Merkel’den net uyarı: AfD ile mesafe korunmalı
Angela Merkel, haber kanalı Phoenix’e verdiği röportajda, demokratik partilere AfD ile iş birliğine girmemeleri yönünde açık bir uyarıda bulundu. Eski Almanya Başbakanı, son dönemde sıkça kullanılan "güvenlik duvarı" kavramını tercih etmezken, bunun yerine “yılanın karşısında oturan tavşan gibi davranmamayı” tavsiye etti.
CDU içinde, AfD ile siyasi iş birliği yapılmaması yönündeki tutum son aylarda tartışma konusu haline geldi. Eski CDU Genel Sekreteri Peter Tauber, kısa süre önce “AfD’nin desteklediği kararlara da onay verebilecek yeni bir kırmızı çizgi politikası düşünülmeli” diyerek bu yasağın gözden geçirilmesini önermişti.
Merkel’in eski çalışma arkadaşı olan Tauber’in bu sözleri, partide yeni bir tartışmayı tetiklerken, Merkel Phoenix kanalındaki “phoenix persönlich” adlı programda sağ popülist AfD’ye yakınlaşma konusunda kesin bir tavır sergiledi.
“AfD ile nasıl başa çıkacağımız konusu gündeme geldiğinde, öncelikle yılanın karşısındaki tavşan gibi oturmamamız gerekir” diyen Merkel, “Bu partinin bizi sahnede yönetmesine izin vermemeliyiz; tam tersine, kendi politikalarımızı her zamankinden daha açık anlatmalıyız” ifadelerini kullandı.
“Kendi ilkelerim buna izin vermez”
Merkel, geçmişte de AfD’ye yönelik benzer bir uyarıda bulunmuştu. Bundestag’daki bir oylamada AfD ile aynı yönde oy kullanılması nedeniyle dönemin CDU lideri Friedrich Merz’i kamuoyu önünde eleştirmişti.
Röportajda bu tavrının hala geçerli olduğunu vurgulayan Merkel, “Avrupa Birliği’ni desteklemeyen, Rusya ile bambaşka bir ilişki isteyen ve liberal demokrasiyi savunmayan partilerle birlikte çalışamam. Bu benim siyaset anlayışımın temel noktalarına aykırı” dedi.
Eski CDU lideri, AfD ile ortak çoğunluk arayışını tamamen reddederek, “Böyle bir şeyi kendi ilkelerim gereği zaten yapmam. Bunu tanımlar ya da kavramlarla değil, doğrudan eylemle göstermek gerekir” diye konuştu. Merkel ayrıca seçmenlere pozitif mesaj verilmesinin önemine değinerek, “İnsanlar sorunlarının çözülmesini istiyor. Bu nedenle onlara umut verecek bir dil kullanmalıyız” ifadesini kullandı.
Göç krizi ve iç tartışmaların etkisi
Merkel, yasadışı göçün kontrol altına alınmasındaki eksikliklerin, AfD’nin güçlenmesinde rol oynadığını kabul etti. Ancak buna rağmen “Bir insanın oturma izni olmasa da insan onuru korunmalıdır. Bu tür temel inançlardan vazgeçmemek gerekir” diyerek çizgisini korudu.
Yerel yönetimlerde göçle ilgili bazı sorunların daha iyi çözülebileceğini belirten Merkel, “Popülistlere hak vermek için kendi ilkelerimi feda edemem” dedi.
2015-2016’daki mülteci krizi döneminde CDU ve CSU’nun göç politikası konusunda kamuoyu önünde tartışmasını da eleştiren Merkel, “Halk kavgadan etkilenmez, çözüm ister” diyerek parti içi birlik çağrısında bulundu.
Phoenix’teki 45 dakikalık programda, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı da gündeme geldi. Merkel, 2021’de Baltık ülkeleri ve Polonya’nın, Rusya ile diyalog kurulmasına yönelik önerisini reddettiği için bu ülkelere suçlama yönelttiği iddialarını yalanladı.
Bu yorumların “yanlış bir yorum” olduğunu belirten Merkel, “Bu savaş, Rusya Federasyonu’nun saldırısıdır. Dünyamızı değiştirdi. Hiçbirimiz, ben dahil, bu savaşı engellemeyi başaramadık” dedi.
Putin hakkında ise, “Onun ciddi bir tehdit olduğunu uzun yıllardır biliyordum” ifadesini kullandı.
Merkel, Alman ordusunun donanımındaki eksiklikleri de kabul etti. “Yavaş ilerledik, hatta o kadar yavaş ki, 2024’e kadar Galler’de kararlaştırılan yüzde 2 savunma harcaması hedefini zaten yakalayamazdık” dedi.
Savunma politikasıyla ilgili ilerleme kaydedememesinin nedenini kısmen dönemin koalisyon ortağına bağlayan Merkel, “SPD’yi silahlı insansız hava aracı almaya ikna edemedim” sözleriyle açıklamasını tamamladı.