15 Temmuz sonrası Almanya'ya kaçan avukatlara ruhsat yok
Almanya'da Federal Yargıtay, Türkiye'deki 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında avukatlık ruhsatlarını kaybeden ve Almanya'da yaşayan bir çiftin itirazını reddetti. Çift, Türk hukukuna göre avukat olarak çalışmak istiyor ancak başvuruları kabul edilmedi.
DW Türkçe'nin haberine göre Karlsruhe'deki Federal Yargıtay, çiftin başvurusuna alt mahkemenin verdiği olumsuz kararın Almanya'daki avukatlık düzenlemelerine uygun olduğunu ve Anayasa'ya aykırı olmadığını belirtti. Yargıtay ayrıca, çiftin üst mahkemeye taşıdığı davada mahkeme masraflarını kendilerinin karşılamasına hükmetti.
Davayı açan kadın avukatın 1975 doğumlu olduğu ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olduğu belirtildi. Daha sonra özel bir avukatlık ofisinde ve çeşitli kamu kurumlarında çalışmış olan avukatın, başvuru yaptığı noktada Almanya'da ikamet ettiği bildirildi.
Erkek davacının ise 1972 doğumlu olduğu ve aynı hukuk fakültesinden mezun olduğu kaydedildi. 2001 yılından itibaren serbest avukatlık yaparken aynı zamanda kamu kurumlarında da avukatlık yaptığı belirtiliyor. Son olarak Türkiye'de Başbakanlık'ta hukuk müşaviri olarak görev yapmış olduğu ifade edildi.
Çift, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Gülen Cemaati ile ilişkilendirildikleri iddiasıyla işlerini ve avukatlık ruhsatlarını kaybettiklerini, üzerlerinde soruşturma başlatıldığını ve 2016 yılı Eylül ayında çocuklarıyla birlikte Almanya'ya geldiklerini dile getirdi. 2020 yılında Köln Barosu'na Türk hukukuna göre avukat olarak çalışmak amacıyla başvuru yapmalarına rağmen başvurularının ruhsatları olmadığı gerekçesiyle reddedildiği belirtildi.
Çift, Türkiye'de başlarına gelen olaylar nedeniyle avukat olarak çalıştıklarını kanıtlayacak ruhsat belgeleri sunamadıklarını beyan ederek karara itiraz etti. İtirazlarını önce Kuzey Ren-Vestfalya Avukatlar Üst Mahkemesi'ne, orada da başarı elde edemeyince en üst merci olan Federal Yargıtay'a taşıdıkları ifade edildi.
Çiftin siyasi iltica başvurularının Almanya'da reddedildiği ancak sığınmacı statüsüyle koruma altına alındığı ve ülkede kaldığı da kararda yer aldı. Çiftin başvurusu Mayıs ayında Federal Yargıtay'da görülmüş olup, bugün mahkeme tarafından açıklanan kararla reddedildi.