AB liderler zirvesi başladı

AB liderler zirvesi başladı
BRÜKSEL - Sığınmacı krizinin ana gündem maddesi olduğu Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi başladı. Soruna kalıcı çözüm bulmak için Türkiye'ye...

BRÜKSEL - Sığınmacı krizinin ana gündem maddesi olduğu Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi başladı. Soruna kalıcı çözüm bulmak için Türkiye'ye ihtiyaç duyan Birlik liderleri, Ankara'yı ikna edebilmek için "imtiyazlar" ve Suriye'de güvenli bölge oluşturulmasını da görüşecek. Belçika'nın başkenti Brüksel'de AB Konseyi binasındaki zirve TSİ 17.30'da başladı. İngiltere Başbakanı David Cameron, Konsey binasına girişte gazetecilere yaptığı açıklamada, ülkesinin Suriyeli mülteci kamplarına en çok yardımı yapan Avrupa ülkesi olarak, bu konuda önemli bir rol üstlendiğini kaydetti. İngiliz Başbakan, "Sığınmacılar konusunda komşu ülkelere ve Dünya Gıda Programı'na daha fazla destekte bulunmalıyız" dedi. Hollande: "Vizelerin kalkması birçok koşula bağlı, sığınmacı yardımı yeterli değil" Transit ülkelere yardım yapılmasının önemine değinen Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, aksi halde sığınmacı akınının ve trajedilerin yaşanmaya devam edeceğini söyledi. Yardım yapılması gereken ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğunu kaydeden Fransız Cumhurbaşkanı, Ankara'nın yardımı karşılığında vizelerin kaldırılmasına ise karşı olduğunu belirtti. Hollande, "Türkiye'nin akının durdurulması için yapacağı yardım, vize serbestisinin bahanesi olamaz. Vizelerin kalkması birçok koşulun yerine getirilmesine bağlı" şeklinde konuştu. Yunanistan Başabakanı Aleksis Çipras, sığınmacı krizine bir çözüm bulunması gerektiğine dikkati çekerek, ''Bence şimdi Suriye’deki krizin ve sığınmacı akınının son bulması için siyasi inisiyatif almanın zamanı geldi. Uluslararası hukuk temelinde Yunanistan her zaman Türkiye ile işbirliği yapmaya hazır'' diye konuştu. Yunanistan, Türkiye üzerinden gelen sığınmacıların Avrupa'da ayak bastığı ilk ülke olarak, krizin çözümünde önemli bir role sahip. Yunan hükümeti, adalardan gemilerle aldığı sığınmacıları başkent Atina'ya götürerek, diğer ülkelere gitmelerini kolaylaştırmak ve sığınmacıların ayak bastıkları ilk ülkede kayıt edilmesini öngören Dublin Sözleşmesi'ni ihlal etmekle suçlanıyor.