Almanya’ya tatilden dönenler dikkat: Bavuldaki bu ürünler pahalıya patlayabilir
Almanya’ya tatilden dönenlerin bavulundaki bazı hediyelik eşyalar, gümrükte ciddi masraflara ve hukuki sorunlara yol açabiliyor. Özellikle AB dışındaki ülkelerden getirilen ürünlerde değer sınırları, koruma altındaki hayvan ve bitki türleri ile ticari amaç şüphesi taşıyan ürünler konusunda dikkatli olunması gerekiyor.
Bunun çarpıcı örneklerinden biri 2021 yılında Berlin Havalimanı’nda yaşandı. Kenya’dan dönen bir ailenin bagajında, koruma altındaki büyük dev midyeye ait iki kabuk bulundu. Yaklaşık 30 kilogram ağırlığındaki kabuklara gümrük görevlileri el koydu. Aileye 10 bin Euro’ya kadar para cezası verilmesi gündeme geldi. Ancak dönemin açıklamasında gerçekten bu miktarda bir cezanın kesildiğine ilişkin bilgi bulunmuyor.
AB dışından dönüşte değer sınırına dikkat
AB üyesi olmayan bir ülkeden Almanya’ya giriş yapan yolcular için belirli gümrüksüz alışveriş sınırları uygulanıyor. Uçak veya gemiyle gelenler, toplam değeri 430 Euro’ya kadar olan diğer ürünleri vergisiz şekilde ülkeye sokabiliyor.
Otomobil veya tren gibi diğer ulaşım araçlarını kullananlarda ise temel sınır 300 Euro. 15 yaşından küçük yolcular için ulaşım aracından bağımsız olarak 175 Euro sınırı geçerli.
Bu ürünlerin kişinin kendi kullanımı, aynı hanede yaşayan yakınları veya hediye amacıyla getirilmesi gerekiyor. Ticari amaçla yapılan ithalat bu kolaylıktan yararlanamıyor.
Değer sınırları kişi başına uygulanıyor ancak tek bir ürün için yolcuların hakları istenildiği gibi birleştirilemiyor. Örneğin bölünmesi mümkün olmayan bir çantanın fiyatı 600 Euro ise birlikte seyahat eden iki yetişkin kendi muafiyetlerini birleştirerek ürünü vergiden kurtaramıyor. Böyle bir durumda vergiler yalnızca sınırı aşan bölüm üzerinden değil, ürünün toplam değeri üzerinden hesaplanıyor.
Değer sınırının aşılması tek başına otomatik olarak suç işlendiği anlamına gelmiyor. Ancak ürünün gümrüğe bildirilmesi gerekiyor. Ürünün türü ve değerine bağlı olarak gümrük vergisi, ithalat KDV’si ve gerektiğinde tüketim vergileri alınabiliyor. Ticari olmayan ve değeri 700 Euro’ya kadar çıkan hediyelik eşyalarda çoğu durumda yüzde 17,5 oranındaki götürü vergi uygulanabiliyor.
Sigara ve alkolde ayrı kurallar var
AB dışındaki bir ülkeden dönen 17 yaş ve üzerindeki kişiler, gümrük vergisi ödemeden 200 sigara, 50 puro veya 250 gram içmelik tütün getirebiliyor. Bu miktarların belirli oranlarda birleştirilmesi de mümkün.
Alkollü içeceklerde ise yüzde 22’den fazla alkol içeren içkilerden bir litre veya alkol oranı en fazla yüzde 22 olan içeceklerden iki litre getirilebiliyor. Bunlara ek olarak dört litre köpüksüz şarap ve 16 litre bira hakkı bulunuyor. Bu düzenlemede de yaş sınırı 17.
Yüksek ve düşük alkollü içecekler için belirlenen alternatif hakların tamamı aynı anda kullanılamıyor. Örneğin yüzde 22’den fazla alkol içeren yarım litre içki getiren bir yolcu, daha düşük alkollü içecekler için tanınan iki litrelik hakkın yalnızca kalan yarısından yararlanabiliyor.
