• BIST 94.082
  • Altın 189,916
  • Dolar 4,7932
  • Euro 5,6125
  • Berlin 23 °C
  • Frankfurt 23 °C
  • Paris 21 °C
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 26 °C
  • İzmir 28 °C
  • Stockholm 22 °C

MHP'nin Aydın mitingi

MHP'nin Aydın mitingi
AYDIN (AA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Davutoğlu'nun 2002'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin milli gemisinin olmadığını hatırlatarak...

AYDIN (AA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Davutoğlu'nun 2002'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin milli gemisinin olmadığını hatırlatarak kendisini eleştirmesiyle ilgili, "Sayın Davutoğlu, gemiden kastın bakan ve başbakan çocuklarının filolarıysa elbette ne milli ne gayri milli bir gemiciğimiz olmamıştır" dedi.

Bahçeli partisinin Aydın İstasyon Meydanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada anneliğin fedakarlık ve fazilet, hoşgörü ve adanmışlık demek olduğunu, göz nurları ve manevi kaleler olan annelerin bugün hatırlanması gerektiğini belirtti.

"Bugün annelerimizi kırmayalım, en güzel, en tatlı sözlerle gönüllerini alalım, çiçeklerle donatalım, 'öf' bile demeyelim, kaşımızı çatmayalım, yüzümüzü asmayalım, nasır tutmuş ellerinden hasretle öpelim, hayır dualarını alalım, yorgun bakışlarını neşelendirelim" diyen Bahçeli, bugün şehit annelerinin de unutulmaması gerektiğini ifade etti.

Bahçeli, "Oğlum yüzme bilmezdi suyun içinde ne yaptı" diyen Ermenekli Ayşe Ana'nın acısının uzaktan da olsa paylaşılmasını, Soma'daki annelerin sızısının vicdanlarda hissedilmesini istedi. Terörle mücadelede gencecik fidanlarını toprağın koynuna koyan anaların da unutulmaması gerektiğine dikkati çeken Bahçeli, "PKK'yla pazarlık masasına oturulduğu, annelerin korkuları üzerinden oyunlar oynadığı, 'analar ağlamasın' diyerek ihanetin maskelendiği" iddialarında bulundu.

Katille maktulün aynı kefeye koyulduğunu, şehitlerin kemiklerinin sızlatıldığını savunan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Mehmetçikeri ensesinden vuran canavarlarla kan pazarı kurdular, Türklüğe kefen biçen kahpelerle BOP kafesine girdiler. İslam'a zehir saçan, kin kusan Müslümanlara ölüm yağdıran kiralık tetikçilerle aynı yolun yolcusu oldular. Bu ağır tahribata yol açan, işbirlikçilere yol gösteren, uyduruk başbakan ve saraya çöreklenen 17-25 Erdoğan'dır. Türkiye hiç böyle bir iktidar görmemiştir. Türk milleti, hiç bu tür bir karaborsa siyasetine rastlamamıştır. Yalan, riyakarlık, talan, yağma bunlardadır. Allahla aldatma, bunların mesleği haline gelmiştir. Gıybet ve iftira bunlarla iç içedir. Biliyorum Aydın bunlara yüz vermez, bu yüzsüzlere fırsat ve şans tanımaz."

-"Unvan konusunda rekor kırmıştır"

Bahçeli, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 17 Ocak 2015'de partisinin Aydın'daki 5. olağan il kongresinde yaptığı konuşmada Aydın'ı efeleri, Türkmen yiğitleri ve zeybekleriyle övdüğünü söyledi. 

Bahçeli, "Davutoğlu, Aydın'a gelince birden bire bu toprakların Türk yurdu olduğunu fark etmiştir. Aynı Davutoğlu Adıyaman'a gidince, Bitlis'e gidince başka, Aydın'a gelince bambaşka. Diyarbakır'da serok Ahmet, Adıyaman'da mele Ahmet, Osmaniye'de Ahmet Sani, doğuda Kobani'yi selamlayan, Kandil'e gülücükler saçan, batıda 'bayrak' diyen Türkmen ve yörük sömürüsü yapan Davutoğlu'nun ayarı hepten bozulmuş, şaftı tamamen kaymıştır. Başbakanın kartvizitinde boş yer kalmamıştır. Unvan konusunda rekor kırmıştır" ifadesini kullandı.

