• BIST 89.898
  • Altın 193,922
  • Dolar 4,8448
  • Euro 5,6556
  • Berlin 25 °C
  • Frankfurt 26 °C
  • Paris 27 °C
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 27 °C
  • İzmir 30 °C
  • Stockholm 28 °C

"Önceleri otizmli çocuk annesiydim, şimdi şampiyon annesiyim"

"Önceleri otizmli çocuk annesiydim, şimdi şampiyon annesiyim"
ANKARA (AA) - İSMAİL ÇİMEN - "Otizm" teşhisi konulan oğlu Şafak için 14 yıldır elinden gelenin en iyisini yapan Pervin Sabur (42), evladının sporda...

ANKARA (AA) - İSMAİL ÇİMEN - "Otizm" teşhisi konulan oğlu Şafak için 14 yıldır elinden gelenin en iyisini yapan Pervin Sabur (42), evladının sporda ve müzikte gösterdiği başarıları büyük bir mutlulukla izliyor. 

Anne Pervin Sabur, AA muhabirine, oğlu Şafak Kurtman'ı 1,5 yaşındayken sergilediği davranış bozuklukları nedeniyle Kars'tan Ankara'daki bir sağlık merkezine getirdiklerini söyledi.

Oğluna doğuştan gelen ya da yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkan karmaşık bir gelişimsel bozukluk olan "otizm" teşhisi konulması üzerine özel eğitim alması için Ankara'ya taşındıklarını anlatan Sabur, şunları söyledi: 

"Çok zorlu bir süreçti. Oğlum hiç konuşmuyordu. 4,5 yaşına kadar 'anne' demesini bekledim. Bir şeyler istese de ona alsam diye hayaller kurardım. Bu zorlu süreç sırasında babamız yoruldu ve erken kaçtı ama yılmadım, yorulmadım, oğlumu topluma kazandırmak zorundaydım. Gece çalıştım gündüz, kreşte ve okullarda yanında olmaya çalıştım, aynı sıraları paylaştım. Oğlum çok zordu.

"Oğlumun had safhada davranış problemi vardı. Bu problemlerinden dolayı bir gün kafasını çarpmak suretiyle yaralandı ve çenesine 4 dikiş atıldı. Zorlu bir süreçti ve inanmıştım, 'Otizmi yeneceğim' demiştim. Ailem Kars'ta ve buradaki yakınlarımla da çok az görüşebiliyordum. Ne yazık ki tek başıma kaldım. Anneydim, mecburdum ve bu işi başarmak zorundaydım. Elinden tuttum, noktalarla yazmayı öğrettim oğluma. Şafak 8 yaşında okuma yazmaya başladı ve dünyanın en mutlu insanı etmişti beni. Çünkü kendini ifade etmeye başlamıştı, benden bir şeyler istemeye başlamıştı." 

- Yüzme sporunda 20 madalya sahibi

Bu dönemde Şafak'ın suyla oynamaya başlamasının dikkatini çektiğini dile getiren anne Pervin Sabur, "Evde musluklar sürekli açılıyor ve kapatılması unutuluyordu. Bu nedenle evi defalarca su basmıştır. Bunun çaresi için de farklı bir yöntem geliştirmem gerekiyordu. Yaptığım araştırmalar sonucunda 4,5 yaşında oğlumu yüzme havuzuna götürdüm. Bu sırada Şafak'ta davranış problemleri ve attığı çağlıklar azaldı. 12 yaşında Türkiye yüzme şampiyonasında ilk altın madalyasını elde etti" dedi. 

Şafak'ın kurbağalama stili ile katıldığı yarışmalardan ikisi altın, biri de gümüş olmak üzere 20 madalyasının bulunduğunu ifade eden anne Sabur, "Türkiye Yüzme Federasyonunun açık yaş grubuna yönelik gerçekleştirdiği yarışmalar nedeniyle Türkiye Şampiyonası'na bu yıl gidemedik. İkincilik elde ettik"  ifadesini kullandı.

- Müzikte de başarılı

Oğlunun Devlet Türk Halk Müziği Korosu'nda koro ve solo sahne aldığını anlatan Sabur, "Bu herhalde bir mucize. Çok mutluyum, anneyim ve böyle bir evlada sahip olduğum için de gururluyum. Önceleri otizmli çocuk annesiydim, şimdi ise şampiyon annesiyim. Beni hiç üzmüyor. En azından ne yapacağını biliyorum. Ne topluma ne de bana zarar veriyor. Annelik gerçekten kutsal bir şey. Dünyaya tekrar gelsem yine Şafak'ın annesi olarak gelirim" diye konuştu.  

Şafak da "Merhaba" diyerek başladığı konuşmasında, müzik dinlemeyi, yemek yemeyi, yüzmeyi ve şarkı söylemeyi sevdiğini anlattı. Şafak, "Şu Dalmadan Geçtin Mi" adlı Ege yöresine ait eseri de seslendirdi.

- "Annelik sabırdır, koşulsuz sevmektir"

Eğitim, ilgi ve sabırla aşılamayacak engel olmadığını vurgulayan Sabur, şunları dedi:

"Annelik her şeyi nakış nakış işlemektir. Annelik gerçekten sabırdır, koşulsuz sevmektir. Ben bunu başardım. Tek başıma başardım. Gönül isterdi ki birilerinin desteği olsun. Çalışan anne ve babalar çocuklarını bir yerlere götüremiyor. Ben bu dönemde tek başıma kaldım. Oğlum son 3 yıldır evde tek başına kalmaya başladı. Belki yalnız kalmasını şartlar zorladı. Bir keresinde evde kavanozun düşmesi sonucu elini kesmiş ve evin her tarafı kan içindeydi. Beni çok üzmüştü ama oğlum o kanayan yarasını sarmayı bilmişti." 

Oğlu için tek hayalinin kendi kendisine yetebilmesi olduğunun altını çizen Sabur, "Oğlumu okuluna bıraktıktan sonra işime gidebiliyor, çıkışta da alabiliyorum. Bundan sonraki hedefim kendisinin bağımsız bir yaşam sürebilmesi. Ben yokken oğlum kendi ayaklarının üzerinde durabilsin. Gözlerim açık gitmek istemiyorum" diye konuştu.

Pervin Sabur, bu durumdaki çocuklar için eğitim desteğinin artırılmasını isteyerek, "Tek başıma benim anne olarak yapabileceğim bu kadar. Elimden gelen her şeyi yılmadan, yorulmadan yapabilmek istiyorum" dedi.

Sabur, ailelere de bir mesajının olduğunu belirterek, "Lütfen ufacık şeylerden dolayı üzülmesin, çocuklarını yarış atı yapmasınlar. Koşmasın, koşturmasınlar. Geçen hafta TEOG sınavı oldu, Burada başaranlar kadar başaramayanlar da olacak. Anneler, babalar yüklenmesinler çocuklarına. Bizler ufacık şeylerden mutlu olan insanlarız. 'Anne' desin diye 4,5 yıl bekleyen bir anneyim. Onlar bizim çocuklarımız, her koşulda onları sevelim" sözlerine yer verdi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05