'Hükümet kurulmazsa kıyamet kopmaz'

'Hükümet kurulmazsa kıyamet kopmaz'
BURSA - Bursa'da hükümet kurma çalışmalarını değerlendiren Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Hükümet kurulamazsa o zaman da dünyanın sonu değildir,...

BURSA - Bursa'da hükümet kurma çalışmalarını değerlendiren Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Hükümet kurulamazsa o zaman da dünyanın sonu değildir, kıyamet kopmaz. Seçime gidilir" dedi. Bursa'ya gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş partisinin il teşkilatında yaptığı basın toplantısında, olası bir koalisyonda, partilerinin izleyecekleri yolu anlattı. Kurtulmuş, "Koalisyonda, bir pazarlık yaparak üç bakanlık sana beş bakanlık bana, şu genel müdürlük sana bu genel müdürlük bana şeklinde bir pazarlık konusuyla bir koalisyon yapma fikrinde değiliz. Bizim esas meselemiz sağlıklı bir koalisyonun ortaya çıkacağı bir ortam oluşturmak. Partiler arasında bütün görüşlerimizi paylaşacağız ve hangi partiyle ortak alanlarımız çoksa orada bir hükümetin kurulması tecelli olur. Mühim olan hangi bakanlığın pazarlığının yapıldığı değil, Türkiye’nin hangi istikamete gideceğine karar vermektir. Türkiye’yi hükümetsiz bırakmamak için parlamentodaki üç partiyle bu müzakereleri yapacağız. 45 günlük süre sonunda ortaya bir hükümetin çıkacağını ümit ediyoruz. Türkiye büyük çoğunluğun kabul edeceği bir hükümete kavuşacaktır. Ancak bu görüşmeler sonucunda ortaya bir sonuç çıkmazsa ve hükümet kurulamazsa o zaman da dünyanın sonu değildir, kıyamet kopmaz. Türkiye’de demokrasisinin işleyen kuralları vardır. O zamanda Türkiye için seçime gitmek kaçınılmaz olur. Koalisyon kurulurken bir parti bir tarafa diğer parti bir tarafa gidecek ama orta bir yerde buluşacak. Koalisyonda her parti her istediğini yapamayacak. Sadece koltuk sevdası ile koalisyon yapmayız" dedi. Açıklamalarında, Suriye’de yaşanan iç savaşa değinen Kurtulmuş, Türkiye’ye sığınan Suriyelilere yapılan yardım miktarını açıkladı. 4 yılda yapılan yardımların 6 milyar dolar olduğunu söyleyen Kurtulmuş şöyle devam etti: "AFAD, Kızılay ve diğer sivil toplum örgütleri üzerinden Suriyeli sığınmacıların derdine derman olacak her türlü faaliyeti ortaya koyduk. Ama uluslararası kuruluşların Suriye’de barışı nasıl sağlayacaklarına ilişkin bir perspektifinin olmaması Suriye’yi tam manasıyla eli silahlı örgütlerin cirit attığı bir yer haline getirmiştir. Gelinen noktada bir takım güçlerin güç mücadelelerinin aracı olarak kullanılan örgütler başta IŞİD olmak üzere Suriye’de neredeyse bir örgütler konfederasyonu oluşturacak seviyeye geldi. Türkiye Suriye halkını olduğu kadar Suriye’nin toprak bütünlüğünü de destekliyor. Burada bir asimile uygulanıyor. Burada bir örgütler konfederasyonu kurulmasına Türkiye asla seyirci kalmayacaktır." Provokasyonlara kimse müsaade etmesin Çin’de Uygur Türklerine yönelik yapılan baskılara değinen Kurtulmuş, Türkiye’de Çin baskısını protesto eden grupların bazı turistlere saldırmasının yanlış olduğunu ifade edip, "Oradaki Müslüman Türkler inançlarını istedikleri gibi yaşayabilirler. Çin’in özgür yurttaşları olarak hayatlarını devam ettirmeliler. Çin’in yaptığı Uygur-Sincan bölgesindeki bu asimilasyon politikalarına dünya seyirci