Artık sen ben yok, biz var: Augsburg'a “ZAM” geldi

Artık sen ben yok, biz var: Augsburg'a “ZAM” geldi

Göçmen derneklerinin profesyonel bir zemine oturması, yapılarının güçlendirilmesi, politik ajandalarının olabilmesi ve çeşitliliği görünür kılabilmesi için ZAM geliyor. Göçmen derneklerinden ortak bir enerji yaratılmaya çalışılıyor.

Federal Almanya'nın diğer bölgelerinde de ilgiyle izleneceği kesin bir gelişme Augsburg'da yaşanıyor. Bu kentteki göçmen sivil toplum kuruluşları tek çatı altında toplanıyor. Kısa adı ZAM olan çatı örgütü altında toplam 21 kuruluş, kentteki çeşitliliği görünür kılmaya hazırlanıyor.

Augsburg'da göç arka planı olan 100'den fazla dernek faaliyet gösteriyor. Göçmen örgütlerinin neden bir araya gelmesi gerektiğini ZAM sözcülerinden Düzgün Polat’a sorduk:

POLİTİK AJANDA VURGUSU

- Göçmen kuruluşlarının neden bir araya gelmesi gerekiyor?

DÜZGÜN POLAT - Tek ses olabilmek ve politik ajandayı belirleyebilmek için bir araya gelmek gerekiyor. Almanya’da 40 yılı aşkın süredir göçmen kuruluşları olmasına rağmen politik gidişatı belirleyemiyoruz. Bu yüzden de bir araya gelme ihtiyacı duyuyoruz. Türkiye’den insanlarımız 1960’lı yıllarda yapılan anlaşmalar kapsamında buraya geldiler ve buraya tabi oldular. Ancak günlük yaşamlarını belirleyen kararları alamadılar. Politik ajanda bu şehirde yaşıyorsa, bu ülkede yaşıyorsa, ülkedeki tüm yasalar bizi ilgilendiriyor. Almanya’da seçimlerde sürekli siyasete alet edilen,  seçim malzemesi olan göçmenler politikayı halen belirleyemiyorlar.

PROFESYONELLEŞME EKSİKLİĞİ

- Göçmen dernekleri sivil toplum kuruluşları olarak neden bunu başaramıyorlar? Ne eksik?

DÜZGÜN POLAT -  Bedenimiz burada kafamız Türkiye’de. Türkiye’de olanlar buradakilerden daha fazla ilgilendiriyor. Ne buraya ne de oraya adapte olabiliyoruz.  

- Sizce göçmen dernekleri gereken desteklerden yararlanıyorlar mı?

DÜZGÜN POLAT - “Sorunlarımızı dile getirmeye adayız” diyen göçmen kuruluşlarının önemli bir bölümünde profesyonelleşme ne yazık ki söz konusu değil. Elbette genelleştiremeyiz. Örneğin Almaya çapındaki NEMO gibi kuruluşlar ciddi çalışmalar yapıyor. 

unnamed-1.jpg

Augsburg Göçmen Kuruluşları Birliği (Zusammenschluss Augsburger Migrantenselbstorganisationen -  ZAM) kurucularından Düzgün Polat "Daha güçlü sivil toplum aktörleri olarak birlikte yaşam ve çeşitlilik uzmanları olarak algılanmak istiyoruz" diyor

İYİ BİR AĞA SAHİP DEĞİLLER

- Sizce hedeflerine ulaşmalarında en büyük engel nedir?

DÜZGÜN POLAT - Göçmen derneklerinin birçoğu sadece gönüllülük ilkesiyle çalışıyor ve neredeyse hiç finansal destek almıyor. Genellikle iyi bir ağa sahip olamadıklarından toplum tarafından da ve belediye kurumları tarafından da yeterince fark edilemiyebiliyorlar. Bunu değiştirmek istiyoruz. Daha güçlü sivil toplum aktörleri olarak birlikte yaşam ve çeşitlilik uzmanları olarak algılanmak istiyoruz.

NEMO’YA BAĞLANACAK

- ZAM neyi hedefliyor?

