Çinli üretici ocak ayında yalnızca bir elektrikli araba satabildi
Çin merkezli elektrikli otomobil üreticisi Nio, şubat ayının başında yaptığı açıklamada ocak ayında 27.182 araç teslim ettiğini duyurdu. Bu rakamın, geçen yılın aynı dönemine kıyasla neredeyse iki katına çıktığı bildirildi. Şirket verilerine göre bugüne kadar toplam 1.024.774 elektrikli otomobil müşterilere ulaştırıldı.
Şanghay’da 2014 yılında kurulan şirket, 2025’in dördüncü çeyreğinde ise kuruluşundan bu yana ilk kez faaliyet karı elde etti. Açıklanan geçici finansal verilere göre operasyonel kârın 85 ila 147 milyon Euro arasında olduğu tahmin ediliyor. Oysa bir önceki yılın aynı çeyreğinde yaklaşık 677 milyon Euro zarar açıklanmıştı.
Almanya’da satışlar dibe vurdu
Nio küresel ölçekte olumlu bir tablo çizerken Almanya’daki performansı bunun tam tersini gösteriyor. Federal Motorlu Taşıtlar Dairesi verilerine göre şirketin 2025 yılı genelindeki yeni araç tescilleri yaklaşık yüzde 18 gerileyerek 325’e düştü. Ocak 2026’da ise Almanya genelinde yalnızca bir adet bataryalı elektrikli araç tescil edildi.
Aynı dönemde pazardaki büyük markalar çok daha yüksek satış rakamlarına ulaştı. Ocak ayında Volkswagen 6.739, Skoda 4.970, Audi 3.662, BMW 3.229 ve Mercedes 2.833 adet tamamen elektrikli otomobil satışı gerçekleştirdi.
Elektrikli pazar büyürken Nio geride kaldı
Nio’nun Almanya’daki zayıf performansı, elektrikli otomobil pazarının genel olarak büyüdüğü bir döneme denk geliyor. Ocak ayında yeni tescil edilen araçların yüzde 22’sini BEV modeller oluşturdu. Yeni otomobil satışları yüzde 23,8 artarak 42.692’ye yükseldi. Devletin yürürlüğe koyduğu yeni elektrikli araç teşvikinin de pazara ek ivme kazandırması bekleniyor.
Üstelik diğer Çinli üreticiler yükselen talebi daha etkili şekilde değerlendiriyor. BYD ocak ayında 1.561 yeni BEV satışı yaparak yüzde 665’lik artış kaydetti. Polestar ve Xpeng ise BEV tescillerini ikiye katlayarak sırasıyla 532 ve 327 adede ulaştı. Ancak GWM markasında da tablo parlak değil; ocakta yalnızca bir elektrikli araç satılırken, tüm motor seçenekleri dahil toplam satış 44’te kaldı.
Nio’nun Almanya’daki ürün gamında ağırlıklı olarak stoktaki araçların bulunması da toparlanmayı zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor. Elektroauto-News portalına göre Çin’de makyajlanan ET5 gibi modeller Almanya’da yüksek stok seviyeleri nedeniyle yalnızca 2023 ve 2024 versiyonlarıyla sunuluyor. Şirket satışları canlandırmak için sıfır faizli finansman gibi kampanyalar devreye alsa da etkisi sınırlı kalmış görünüyor.
Markanın öne çıkan özelliklerinden biri olan batarya değişim istasyonları da yavaş ilerliyor. Eylül ayında ancak 21. Nio Power Swap Station hizmete açıldı. Bu istasyonlarda araç bataryası birkaç dakika içinde değiştirilebiliyor.
Avrupa merkezden mali destek
Finansal açıdan da Almanya operasyonunun zorlandığı belirtiliyor. Manager Magazin’in aktardığına göre şirket, 2023 yılında yaklaşık 9,4 milyon Euro brüt kara karşın yılı 58 milyon Euro’nun üzerinde zararla kapattı. Negatif öz sermayenin bir yıl içinde 22,3 milyon Euro’dan yaklaşık 80,4 milyon Euro’ya yükseldiği, yükümlülüklerin ise 210 milyon Euro’yu aştığı ifade ediliyor. 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin kesinleşmiş finansal veriler ise henüz açıklanmadı. Yüksek zarar kalemlerinde düşük satış hacminin yanı sıra şehir merkezlerindeki pahalı satış noktalarının da etkili olduğu belirtiliyor.
Buna rağmen Almanya’daki şirketin finansal geleceğinin şimdilik güvence altında olduğu bildiriliyor. Amsterdam merkezli Avrupa çatı şirketi Nio Nextev Europe Holding B.V., Ağustos 2023’te Alman iştirakinin üçüncü taraflara karşı yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için mali destek sağlama taahhüdünde bulundu. Bu kapsamda şirkete 2022’de 190,2 milyon Euro tutarında kredi verildiği, daha sonra ise 66 milyon Euro’luk alacaktan feragat edildiği aktarıldı.
Aralık 2025’te ana şirket tarafından 160 milyon Euro tutarında sermaye yedeği de sağlandı. Faaliyet raporunda bu adım sayesinde 2025 yılında “öz sermaye ile karşılanamayan açık” kaleminin kapatıldığı belirtildi. Şirket yöneticilerinin, mevcut tabloda toplam risk düzeyini düşük olarak değerlendirdiği ifade ediliyor.