kalmamalıdır. Türkiye olarak Uygur Türklerinin bu durumunu hassasiyetle takip ediyoruz. Ancak çakalların puslu havaları sevdiği bir ortamdan geçiyoruz. Dünyada Türkiye’nin başını belaya sokmak isteyen bir takım karanlık odaklar var. Bütün yurttaşlarımız Uygur Türklerine yapılan bu baskıları protesto ederken, Türkiye’nin sokaklarında provokasyonlara kimsenin müsaade etmesini istemiyoruz. Bir Türk’ün, Müslümanın hakkını korumak başka, bir insanın hakkını koruyorum diyerek başka bir insanı taciz etmek başkadır" dedi. "Şeytan taşlamaktan salavata duracak vakit bulamadık" Paralel yapıyla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğinin altını çizen Numan Kurtulmuş, "Maalesef Türkiye’de imtiyazların millete devrini sağlayamadık. Ama kusura bakmayın Türkiye’de Bürokratik oligarşi diye öylesine tahkim edilmiş bir yapı aldı ki Ak Parti, 2002’den bu yana gıdım gıdım mücadele ederek, hatta 2010’a kadar şeytan taşlamaktan salavata duracak vakit bulamadık. Türkiye yeni yeni ayakta durmaya başladı. Ama bizim bundan sonraki işimiz bütün imtiyazların halka devredildiği demokratik Türkiye’nin inşa edilmesidir. Ama bu örgütle mücadele sadece Ak Parti değil başka bir koalisyon bile kurulursa o hükümetinde mücadele etmek zorunda olduğu bur devlet meselesidir" diye konuştu. “Türkiye'de Müslümanlar huzur içinde iftar yapıyor” Ak Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından Emirsultan’da verilen iftar yemeğinde konuşan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin huzur ve barış içinde olduğunu söyledi. Türkiye kadar şanslı ve huzurlu olmayan nice Müslüman ülkesinin olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Dünyanın dört bir tarafında yaşayan Müslümanlar kendilerine verilen nimetlere şükretmek için ellerini açıp dua ediyor. Başlarına gelen musibetlerden kurtulmak için dua ediyor. Kimisi açlık ve kıtlık içinde yarım dilim ekmek, yarım çay ve yarım suyla iftarını açıyor. Kimisi iftar sofrasına nereden düşeceğini bilemediği bombalardan çocuklarını, eşini dostunu kurtarma telaşıyla iftarını açıyor. Mesela Doğu Türkistan’da Uygur-Sincan bölgesinde Müslüman öğrenci ve devlet memurları oruçlarını tutamıyor, zorla oruçlarını bozduruyorlar. Böyle bir çağda en temel özgürlük olan inanç özgürlüğünü insanlar elinde bulunduramıyor. Aynı şekilde Filistin ve Suriye’de insanlar inim inim inliyor. Filistin’de insanlar akşamları camilere hala kontrol edilerek giriyor. Dünyanın birçok yerinde sadece Müslüman oldukları için yapılan zulme göğüs germeye çalışıyorlar” dedi. “Türkiye aynı durumla karşı karşıya kalsa acaba biz nereye gidebiliriz?” Mısırda, seçilmiş cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin darbe sonucu hapse mahkum edildiklerini ve bir çoğunun idama çarptırıldığını hatırlatan Kurtulmuş, “Onlarda bu zulmü bertaraf etmek için çabalıyor. Sadece Türkiye’de Müslümanlar huzur içinde iftar yapıyor. Bu nimetlerin kıymetini bilmemiz gerekiyor. Suriye’den savaştan kaçarak gelen 2 milyon insan Türkiye’ye sığındı. Anadolu'da iftar sofralarında Suriyeli insanlar da bulunuyor. Bir an için düşünün. Türkiye aynı durumla karşı karşı kalsa acaba biz nereye gidebiliriz? Bize kim imdat elini açabilir? Onun için güçlü olmak zorundayız" diye konuştu.