AB içindeki seyahatlerde ise AB dışından gelen yolcular için belirlenen bu düşük miktarlar uygulanmıyor. Kişisel tüketim amacıyla alınan ürünler daha serbest taşınabiliyor. Ancak miktarın olağan dışı derecede yüksek olması durumunda gümrük, ürünlerin gerçekten kişisel kullanım için mi getirildiğini yoksa ticari olarak yeniden satılmasının mı planlandığını inceleyebiliyor.
Sahte ürünlerde miktar ve amaç belirleyici
Taklit markalı ürünlerde de her ürünün otomatik olarak gümrükte alınacağı yönündeki düşünce gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Kişisel seyahat bagajındaki tek bir taklit çanta veya sahte tişört, marka hakkı ihlali gerekçesiyle otomatik olarak el konulan ürün haline gelmiyor.
Kişisel bagajda bulunan ve ticari özellik taşımayan ürünler, fikri mülkiyet haklarının korunması amacıyla uygulanan olağan sınırda el koyma prosedürünün dışında kalıyor. Buna rağmen genel değer sınırları ve diğer ithalat hükümleri geçerliliğini koruyor.
Miktar ve koşullar ürünlerin yeniden satılacağını düşündürüyorsa durum değişiyor. Çok sayıda sahte saat, çanta veya takı getiren yolcular, ürünlerin güvence altına alınması veya bunlara el konulması riskiyle karşılaşabiliyor. Gümrük ayrıca hak sahiplerini bilgilendirebiliyor ve ilgili şirketler daha sonra hukuk yoluna başvurabiliyor.
Belgelenmiş bir olayda, yolcunun ürünleri bit pazarlarında satacağını söylemesinin ardından 250’den fazla sahte olduğu düşünülen takıya el konuldu.
Hukuki durumdan bağımsız olarak sahte ürünlerin çoğu zaman kalite ve güvenlik denetimlerinden geçmeden üretildiği de göz önünde bulundurulmalı. Özellikle kozmetik ürünleri, elektronik cihazlar, ilaçlar ve çocuk oyuncaklarında bu durum doğrudan sağlık veya güvenlik riski yaratabiliyor.
Gümrük düzenlemeleri tatilden getirilen bütün hediyelik eşyalara yönelik genel bir yasak anlamına gelmiyor. Kurallar; kişisel alışverişler, ticari ithalat, vergiye tabi ürünler ile doğanın, sağlığın veya marka haklarının korunması nedeniyle ticareti sınırlandırılmış ürünler arasında ayrım yapıyor.
Sahte ürünler açısından da bavulda bir taklit çanta bulunmasının mutlaka çantaya el konulacağı anlamına geldiği söylenemez. Kişisel bagajdaki tekil ürünler için istisnalar bulunurken, yüksek miktarda ürün getiren veya bunları yeniden satmayı planlayan kişiler hızla ticari ithalat kapsamına girebiliyor. Bu durumda el koyma, vergi ve hukuki işlem riski ortaya çıkıyor.
Tatilden getirilen ürünlerin doğrudan Almanya federal bütçesini finanse ettiği yönündeki değerlendirme de tabloyu tam olarak yansıtmıyor. Alman gümrüğü 2025 yılında yaklaşık 157 milyar Euro gelir elde etti. Ancak gümrük vergileri, tahsilat giderleri için ayrılan pay düşüldükten sonra Avrupa Birliği bütçesine aktarılıyor. İthalat KDV’sinden elde edilen gelir federal hükümet ile eyaletlere ait olurken, tüketim vergilerinin büyük bölümü federal bütçeye gidiyor.
Yolcular açısından temel uygulama ise basit: Alışveriş fişlerini saklamak, koruma altındaki türlerle ilgili kuralları önceden kontrol etmek ve tereddüt halinde gümrükte kırmızı çıkışı kullanmak. Bildirilmesi gereken ürünleri açıkça beyan eden yolcular birçok durumda yalnızca öngörülen ithalat vergilerini ödüyor. Asıl yüksek maliyet riski, ürünlerin gizlenmesi, yasakların ihlal edilmesi veya hediyelik eşyaların yeniden satış amacıyla ülkeye getirilmesi halinde ortaya çıkıyor.