"Neurofeedback"te bilimsellik tartışması
İZMİR (AA) - EŞBER AYAYDIN - Çocuklarda dikkat eksikliği ve algılama probleminin çözümünde "neurofeedback" yöntemini kullanan terapi merkezlerinin sayısı, bu yöntemin faydasına ilişkin bilimsel kanıt bulunmamasına rağmen hızla artıyor.
Eğitim çağındaki çocukların ders dinlemesinde yaşadığı sorunlar ve okul başarısızlığıyla ortaya çıkan dikkat eksikliği ve algılama sorunlarının tedavisinde beyin dalgalarını şekillendirerek düzenlemeyi içeren "neurofeedback" yöntemi, giderek daha fazla velinin ilgisini çekiyor.
Özellikle büyük kentlerde neurofeedback yöntemini kullanan terapi merkezlerinde çocuk ve yetişkinler, çizgi film ve dizi izletilerek tedavi edilmeye çalışılıyor.
Yönteme göre, kafa derisi ve kulak memelerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla kişinin beyin aktiviteleri bilgisayara aktarılıyor ve görünür hale getiriliyor. Kişinin beyin aktivitelerini bilgisayar ortamında görebilmesi ve onları etkileyerek değiştirebileceği varsayımını içeren yöntem çocuklarda en fazla çizgi film izletilerek uygulanıyor.
Elektrotlardan alınan beyin dalgaları sayesinde çocuk, çizgi filmi izlerken dikkati dağılmaya başlarsa ekranın kalitesi bozuluyor ve küçülmeye başlıyor. Filmi izlemeye devam etmenin dikkatin dağılmamasına bağlı olduğu, bu yöntemde kulaklıkla verilen müzik yoluyla işitme ve titreşim yayan bir oyuncakla dokunma duyuları da uyarılıyor.
İzmir'de neurofeedback yöntemini uygulayan bir terapi merkezini işleten Psikolog Ulviye Demirkaya, çocukları dikkat ve algılama sorunu yaşayan ebeveynlerin ilaca alternatif olarak gördüğü yöntemin beyin için geliştirilmiş bir tür spora benzetilebileceğini, yöntemin uygulandığı çocukların aileleri ve öğretmenlerinden olumlu geri dönüşler aldıklarını söyledi.
"Okulda bir değişim varsa, öğretmeni bunu fark edebiliyorsa neurofeedback gerçekten işe yaramış demektir" diyen Demirkaya, bu uygulamanın kalıcı olabilmesi için haftada en az 2 gün ve 40 seans uygulanması gerektiğini savundu.
- "İlaçlı tedaviye alternatif değildir"
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Biyofizik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adile Öniz ise neurofeedback yönteminin faydalı yönlerinin bulunduğunu ancak henüz kanıtlanmış bilimsel bir faydasının saptanmadığına dikkat çekti.
Neurofeedback yöntemine ilişkin yürüttükleri araştırmada bilimsel olarak kabul edilebilecek net faydalara ulaşamadıklarını anlatan Prof. Dr. Öniz, şu bilgileri verdi:
"Yaptığımız çalışmalarda 'bu yöntem yüzde 100 faydalıdır' sonucuna ulaşamadık ama ilaç tedavilerine destek olarak yararlı olabileceğini düşünüyorum. Aslında ailelerin çocuklarıyla bu tip terapiler yoluyla ilgileniyor olması, düzenli olarak psikoloğa götürüyor olması dahi olumlu sonuçlar veriyor. Ehil kişilerin uyguladığı bu yöntemin zararlı bir tarafı olmaz. Sonuçta beyin için egzersizdir ancak ailelere bunun 'mucize çözüm' diye lanse edilmemesi gerekir. Bir doktorun denetiminde diğer yöntemlerle birlikte yapılabilir. Bu yöntem, ilaçlı tedaviye alternatif değildir. Bu yöntem uygulanıyor diye ilaçlı tedaviler bırakılmamalıdır."
Türkiye Psikiyatri Derneği Medya Koordinatörü Doç. Dr. Burhanettin Kaya da yöntemin etkisinin ne kadar sürdürdüğünü ve kalıcı bir tedavi olup olmadığıyla ilgili soru işaretlerinin bulunduğunu ifade etti.