunuyorsa bu Türkiye demokrasisi açısından hangi noktada olduğumuzu gösteriyor. İçeride gazeteciler var, sanatçılar var, hasta tutsaklar var. Bu ayıp devam ettiği sürece biz bu şekilde ki tahliyelerle sevinecek bir ruh halini bile inanın yaşamakta zorlanıyoruz. Her şeyden önce bu partinin eş başkanlarının, vekillerinin, seçilmiş siyasetçilerinin de bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü içerisinde bulunduğumuz referandum sürecinin meşrutiyeti bile aksi takdirde tartışmalı bir duruma gelecektir. Bu husus çok nettir. Selehattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve vekillerimiz içeride olduğu sürece bu referandumun meşrutiyeti bile ileriki süreçte ciddi şekilde tartışılır. O nedenle umarım bir an önce bu ayıptan vazgeçilir" dedi.

Baluken konuşmasının ardından partililerle birlikte cezaevinin önünden ayrıldı.