Berlin yargısı 58 aşiret bağlantılı mülk için yeniden devrede

Berlin yargısı 58 aşiret bağlantılı mülk için yeniden devrede
Berlin’de 58 gayrimenkulün suç gelirleriyle alındığı iddiası mahkemeye taşındı. Savcılık müsadere talep ederken, taraflar taşınmazların yasal gelirlerle finanse edildiğini savunuyor.

Berlin Eyalet Mahkemesi, suç gelirleriyle finanse edildiği öne sürülen 58 taşınmazın müsadere edilmesine ilişkin davayı yeniden gündemine aldı. Savcılık, söz konusu gayrimenkullerin yasa dışı faaliyetlerden elde edilen paralarla satın alındığını ileri sürerken, davada adı geçen taraflar bu iddiaları reddediyor.

Yargılamada, Lübnan’da yaşayan 45 yaşındaki bir kadın, Berlin’de ikamet eden 42 yaşındaki bir kadın ve çeşitli şirketler taraf olarak yer alıyor. Savcılık tarafından yürütülen bağımsız müsadere sürecinde, taşınmazların suç kaynaklı gelirlerle edinildiği görüşü savunuluyor.

2018’de el konulan taşınmazlar arasında yer alıyor

Dava konusu 58 gayrimenkul, 2018 yılında düzenlenen geniş kapsamlı operasyon kapsamında geçici olarak güvence altına alınan toplam 77 taşınmazın bir bölümünü oluşturuyor. Söz konusu mülklerin Berlin’in Neukölln ve Mitte ilçeleri ile Teltow-Fläming bölgesinde bulunduğu belirtildi.

Berlin Eyalet Mahkemesi daha önce bu taşınmazların müsaderesine duruşma yapılmaksızın karar vermişti. Ancak karardan etkilenen tarafların itirazı üzerine Berlin Yüksek Eyalet Mahkemesi bu hükmü iptal ederek dosyanın yeniden değerlendirilmesine karar verdi.

Savunma yasal gelir iddiasında bulundu

Davanın ilk duruşmasına iki kadın da katılmadı. Lübnan’da yaşayan kadın adına konuşan avukat, taşınmazların finansmanında kullanılan paranın tamamen yasal kaynaklardan geldiğini savundu.

Savunmaya göre kadın, yıllar önce Beyrut’ta bulunan bir gayrimenkulünü 850 bin ABD dolarına sattı ve elde ettiği geliri yatırıma yönlendirdi. Ayrıca eşinin emlak ve aracılık faaliyetlerinden yüksek düzeyde gelir elde ettiği ifade edildi.

Soruşturma yıllardır sürüyor

Savcılık, söz konusu aşiret ile bağlantılı olduğu öne sürülen gayrimenkul alımlarını on yılı aşkın süredir inceliyor. İlk aşamada soruşturma, kara para aklama şüphesi kapsamında ve Berlin’deki büyük bir aile çevresinden kişilere yönelik olarak yürütüldü.

Ancak ceza soruşturması 2021 yılında kapatıldı. Yetkililer, kara para aklama suçlamalarıyla dava açılabilmesi için gerekli delillerin yeterli düzeye ulaşmadığını açıkladı.

Bağımsız müsadere süreci devam ediyor

Ceza dosyasının kapanmasına rağmen savcılık, taşınmazların müsaderesi için bağımsız bir hukuki süreç başlattı. Alman hukukunda bu yöntemle, belirli şartların sağlanması halinde suçtan elde edildiği kanıtlanan mal varlıklarına ceza davası olmaksızın da el konulabiliyor. Bunun için ilgili varlıkların en fazla 30 yıl önce işlenmiş bir suçtan kaynaklandığının ortaya konulması gerekiyor.

Mevcut dava kapsamında Mart 2027’ye kadar toplam 30 duruşma günü planlandığı bildirildi.

Öte yandan Almanya’da sıkça kullanılan “aşiret suçları” kavramı kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Eleştirmenler, bu ifadenin göçmen kökenli kişileri aile bağları ve kökenleri nedeniyle damgalayıcı ve ayrımcı bir yaklaşım taşıdığını savunuyor.