NRW'de korkutan tablo: Aile içi şiddet 65 kişinin hayatına mal oldu
Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletinde aile içi şiddet nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı bir yılda yüzde 27 arttı. Geçen yıl 65 kişi aile içi şiddet sonucu yaşamını yitirirken, kayıtlara geçen şiddet olayları da 61 bin 900'e ulaşarak yeni bir rekor kırdı. Kurbanların büyük bölümünü kadınlar oluşturdu.
Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Kriminal Dairesinin (LKA) yayımladığı yeni aile içi şiddet raporu, eyaletteki durumun ciddiyetini ortaya koydu. Bir önceki yıl 51 olan can kaybı, geçen yıl 65'e yükseldi. Böylece aile içi şiddet nedeniyle ölenlerin sayısında yüzde 27'lik artış yaşandı.
Şiddet olaylarında yeni rekor
Rapora göre eyalette polise yansıyan aile içi şiddet vakalarının sayısı 61 bin 900'e çıktı. Bir önceki yıla göre yaklaşık 500 olaylık artış yaşandı. Artış oranı yüzde 0,8 olarak kaydedildi.
Önceki yıl yüzde 2 civarında olan artış hızının yavaşlamasına rağmen toplam vaka sayısı bugüne kadarki en yüksek seviyeye ulaştı.
Şiddet mağdurlarının sayısı da yüzde 1,1 artarak 66 bin 750'ye yükseldi. Mağdurların yüzde 71,2'sini kadınlar oluştururken, şüphelilerin yüzde 75,2'sinin erkek olduğu belirlendi.
Polis kayıtlarına geçen olayların büyük bölümünü fiziksel saldırı, tehdit, ısrarlı takip ve zor kullanma oluşturdu.
Bakan Reul'den erken şikayet çağrısı
Kuzey Ren-Vestfalya İçişleri Bakanı Herbert Reul, aile içi şiddetin ölümle sonuçlanmadan önce durdurulabilmesi için mağdurların mümkün olduğunca erken polise başvurması gerektiğini vurguladı.
Reul, "Geçen yıl Kuzey Ren-Vestfalya'da 65 kişi aile içi şiddet nedeniyle hayatını kaybetti. Bunların çoğu kadındı. Araştırmalarımızdan biliyoruz ki cinayetler nadiren hiçbir belirti olmadan meydana geliyor. Şiddeti erken bildirenler, çok geç olmadan saldırganı durdurabilmemiz için bize fırsat veriyor" dedi.
Alman hukuk sisteminde mağdurları korumaya yönelik çeşitli önlemler bulunduğunu hatırlatan Reul, saldırganın evden uzaklaştırılması, iletişim yasağı ve koruma kararlarının uygulanabileceğini belirtti.
Ancak bu önlemlerin devreye girebilmesi için güvenlik güçlerinin şiddetten haberdar olması gerektiğine dikkat çekti.
Mağdurların yarısından fazlası saldırganla aynı evde
Rapordaki dikkat çekici bulgulardan biri de mağdurların yaşam koşulları oldu. Bakan Reul, aile içi şiddet mağdurlarının yarısından fazlasının kendilerine şiddet uygulayan kişiyle aynı evde yaşadığını açıkladı.
Birçok mağdurun korku veya utanç nedeniyle yaşadıklarını anlatamadığını belirten Reul, komşulara, arkadaşlara ve iş arkadaşlarına da sorumluluk düştüğünü söyledi.
Reul, "Görmezden gelmeyin. 110'u aramak bir insanın hayatını değiştirebilir, hatta bazen kurtarabilir" sözleriyle çevresinde şiddete tanık olan kişilere çağrıda bulundu.
Gerçek rakamların çok daha yüksek olduğu düşünülüyor
İçişleri Bakanı Reul, polis kayıtlarına geçen olayların aile içi şiddetin yalnızca bir bölümünü yansıttığına da dikkat çekti.
Araştırmaların şiddet olaylarının büyük çoğunluğunun resmi makamlara bildirilmediğini gösterdiğini belirten Reul, "Araştırmalar bize olayların çok büyük bölümünün hiçbir zaman polise bildirilmediğini gösteriyor. Dolayısıyla gerçek tablo bu istatistiklerden çok daha acı" dedi.
Eyalette aile içi şiddet vakalarındaki artış hızının yavaşlamasına rağmen hem mağdur sayısının hem de ölümle sonuçlanan olayların artması, yeni raporun en dikkat çekici sonuçları arasında yer aldı.