• BIST 89.744
  • Altın 193,389
  • Dolar 4,8352
  • Euro 5,6600
  • Berlin 22 °C
  • Frankfurt 23 °C
  • Paris 24 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 26 °C
  • İzmir 26 °C
  • Stockholm 22 °C

MÜSİAD'ın 25. kuruluş yıl dönümü

MÜSİAD'ın 25. kuruluş yıl dönümü
İSTANBUL (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Şimdi baktığımda, Düyun-u Umumiye neyi temsil ediyorsa, MÜSİAD tam da onun zıddını temsil ediyor" dedi. Cevahir...

İSTANBUL (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Şimdi baktığımda, Düyun-u Umumiye neyi temsil ediyorsa, MÜSİAD tam da onun zıddını temsil ediyor" dedi. 

Cevahir Kongre Merkezi'ndeki Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD)  25. kuruluş yıl dönümü programına katılan Davutoğlu, toplantıya gecikmesinden dolayı özür dileyerek, kendisini de bir mensubu gördüğü MÜSİAD üyelerinin, özrünü kabul edeceğine inandığını söyledi. 

MÜSİAD ailesinin, söz verdiği zaman mutlaka bunu gerçekleştirdiğini ve o sözü gerçekleştirirken saatlerce beklemesi gerekirse, sıkılmadan beklediğini dile getiren Davutoğlu, kendisini de MÜSİAD ailesinin bir parçası olarak gördüğünü kaydetti. 

Davutoğlu, tarihte hiçbir şeyin, vakti gelmiş bir fikirden ve kurumdan daha güçlü bir etki yapamayacağını belirterek, "Vakti gelmiş fikirler, ortaya atıldıklarında daha sonraki tarihi şekillendirirler, ona öncülük ederler. Ama esas itibarıyla da tarihi kuranlar, sadece tarihi şahsiyetler ve onların fikirleri değil, onların oluşturduğu kurumlardır" diye konuştu.

MÜSİAD'ın çıktığı yılların, tarihi bir dönüşümün ayak seslerinin duyulduğu bir dönüm noktası olduğunu anlatan Davutoğlu, şunları aktardı:

"Ben de o yıllarda akademisyen olarak MÜSİAD'ın kuruluşunu yakından takip ettim. Birçok istişari kurulunda yer aldım ve bundan büyük onur duydum. O yıllarda amir, alim, tacir üçlemesi üzerine yazdıklarımıza şimdi baktığımda, çok büyük gururla diyebiliriz ki bu prototiplerin oluşması sürecinde çok önemli mesafeler katettik. O zaman bir ilim adamı olarak, alim prototipinin İslam dünyası ve insanlık için taşıdığı önemi vurgulayan yazılar yazıyordum ama ilim adamlarının oluşturmaya çalıştığı ahlakı, tarih içinde yürüyen bir olgu haline getirecek olan iş adamları ve pazardı." 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, şimdi bir başbakan olarak, bir siyaset prototipi oluşturma çabasındayken yine en önemli yoldaşlarının, bu yeni tacir prototipi etrafında örgütlenmiş olan iş adamı kuruluşları ve başta da MÜSİAD olduğunu dile getirdi. 

Davutoğlu, 90'lı yıllarda bu iddialarla yola çıkarken, yeni bir medeniyet inşası fikri üzerinde zihin yorduklarını ve emek verdiklerini ifade etti. 

MÜSİAD'ın 25 yılını değerlendirirken, üç konu üzerinde bir gelecek perspektifi çizmek istediğini vurgulayan Davutoğlu, "Birisi, uzun dönemli medeniyet bölümü. İkincisi, orta vadeli toplumsal dönüşümü şekillendiren siyasi ayak. Üçüncüsü de bunlarla birlikte gelişen bir profesyonel iş adamları topluluğu olarak her an karşı karşıya kalınan ekonomik dönüşüm" dedi.

Davutoğlu, ahlak ve norm üreten hareketlerin, bu ahlakın soyut çerçevesi dışında test edildiği alan olarak piyasaya bu ahlakı sirayet ettirmek istediklerini anlatarak, "Bu bazen pozitif anlamda ahlaktır, bir norm ve değer üretme anlamında ahlaki vasıflardır ki hala toplumsal hayatımızı ayakta tutan ahlak budur. Edirne'de Selimiye'nin hemen önünde çarşıyı açarken, sabah namazından sonra yapılan dualarla başlayan ve bütün Anadolu ve Rumeli'de hakim olan o derin ahlaki kültürü bugüne yansıtan temel piyasa kuralları içinde o ahlakı yaşanır kılan husus, geçmişten geleceğe nakledilen bu değerler bütünüdür" şeklinde konuştu.  

