Gökçek ailesiyle ilgili iddialarda Şamil Tayyar Alman gizli servisini işaret etti
Eski AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Melih Gökçek’in oğlu ve gelini üzerinden yurt dışına kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialarla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tartışmanın Almanya bağlantısına odaklanan Tayyar, iddiaların Köln’de Alihan Kuriş’e yönelik operasyonun ardından ortaya çıkmasının tesadüf olmayabileceğini savundu.
Tayyar, sosyal medya hesabındaki değerlendirmesinde bir yandan iddiaların yargı tarafından araştırılması gerektiğini belirtirken, diğer yandan sürecin arkasında Alman gizli servisinin bulunabileceği ihtimalini gündeme taşıdı.
Almanya bağlantısına dikkat çekti
Gökçek ailesi hakkındaki kayıt dışı para transferi iddiasının Almanya’dan başladığını belirten Tayyar, Köln’de faaliyet gösterdiği ifade edilen Alihan Kuriş’e yönelik operasyon ile sonrasında yaşanan gelişmeler arasında bağlantı olabileceği görüşünü dile getirdi.
Kuriş’in Köln’de 70 milyon Euro’luk büyük bir karargah kurduğunu belirten Tayyar, operasyonun hemen ardından Gökçek ailesiyle ilgili iddiaların gündeme gelmesini dikkat çekici buldu.
Tayyar bu değerlendirmesini şu sözlerle aktardı: “Malum, iddiaya konu kayıtdışı transfer iddiası, Almanya’dan başlıyor. Köln’de 70 milyon Euro’luk devasa karargah kuran Alihan Kuriş’e yönelik operasyondan sonra bu iddianın gündeme getirilmesi tesadüf olamaz diye düşünüyorum.”
Alman istihbaratı iddiasını ortaya attı
Tayyar, Almanya bağlantısıyla ilgili değerlendirmesini bir adım daha ileri taşıyarak Alman gizli servisinin yaşanan süreçte rol üstlenmiş olabileceğini öne sürdü. Bunun kesin bir bilgi değil, ihtimal olduğunu vurgulayan Tayyar, Kuriş’e yönelik operasyona karşı Gökçek’in yargının önüne çıkarılmasının planlanmış olabileceğini savundu.
Tayyar, söz konusu ihtimali şu ifadelerle dile getirdi: “Alman gizli servisinin süreçte rolü söz konusu olabilir, yabana atılmasın. Kuriş’e karşı Gökçek’i yargının önüne atmayı planlamış olabilirler.”
Ancak Tayyar’a göre iddiaların hangi gerekçeyle ortaya çıktığına ilişkin tartışmalar, yargı sürecinin önüne geçmemeli. Konunun adli makamlar tarafından incelenmesini isteyen Tayyar, “Sebebi ne olursa olsun iddianın yargı eliyle araştırılması, önemlidir.” ifadelerini kullandı.
Mansur Yavaş üzerinden iki ayrı senaryo
Tayyar’ın üzerinde durduğu bir diğer konu ise muhalif sosyal medya hesaplarında Mansur Yavaş ve Melih Gökçek üzerinden dile getirilen iddialar oldu.
Bu hesaplarda birbirinin tam tersi iki ayrı senaryonun öne sürüldüğünü belirten Tayyar, bunları şöyle sıraladı: “1/Mansur Yavaş’a yapılacak operasyon öncesi Melih Gökçek’i alacaklar. 2/Mansur Yavaş iktidarla anlaştı, geçiş için Melih Gökçek’e operasyonu şart koştu.”
Tayyar’a göre birbirine zıt bu iki iddianın aynı dönemde gündeme taşınmasının amacı, adli sürecin üzerine siyasi bir tartışma yerleştirmek ve kamuoyunda kafa karışıklığı oluşturmak.
Gökçek’in yaklaşımını olumlu buldu
Melih Gökçek’in soruşturmanın ardından yaptığı açıklamaya da değinen Tayyar, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın sergilediği tavrı takdir etti.
Gökçek’in yaşananları siyasi bir mesele olarak nitelendirmediğine, kimseye sitem etmediğine ve kendisini yargıya emanet ettiğini açıkladığına dikkat çeken Tayyar şu ifadeleri kullandı: “Nitekim Gökçek de kendini yargıya emanet ettiğini açıkladı. ‘Siyasi’ demedi. Kimseye ‘sitem’ etmedi. ‘Türkiye ayağa kalkar’ narası atmadı. Olgun davrandı, helal olsun.”
Tayyar, bundan sonraki aşamada sürecin nasıl ilerleyeceğinin görülmesi gerektiğine işaret ederek paylaşımını “İzleyelim, bakalım süreç bizi nereye taşıyacak?” sözleriyle noktaladı.