Dikili'deki doğa katliamına karşı Almanya'daki Türk vatandaşları sesini çıkarıyor
İzmir'in Dikili ilçesi, son dönemde halkın mücadelesiyle gündemde.
Almanya'da yaşayan gurbetçilerin de yoğun olarak tatile gittiği bir bölge olan Dikili'de, yaşam alanlarındaki sorunlara karşı birçok eylem gerçekleştiriliyor. Dikili'deki çevre sorunlarına karşı Almanya'da da ayrıca mücadele sürerken, burada da doğasever vatandaşlar, imza kampanyaları düzenliyor ve Dikili'deki problemlere karşı kamuoyu oluşturmaya çalışıyor.
Halk Meclisi kurdular
Dikili'deki sorunlara karşı, "Dikili Halk Meclisi" kuran ve 1.5 yıldır bölgede mücadele sürdüren vatandaşlar, arıtma sistemi olmayan ilçede bir Atıksu Arıtma Tesisi kurulması başta olmak üzere, Kıyı Kanunu gereği halka ait olması gereken sahillerin kanuna aykırı biçimde kapatılması ve plaj işgalleri, Belediye'nin son aylarda önemli büyüklükte tarım arazilerini satışa çıkarması ve RES projesine karşı mücadeleler yürütüyor.
Dikili Halk Meclisi ve Cumhuriyet Mahallesi Muhtarlığı olarak yapılan yeni açıklamada ise "Doğanın, kıyıların ve denizlerine yok edilmesine asla izin vermeyeceğiz" diye belirtildi
İşte yapılan o açıklama:
"Dikili ilçesi İzmir'in en kuzeyinde merkeze 120 km uzaktadır. Sahip olduğu sahil şeridi ile insanların herhangi bir ücret ödemeden denize rahatça ulaşabildiği ender yerlerden biridir.
Bilindiği üzere, Dikili 1. Derece deprem bölgesinde bulunmaktadır. Genel olarak bakıldığında özellikle Atatürk caddesinin kuzeyince kalan bölge daha riskli olduğu için kat sınırlamasına tabidir.
2024 yılında İsmetpaşa mahallesi 2095 ada 1 parsel ve 771 ada 1-2 parselde sosyal medyada 5 katlı residence inşaatına başlanacağı ve farklı büyüklükte dairelerin satışı duyurulmuştur. İlgili yerlerin Turizm alanında bulunması nedeniyle proje sahiplerince belediyeye verilen dilekçe ile iletilmiş ve ilgili inşaatın durumunun net tespit edilebilmesi için ruhsat ve projeler talep edilmiştir. Ancak belediye sorularımıza kısaca turizm tesis alanı şeklinde cevap vermiş ve proje ve ruhsat taleplerimizi de karşılayamacayacaklarını bildirmiştir.
Çok net olarak kamuoyuna 'yasal boşluklar' açıklaması yapılarak yasaların ve hukukun işlevsiz kılındığını görüyoruz.
Biz Dikili'de yaşayanlar olarak böyle bir oldu-bittiye asla izin vermeyeceğiz, bölye bir beton garabetinin denizle buluşmasına engel olacağız, her mecrada gündemde tutup mücadelemize devam edeceğimizi siz Sayın basın mensuplarına bildiririz.
Ayrıca söz konusu bölgede Atarneus antik kentinin limano tespit edildiği için 1. Derece sit alanı ilan edilmiştir.
Sahillerimiz karavan, mobil ev benzeri ararçlarla yağmalanmaktadır.
Tarım arazilerinin niteliğini bozan uygulamalar ile caretta kaplumbağaları ve kum zambaklarının koruma ve yaşam alanları tahrip edilerek doğal denge bozulmaktadır.
2024 yılında çıkarılan yönetmeliğe uyulmamaktadır.
Deniz kıyısına ve kumluk araziye yerleşen mobil evler ve karavanların en önemli sorunu kanalizasyondur. Sızma nedeniyle mavi bayraklı planlarımız için en büyük tehlikeyi oluşturmaktadır.
Son zamandalarda Belediye veya Milli Emlak Genel Müdürlüklerinden vatandaşların denize girdiği yerler şahıslara/işletmelere kiralanmakta ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Anayasa'da yazdığı gibi 'Madde 43: Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahiş şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.' denmesine rağmen vatandaşın denize ulaşmasına engel olacak, Anayasa'ya aykırı olarak ücret talep eden işletmeler tarafından kıyılar vatandaşa kapatılmaktadır.
Hiçbir yönetmelik ve uygulama Anayasa ile çelişemez. Plajların derhal halka açılmasını talep ediyoruz.
Doğanın, kıyıların ve denizlerine yok edilmesine asla izin vermeyeceğiz."
ARTI49