Almanya sınırlarında sığınmacıların yarısından fazlası geri çevrildi
Almanya’da kara sınırlarında uygulanan geri çevirme politikası yılın ilk yarısındaki istatistiklere yansıdı. Federal Polis tarafından kayda alınan ve sığınma talebinde bulunan kişilerin yarısından fazlasının ülkeye girişine izin verilmedi. Sol Parti ise uygulamaya tepki gösterdi.
Federal hükümetin Sol Parti Meclis Grubu’nun soru önergesine verdiği yanıta göre, yılın ilk altı ayında Almanya’nın kara sınırlarında izinsiz giriş sırasında yaklaşık 20 bin kişi tespit edildi. Bu kişilerin yalnızca yaklaşık yüzde 5’i sığınma talebinde bulundu.
Federal Polis, kara sınırlarında toplam 1.024 sığınmacıyı kayda aldı. Bunlardan 514’ü sınırdan geri çevrildi. Aynı dönemde havalimanlarında da yaklaşık 4.500 izinsiz giriş kayıtlara geçti.
Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Mayıs 2025’te göreve başlamasının ardından Schengen bölgesinde normal şartlarda öngörülmeyen geçici sınır kontrollerinin yoğunlaştırılması talimatını vermişti. Bunun yanı sıra özellikle korunmaya muhtaç kişiler dışında sığınma talebinde bulunanların da geri çevrilmesi kararlaştırılmıştı. Hamileler, reşit olmayanlar ve hastalar bu istisna kapsamında değerlendiriliyor.
Yalnızca bir geri çevirme gerçekleştirilemedi
Federal hükümetin verdiği bilgilere göre yılın ilk yarısında yalnızca bir geri çevirme işlemi başarısız oldu. Bunun nedeni, “Kişilerin Fransa tarafından kabul edilmesinin reddedilmesi” olarak açıklandı.
Yılın ilk altı ayında en fazla izinsiz girişin tespit edildiği kara sınırı Fransa ile olan sınır oldu. İzinsiz giriş yapanlar arasında geri çevrilenlerin oranının en yüksek olduğu sınır ise Polonya sınırı olarak kayıtlara geçti.
Geri çevirme politikasının sığınmacıların çoğunu Almanya’ya giriş yapmaktan kalıcı olarak caydırıp caydırmadığı belirsizliğini koruyor. Federal hükümete göre bu konuda herhangi bir veri toplanmıyor.
Almanya’da yapılan sığınma başvurularının sayısı birkaç yıldır geriliyor. Bu yılın ilk yarısında 39.646 ilk sığınma başvurusu kaydedildi. Bu sayı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 35’lik düşüş anlamına geliyor.
Her dört kişiden birinde Eurodac kaydı çıktı
Federal hükümetin açıklamasına göre Federal Polis tarafından yılın ilk yarısında tespit edilen sığınmacıların yaklaşık dörtte birinde Eurodac eşleşmesi bulundu.
Eurodac eşleşmesi, bir kişinin parmak izlerinin Avrupa’daki Eurodac parmak izi veri tabanında daha önce saklanan bir kayıtla uyuşması anlamına geliyor. Bu durum, kişinin daha önce başka bir Avrupa ülkesinde sığınma başvurusunda bulunduğunu veya izinsiz giriş sırasında o ülkede kayıt altına alındığını gösterebiliyor.
Federal Polis istatistiklerinde Eurodac eşleşmesi yalnızca kişinin sığınma talebinde bulunması durumunda kaydediliyor. Küçük çocuklardan ise parmak izi alınmıyor.
Eurodac sistemine Avrupa Birliği ülkelerinin yanı sıra İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre de katılıyor. Sistem, ikincil göç olarak adlandırılan hareketlerin tespit edilmesine, kişilerin daha önce hangi makamlarla temas kurduğunun belirlenmesine ve başka bir AB ülkesine sınır dışı ya da geri gönderme işlemlerinin kolaylaştırılmasına yardımcı olmayı amaçlıyor.