Volkswagen’de deprem! 100 bin kişinin işi risk altında olabilir
Volkswagen (VW) yönetimi, maliyetleri düşürmek için 100 bin kişiye kadar istihdam azaltımını gündemine aldı. VW CEO'su Oliver Blume, daha önce planlanan 50 bin kişilik azaltıma yaklaşık 50 bin kişinin daha eklenebileceğini açıkladı. Yeni dalganın yarısının Almanya'da, diğer yarısının ise şirketin uluslararası operasyonlarında gerçekleşmesi öngörülüyor.
Blume, şirketin toplam maliyet yapısında 11 milyar Euro iyileşme sağlaması gerektiğini söyledi. Bu tutarın yaklaşık yarısının personel giderleriyle bağlantılı olduğunu belirten VW CEO'su, çalışan sayısının azaltılmasının yanı sıra yıllık izin ve haftalık çalışma süresinin de müzakere edileceğini açıkladı.
VW yönetimi, kısa süre önce toplu iş sözleşmelerinin büyük bölümünü feshederek yeni şartlar için görüşmelerin önünü açtı. IG Metall ise karara sert tepki gösterdi ve şirketin çalışanların gelirlerine müdahale etmeye çalıştığını savundu.
100 bin kişilik azaltım gündemde
Blume, yaklaşık iki yıl önce Volkswagen, Audi, Porsche ve yazılım şirketi Cariad'da toplam 50 bin kişilik istihdam azaltımı konusunda plan yapıldığını hatırlattı. Bu sürecin büyük ölçüde kısmi emeklilik gibi sosyal açıdan daha kabul edilebilir yöntemlerle ilerlediğini söyledi.
Ancak otomotiv sektöründeki şartların son iki yılda daha da ağırlaştığını belirten Blume, ilk planın artık yeterli olmadığını ifade etti: "Başlangıçta kararlaştırılan 50 bin çalışanın ötesine geçmemiz gerekiyor. Teknoloji açısından rekabetçiyiz. Maliyetlerde ise değiliz."
Blume, toplam azaltımın 100 bin kişiye ulaşıp ulaşmayacağı sorusuna bunun yaklaşık olarak doğru bir büyüklük olduğunu söyledi. Buna göre ilk aşamadaki 50 bin kişiye yaklaşık 50 bin kişilik yeni azaltım daha eklenecek.
Yeni 50 bin kişilik planın yaklaşık yarısının Almanya'da, yarısının ise diğer ülkelerde uygulanması öngörülüyor. VW'nin dünya genelinde yaklaşık 660 bin çalışanı bulunuyor.
Blume, Volkswagen'in uzun yıllar Çin ve ABD'deki faaliyetlerinden elde ettiği güçlü gelirlerle desteklendiğini, ancak artık aynı gelir seviyesinin bulunmadığını söyledi. Şirketin organizasyonunun fazla karmaşık hale geldiğini ve çalışan sayısının mevcut şartlara göre yüksek kaldığını savundu.
İzin günleri 36'dan 30'a düşebilir
Tasarruf görüşmeleri yalnızca çalışan sayısıyla sınırlı kalmayacak. VW'de çalışma koşullarının da yeniden ele alınması planlanıyor.
Blume, ücretlerin doğrudan düşürülmesinin zorunlu olmadığını ancak yıllık çalışma süresi, izin günleri ve haftalık çalışma saatlerinin masada olduğunu açıkladı.
VW çalışanlarının halen yılda 36 gün izin hakkı bulunduğunu belirten Blume, bunun 30 güne indirilmesinin düşünülebileceğini söyledi. Haftalık çalışma süresinin de ücret artışı yapılmadan yükseltilmesi seçenekler arasında.
Bu başlıkların önümüzdeki haftalar ve aylarda çalışan temsilcileriyle müzakere edileceğini belirten Blume, böyle bir modelde çalışanların maaşında başlangıçta doğrudan bir kesinti olmayacağını ifade etti.
Çin ve ABD baskısı büyüttü
VW yönetimi tasarruf ihtiyacını küresel otomotiv sektöründeki hızlı değişimle açıklıyor. Blume'ye göre Volkswagen açısından geleneksel olarak büyük önem taşıyan Çin pazarı yüzde 20 küçüldü. Çin'deki üretim fazlası da uluslararası rekabeti artırıyor.
Blume, bu yıl Çin'de 10 milyonun üzerinde araçlık kapasite fazlası beklediklerini söyledi. Çinli üreticilerin iç pazardaki daralma nedeniyle ihracata daha fazla yönelmesi özellikle Avrupa'daki rekabeti artırıyor.
Çin'de 100'den fazla yeni rakibin bulunduğunu söyleyen Blume, yalnızca yılın ilk yarısında yaklaşık 500 yeni modelin piyasaya çıktığını belirtti. Ülkedeki otomobil fiyatlarının son iki yılda yüzde 15 gerilemesi de şirketlerin kar marjları üzerinde baskı oluşturuyor.
Avrupa pazarının da yüzde 16 küçüldüğünü belirten Blume, ABD'deki gümrük vergileri ve farklı bölgelerdeki karbondioksit düzenlemelerinin Volkswagen açısından milyarlarca Euro ek yük oluşturduğunu söyledi.
Elektrikli otomobil satışları da karı zorluyor
Blume'ye göre yüksek yakıt fiyatları, siparişlerin içten yanmalı motorlu araçlardan elektrikli modellere kaymasını hızlandırdı. Ancak elektrikli otomobillerdeki kar marjlarının geleneksel araçlardan daha düşük olması VW'nin gelirleri üzerinde ek baskı yaratıyor.
Şirketin son yıllarda yürüttüğü performans programıyla çift haneli milyarlarca Euro tasarruf sağladığını belirten Blume, Çin'deki rekabet, ABD'deki gümrük vergileri ve düzenlemeler nedeniyle bu kazanımların mali sonuçlara aynı ölçüde yansımadığını ifade etti.
VW CEO'su yaşananları yalnızca Volkswagen'e özgü bir kriz olarak görmediğini de vurguladı. Blume, otomobil üreticilerinin genelinde kar marjlarının geçmiş yıllara göre belirgin şekilde düştüğünü ve sektörün tamamının ciddi bir dönüşümden geçtiğini söyledi.