DÜZGÜN POLAT - O dönemde göçmen dernekleri proje üretmek ve ortak yaşam için koşullar yaratamadılar. Bu bir tespit, sitem değil. Augsburg’da yaşayan insanların yüzde 47,8’i göçmen kökenli. 147 ülkeden insan yaşıyor. Mart ayındaki yerel seçimlerde şehir yönetimi göç arka planı olmayan insanlardan oluşuyor. 50 yıldır insanlar bu şehirde yaşıyor. 50 yıldır adaylıklar ve talepler var. Buna rağmen talepler sadece kısmen hayata geçebiliyor. George Floyd eylemleri tekrar ırkçılığa karşı büyük bir ses getirdi. 

Biz de bu dalgayla birlikte artık bir araya gelmemiz gerektiği kararına vardık. ZAM, NEMO’ya bağlanacak. 700’ü aşkın göçmen örgütünün bağlı olduğu bir kuruluş NEMO. Gücümüzü birleştirdiğimizde üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir şey olamaz. ZAM partilerüstü bir kuruluş. Buna karşılık ırkçılık ve ayrımcılığa karşı aktif  çalışmalar yürüteceğiz elbette.  

ZAM’a üye göçmen dernekleri bağımsız faaliyet gösterecekler. Çatı örgütü altında ise eşit haklara sahip olacaklar. Cinsiyet eşitliği ilkesi çerçevesinde üye dernekler  en az biri kadın olmak üzere iki delege ile toplantılara katılabilecekler.

BENZER ÇATI ÖRGÜTLERİ ÇOK

- ZAM benzeri çatı göçmen örgütleri Almanya çapında yaygın mı?

DÜZGÜN POLAT – ZAM olarak gelecekte de Göçmen Kuruluşları Ağı NEMO'ya katılmayı hedefliyoruz. Ausgburg’da çeşitlilik ve göç konusuna  kendini adamış herkesle işbirliği yapmaya ise hazırız. Halihazırda Dortmund, Münih ve Stuttgart gibi 20 kentte mevcut olan benzer göçmen çatı örgütlerinin çalışma yöntemleri ve yapılarını örnek almak istiyoruz. 

İlk adımda şehrimizdeki mümkün olduğunca çok sayıda göçmen derneğine ulaşmaya çalışacağız. Temmuz sonunda tüzüğümüzü tamamlamayı amaçlıyoruz. Demokratik ve çeşitlilik ekseninde faaliyet gösteren tüm derneklere kapılarımız açık.  

Bir araya gelmenin ne kadar önemli olduğunu biliyorduk ama bir türlü ayarlayamamıştık. Şimdi zaman olgunlaştı. Şu anda 21 kuruluşla birlikte ZAM’ı kurduk. İnsanlar bizi buluyorlar. Artık bir araya gelmemiz gerektiğini söylüyorlar. Tabii kriterlerimiz var: Demokratik olması, cinsiyet eşitliği gibi... Avrupa, Afrika kökenli derneklerimiz var. Augsburg Belediyesi’nden çok olumlu dönüş oldu. Yabancılar Meclisi çok pozitif. Biz alternatif değiliz. Ortak yaşama adayız. 

IRKÇILIĞA KARŞI ORTAK YAŞAM 

- Irkçılık ve ayrımcılığa karşı mücadelede göçmen derneklerinin birlikte hareket etmesi nasıl bir önem taşıyor?

DÜZGÜN POLAT - Herkesin emeğinin altını çizmek istiyorum. Buradan teşekkür etmek isterim. Artık hem göçmen kökenliler hem de Almanya’da yaşayan söz sahibi olanlar şeklindeki “biz ve onlar” düşüncesini yıkmamız gerekiyor. Almanya’da yaşayan insanlarla hayatı örmek gibi derdimiz var. Yeşiller, Sol Parti ve SPD gibi partiler, sanat ve sosyal alanlardaki tüm insanlarla beraber geleceğe gitmemiz gerektiği kanısındayım. 

Dünyanın her tarafında ırkçı, tekçi, ötekileştiren zihniyet gelişiyor. Hanau, Solingen’de bunlarla karşılaştık. ABD’de, Romanya’da da. Biz, ülkemizde de kısmen görüyoruz. Tarihte yapılan yanlışları tekrarlayamayız, bunu görüyoruz . Göçmen kuruluşları bu noktada önemli rol oynuyor. Irkçı, tekçi, ötekileştiren faşist zihniyete karşı derdimiz ortak yaşamı örmek olmalı. Farklı perspektiflerle, farklı yaşam tarzları ile bir arada durabilmenin kültürünü geliştirmek zorundayız. 

IŞIN TOYMAZ – AUGSBURG

HABERE YORUM KAT