Başbakan Davutoğlu'nun dün Mersin'de yaptığı konuşmada kendini hedef aldığını ve 2002'de Türkiye'nin itibarını sorguladığını, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kendi silahlarını kullanıp kullanmadığını, milli gemisinin olup olmadığını sorduğuna vurgu yapan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sayın Davutoğlu, gemiden kastın bakan ve başbakan çocuklarının filolarıysa elbette ne milli ne gayri milli bir gemiciğimiz olmamıştır. Davutoğlu, Erdoğan'ın limanında demirli duran evlatlarının üstüne kayıtlı gemileri milli olarak görüyorsa, bunu da yutturacağını sanıyorsa merak buyurmasın er geç Aydınlı'dan hak ettiği cevabı alacaktır. 2002'de TSK'nın kendi silahlarını kullanmadığını utanmadan söyleyen Davutoğlu, şunu bilmelidir ki terörü 2002'de sıfırlayan milletten desteğini alan TSK'dır. Dün silahlar terörstlere çevrilmişti, bugün ise süngü düşmüştür. Dün terörle mücadele onurluca yürütülüyordu, bugün ise terörle mütareke ve müzakere hayasızca ilerletilmektedir. Bugünlerde askeri kışlaya kapatan, polisleri karakollara hapseden, TSK'ya silah bıraktıran, TSK'nın elini tutan özel adamlarıyla birlikte Davutoğlu ve saraydaki ağasıdır. Davutoğlu'nun konuşacak yüzü yoktur. Aydınlı kardeşim sorarım sizlere AKP'nın teröre yanaşmasını, bölücülüğü okşamasını doğru buluyor musunuz? Terörle masa kurup Türkiye'yi parçalama niyetini meşru görüyor musunuz? Davutoğlu'nun devamlı çark eden, yere ve zamana göre farklı konuşan diline inanıyor musunuz? Davutoğlu, acemice ve aceleci şekilde konuştukça, Erdoğan'a yaranma kaygısı taşıdıkça batmakta, bitmektedir. Başbakan desteksiz atmaktan rahatsız olmamaktadır."

Başbakan Davutoğlu ile 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasında bir süre önce Pensilvanya ziyareti konusunda polemik yaşandığını, Davutoğlu'nun "zihnim berrak, Gül'ü bilgilendirdim" ısrarında olmasına karşılık Gül'ün de "zihnini berrak olduğunu" söylediğini ifade eden Bahçeli, bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir tertibi olduğunu savundu.

Bahçeli, şunları kaydetti:

"Davutoğlu'nun Gül'e laf yetiştirmesi, Pensilvanya ile yakınlığını alttan alta ima etmesi, bal gibi Erdoğan tertibidir. Davutoğlu, konu mankenliği yapmanın yanında saray tetikçiliğine soyunarak eski dostluklara sırt dönmektedir. Bu tip bir alçalmaya, göze girmek, övgü almak, alkış toplamak maksadıyla tevessül etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti başbakanı işte böyle birisidir. Çeyrek başbakan düşe kalka 7 Haziran'a gitmektedir. Aslında ne başbakanlık yaptığı bellidir, ne parti genel başkanı olduğu nettir. Davutoğlu belirsiz ve tanımsız bir şahsiyettir. Hükmi şahsiyeti Erdoğan'a bağlamış, ipleri Erdoğan'ın eline vermiştir. Davutoğlu, Erdoğan'a çalışan başkanlık sistemi için mücadele veren Truva atıdır. 7 Haziran'dan sonra her hal ve şartta miadı dolacak, buruşturulup kenara konulacaktır. Zira Erdoğan'ın başkanlık rüyası gerçek olursa Davutoğlu'na ihtiyaç kalmayacaktır, gerçekleşmezse olacak olan budur, siyasi kariyer sona erecek, imaj ve saygınlığını gölgelediği başbakanlıktan tepetaklak düşecektir."

(Sürecek)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05