Almanya’nın E-otomobil teşvikinde milyarlar Tesla ve Çinli üreticilere gidiyor

Almanya’nın E-otomobil teşvikinde milyarlar Tesla ve Çinli üreticilere gidiyor
Almanya’daki E-otomobil teşviklerinin büyük bölümünün Tesla ve yabancı üreticilere gitmesi tartışma yarattı. Çinli markaların teşviklerdeki payı da yüzde 10’u aşıyor.

Almanya’da elektrikli otomobillere yönelik talebin hızla artması ilk bakışta olumlu bir gelişme olarak görülüyor. Ancak yeni tescillerin dağılımına bakıldığında ortaya farklı bir tablo çıkıyor. Yeni kaydedilen elektrikli araçların neredeyse yarısı yabancı üreticilere aitken, Çinli markaların payı yaklaşık yüzde 10 seviyesinde bulunuyor.

Serbest piyasa açısından tüketicilerin tercihleri doğal karşılanabilir. Ancak rekabet koşulları değerlendirilirken Çin’in otomotiv sektörünü uzun yıllardır sübvansiyonlar ve ticaret politikalarıyla desteklemesinin de hesaba katılması gerekiyor.

Alman federal hükümetinin 2026 yılında elektrikli otomobil piyasasına yönelik müdahalesi ise tartışmayı daha da büyütüyor. Mevcut E-otomobil teşvikinden en fazla yararlanan üreticinin ABD merkezli Tesla olduğu, Çinli üreticilerin de teşviklerden yüzde 10’un üzerinde pay aldığı belirtiliyor.

Alman üreticilere destek tartışması

Alman vergi gelirlerinden sağlanan milyarlarca Euro ile oluşturulan teşviklerin temel amaçlarından biri, Almanya’daki otomobil üreticilerinin dönüşüm sürecini desteklemekse mevcut sistemin bu hedefle örtüşmediği savunuluyor.

Buradaki tartışma yalnızca yerli üreticileri koruma yaklaşımına dayanmıyor. Alman ekonomisi açısından büyük öneme sahip otomotiv sektörüne bağlı milyonlarca işin istikrara kavuşturulması da temel gerekçeler arasında gösteriliyor.

Bu nedenle elektrikli otomobil teşvik sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Teşviklerin üretim tesislerinin bulunduğu yerlere, araştırma ve geliştirme merkezlerine, batarya bileşenlerindeki Avrupa payına veya kısa tedarik yollarına bağlanması seçenekler arasında bulunuyor.

CSU’nun Berlin’de de benzer bir yaklaşımı savunduğu belirtiliyor. ABD’de de benzer koşulların Joe Biden döneminde geliştirildiğine dikkat çekiliyor.

İhracat ülkesi Almanya için yeni yaklaşım

İhracata dayalı Alman ekonomisinin dışa kapalı ve izolasyoncu bir ekonomi politikasına yönelmemesi gerektiği, ancak ülkenin ekonomik çıkarlarının mevcut politikalarda daha güçlü biçimde gözetilmesi gerektiği savunuluyor.

Bu yaklaşımın yalnızca otomotiv sektörüyle sınırlı olmadığı, özellikle Çin ile ilişkilerde başka alanlarda da geçerli olması gerektiği belirtiliyor.