Siyasal İslam’a sıfır tolerans: Yeşiller Partisi  İslamcı teröre savaş açıyor

Siyasal İslam’a sıfır tolerans: Yeşiller Partisi İslamcı teröre savaş açıyor

Birlik’90 / Yeşiller Partisi alışılmadık keskinlikte bir üslupla siyasal İslam’la mücadeleye dahil oluyor.

Yeşiller ezber bozdu. Partinin Eşbaşkanı Robert Habeck, Federal Meclis üyeleri Konstantin von Notz ve Irene Mihaliç ile birlikte geçen hafta “İslamcı tehditlere karşı sıfır tolerans stratejisi” başlıklı bir belge hazırladı. Söz konusu belge çarşamba günü meclise sunulacak.  

Yeşiller sıfır tolerans stratejisi ile İslamcı terörizme karşı çok sayıda önlem çağrısında bulunuyor. Bunun arka planını ise  Nice, Paris, Viyana ve Dresden’deki son saldırılar oluşturuyor.

GÜVENLİK BİRİMLERİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ VE SINIRDIŞI TALEPLERİ

On bir maddeden oluşan önergede “İslamcı tehdide karşı tüm hukuki araçların kararlı bir şekilde uygulanması” talep ediliyor. Tehdit yaratanların “kararlı bir şekilde yakından izlenmesi” ve “yasal olarak mümkün olduğu şekilde sınırdışı edilmesinin de” talep edildiği önergede ayrıca güvenlik birimleri arasında daha iyi bir ağ oluşturulmasına ve işbirliğine de işaret ediliyor.

İMAMLARIN EĞİTİMİNDE İYİLEŞTİRME

Yeşiller’in sıfır tolerans stratejisi ülke çapında “önleyici tedbirler” ve radikalleşme ile mücadele ağını, cami dernekleriyle önleyici tedbirleri ve Almanya’da imam eğitiminin daha da iyileştirilmesini öngörüyor. 

Yeşiller Meclis Grubu Başkanvekili Konstantin  von Notz konuya ilişkin Neue Zürcher Zeitung gazetesine  yaptığı açıklamada, “Parlamento grubu şu anda İslamcı terörizme karşı kapsamlı bir girişim üzerinde tam hızda çalışıyor” dedi. 

YEŞİLLER ÇOK DAHA FAZLASINI İSTİYOR

Bununla birlikte İsviçre'nin dünyaca ünlü gazetesi  Neue Züricher Zeitung'da Anja Stehle’nin kaleme aldığı analizde Yeşiller’in bu  yeni üslubunun, çevreci partiden hiç alışık olmadığımız bir keskinliğe sahip olduğuna dikkat çekiliyor. 

Habeck ve Annalena Baerbock’un partinin başına geçtiklerinden bu yana polis ve yargı için daha fazla personel ve iyi ekipman talepleri ise partinin ’repertuarının’ bir parçası haline geldiği vurgulanıyor. Gazeteci Stehle’nin haber-analizine göre 2021 süper seçim yılına bakıldığında Yeşiller aslında çok daha fazlasını istiyor. 

İÇ SİYASETTE SÖZ SAHİBİ OLMA ÇABASI 

Stehle’ye göre şimdi de iç siyasette söz sahibi olmaya çabalıyorlar ve iç güvenliğin garantörü olarak görülmek istiyorlar. Her şeyden önce, Yeşiller artık bu alanı muhafazakar demokratlara bırakmak istemiyor. Ancak Hıristiyan Demokrat ve Sosyal Birlik (CDU/CSU)  partilerinin perspektifinden bakıldığında, yeni yeşil stratejisi ikircikli bir tablo ortaya koyuyor. Şöyle ki: Yeşiller seçimlerin ardından bir yandan muhafazakâr demokratlarla  işbirliği için temel oluşturuyor, diğer taraftan CDU/CSU’nun temel siyasi yetkinliği olarak gördüğü noktaya  doğrudan bir saldırıda bulunuyor. 

Habeck gibi Yeşil bir politikacının Instagram takipçileri için “tehdit yaratanların kilit altına alınması” yönündeki video konuşması ise ezber bozuyor. 

GÜVENLİKÇİLERE DESTEK 

Siyaset bilimci Wolfgang Schroeder söz konusu önergenin üslubunun “şaşırtıcı” olduğuna işaret ediyor. Schroeder, Yeşiller’in özellikle önleyici tedbirler  vurgusunu çarpıcı bulduğuna şöyle dikkat çekiyor: “Bu, gizli servislerin, polisin ve potansiyel şiddetle mücadele yapan tüm güçlerin değer kazandırılması anlamına geliyor. Ki bu bir zamanlar anayasayı koruma teşkilatının kaldırılmasını isteyen bir parti için dikkate değer.”

Buna karşılık Yeşil siyasetçi Konstantin von Notz ise “Birlik (CDU/CSU) partileri ve Almanya Sosyal Demokrat Parti’nin  güvenlik politikaları konseptleriyle kıyaslanmaktan çekinmiyoruz.  Tam tersine” demekten geri kalmıyor.

CSU’NUN DA BENZER TALEPLERİ VAR

Öte yandan Yeşiller ile hemen hemen aynı zamanda, Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) Eyalet Meclis Grubu Başkanı Alexander Dobrindt de bu hafta İslamcı terörizme karşı yedi maddelik bir program yayınladı. Dobrindt, daha sıkı sınır kontrolleri ve yetkililere daha fazla soruşturma yetkisi verilmesi çağrısında bulunuyor. 

ÖNERİ ÇOK DA YENİ DEĞİL

Ancak ne Yeşiller’in ne de CSU’nun önerisi çok da yeni değil. 2017 yılındaki koalisyon görüşmelerinde Yeşiller benzer talepte bulunmuştu. Aralık 2016’daki başkentte Noel döneminde Breitscheid Meydanı’nda terörist Anis Amri’nin saldırısı Yeşiller’de de bir dönüm noktası oldu. Ancak o dönemde Yeşiller’in istihbarat teşkilatına ilişkin endişeli tutumu devam ediyordu. 

SOL KANATTAN NE İTİRAZ NE ALKIŞ

Habeck ve Baerbock’un başa geçmesinden bu yana parti daha da fazla “ortaya” doğru itildi. Bugün iç siyasette söz sahibi olmak isteyen ve hukuk devletinin savunucusu bir parti olarak pozisyon alan Yeşiller’in “Sıfır Tolerans Stratejisi”ne partinin sol kanadından itiraz gelmedi ancak alkışlamadı da. Bu sessizliğin ne anlama geleceğini  ise önümüzdeki seçimler ortaya serecek. 

+49 – HEİDELBERG

FOTO: A.A.

HABERE YORUM KAT