MÜSİAD'ın tarihsel dönüşüm arifesindeyken böyle bir iddiayla yola çıktığını dile getiren Davutoğlu, "12 kahraman insanın yeni bir ahlak üzerinde yeni bir piyasa inşa etmek için taş üstüne taş koyduğu gayretin ürünüdür. Gerek bu 12 arkadaşımızı ve daha sonra kendilerini takip eden tüm MÜSİAD üyelerini, yöneticilerini, bu inşa faaliyetinde üstlendikleri rol nedeniyle tebrik ediyorum. Vefat edenlere Allah'tan rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı.  

"Bakınız tam da inşa faaliyetini anlamak için hangi çerçevede MÜSİAD ortaya çıktı, kısaca bir bakalım" diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

"1990 yani soğuk savaşın sona erdiği yıl, modernite içinde ciddi bir hesaplaşmanın başladığı, modernlikten küreselleşmeye geçişin bütün sancılarının yaşandığı, küresel ve insanlık aleminin genel dengelerinin değiştiği bir dönem. Yine Türkiye'de siyasal anlamda 12 Eylül rejiminin getirdiği bazı kalıntıların hala siyasi hayata egemen olduğu bir dönemde yeni özgürlük arayışları. İktisadi olarak da rahmetli Özal'ın, Türk ekonomisini, iş adamlarını dünyaya açma ve dünyaya açarken de dünyaya hazırlama çabasına öncülük ettiği yıllar. Şimdi geriye doğru baktığımızda nasıl Selçuklu Devleti kurulurken Ahilik teşkilatı ortaya çıkmıştır ve Selçuklu Devleti'nin ahlakına, ekonomisine İpek Yolu üzerindeki temel ekonomik dinamikleri inşa etmede öncü bir rol üstlenmiştir ve aynı dönemde Anadolu erenleri, Horasan erenleri ve ilim adamlarıyla bu medeniyet yükselmiş ve birkaç yüzyıl sonra 16. yüzyılda dünyanın en büyük ekonomik gücü ve en büyük siyasi gücü haline dönüşmüştür, işte aslında bu tohumu atanlar aynı idealle çok uzun perspektifli bir medeniyet yolculuğuna çıkmışlardır."

Başbakan Davutoğlu, MÜSİAD'ın 25 yılına bakıldığında çok ciddi gayretlerin ortaya konulduğunun görüldüğünü ancak ileriye doğru bakıldığında aslında daha başlangıç aşamasında olunduğunu söyledi. 

Daha temeli yeni atılmış, asırlarca sürecek bir yolculuğun harcının karıldığı bir 25 yıldan bahsettiklerini anlatan Davutoğlu, şunları dile getirdi:

"En çok heyecanlandığım husus, bu salonda bulunun MÜSİAD yöneticilerinin, bu 25 yılın yorgunluğunu değil önümüzdeki 250 yılın enerjisini taşımış olmalarıdır. Yine daha yakın dönemlere baktığımızda hep Türkiye'deki toplumsal dönüşümle ekonomik atılımlar arasında, dünyadaki dönüşümlerle birlikte bir irtibat olmuştur." 

Davutoğlu, Osmanlı'nın son asrının direniş odaklarından birinin, ekonomideki bağımsızlığı yitirme konusunda olduğunu belirterek, şunları anlattı:

"Ben bunu kendi hayatımda çarpıcı şekilde yaşadım. 7 yıl okuduğum İstanbul Lisesi, Düyun-u Umumiye binasıydı. Osmanlı'nın dış borçlarının tahsil edilmesi için yabancı güçlerin Türkiye'de kurdukları müessese. Şimdi baktığımda çocuk yaşta o binaya girdiğimde, o yüksek duvarlar arasında bazı odalar vardı ki kasa odalar. Kapıları da muazzam organize edilmiş. Şimdi baktığımda, Düyun-u Umumiye neyi temsil ediyorsa, MÜSİAD tam da onun zıddını temsil ediyor."

(Sürecek)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05