Filistin Başmüzakerecisi Ureykat AA'ya konuştu
RAMALLAH (AA) - Filistin Başmüzakerecisi Saib Ureykat, geçen hafta BM Güvenlik Konseyi'nde reddedilen, bağımsız Filistin devletinin kurulmasını öngören tasarının, yeniden sunulması konusunda incelemeler için Arap Barış Planı İzleme Komitesinin on gün içerisinde toplanacağını belirtti.
BM Güvenlik Konseyi'nde reddedilen, bağımsız Filistin devletinin kurulmasını öngören tasarı ile ilgili olarak AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Ureykat şunları söyledi:
“On gün içerisinde Arap Barış Planı İzleme Komitesi ile toplantımız olacak. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Arabi ile görüşerek yakın bir tarihte toplantı düzenlenmesini istedi."
İşgalin sonlandırılmasını öngören tasarının, bütün durumlar göz önüne alınarak değişiklikler yapıldıktan ve Filistin yönetiminde söz sahibi kurumlara sunulmasının ardından, ortak bir Arap görüşüne ulaşılırsa tekrar BM Güvenlik Konseyi'ne sunulacağını kaydeden Ureykat, tasarıda önerilen değişikliliklere ilişkin "Bir çok noktada tartışma olacak ve tasarıda değişiklikler yapılacak. Bunları vakti geldiğinde konuşacağız" dedi.
Filistin yönetiminin Filistin halkının haklarını kazanmak ve 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması için mücadelede kararlı olduğunu vurgulayan Ureykat, "18 uluslararası anlaşma ve protokolün imzalanması, 7 odak noktası bulunan Filistin stratejisinin bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.
Odak noktalarından ilkinin Güvenlik Konseyi'ne gitmek olduğunu belirten Ureykat, "ABD yönetimi defalarca BMGK'ya gitmenin bir yol olmadığını ve 9 oy alsak dahi veto hakkını kullanacağını söyledi. Bu bizim hakkımız. İkinci olarak da geçen hafta Cenevre sözleşmesine taraf olan ülkeler Filistin hakkındaki anlaşmaları yürürlüğe koyma kararı almıştı" diye konuştu.
"Üçüncü olarak Abbas ile BM Genel Sekreteri arasında Filistin halkına uluslararası koruma sağlanması için bir düzenleme çalışması imzalanmasını istiyoruz" diyen Ureykat şöyle devam etti:
"Uluslararası cezaya dayanan uluslararası sözleşmelerin imzalanması da dördüncü odak noktamızdır ki biz 18 tane anlaşmayı seçtik. Bizler çatışma ve baskı istemiyoruz, bunun için anlaşma imzalanması ve dilekçe verilmesi gerekir. İki ay sonra Filistin, Uluslararası Ceza Mahkemesine tam üye olacak. İlk açacağımız dava Gazze’ye yapılan son saldırı, zaman aşımına uğramayan Yahudi yerleşimleri, ayrım duvarı, arazilere el konulması, toprakların çoraklaştırılması, ağaçların sökülmesi ve saldırılar olacak."
Bir diğer odak noktasının da İsrail ile ilişkilerin tanımlanması olduğunu kaydeden Ureykat, "İsrail’in üç maddeli bir stratejisi var; ilk olarak yetkisiz yetki istiyorlar ve emniyet yetkilerini elimizden almayı başardılar. İkinci olarak bedelsiz bir işgal istiyorlar, üçüncü olarak ise Gazze’nin kuşatma altında olmasını ve Filistin halkının dışında kalmasını istiyorlar. İsrail’in Gazze’ye başlattığı saldırı Hamas’a karşı değil Filistin ulusal projesine karşı yapıldı" dedi.
Bölünmenin son bulması ve Filistin milli birliğinin temsil edilmesinin de odak konularından biri olduğunu ifade eden Ureykat, "Hamas yada herhangi bir Filistinli grup terörist değildir. Hiç kimse Hamas yada diğer bir grubu dışlayamaz. Bizler anlaşmazlığa düştüğümüzde silahlarla çare aramayacağız. Yedinci konu direncin güçlendirilmesi, işgale karşı halk direnişinin ve Filistinli kurumların inşa edilmesi. Güvenlik Konseyine gitmemiz ve uluslararası sözleşmelerin imzalanması. Bu diğer adımlarla paralel bir çalışmadır" ifadelerini kullandı.
“Filistin’in 522 kurum ve anlaşmaya katılma ve imzalama hakkı vardır. Bizim önceliğimiz oylama ihtiyaç olmayan kurumlara ve anlaşmalara katılmaktır çünkü biz kimseyle karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Biz Filistin devletini oluşturan unsurların kurulmasına yoğunlaşıyoruz. Dünyaya Filistin devletinin yükseldiğini, geleceğinin herkes için devamlı barış ve emniyetli bir devlet olacağı fikrini vereceğiz. Kadın ve çocuk hakları ile Filistin devletinin içeriğinin nasıl olacağına yoğunlaşıyoruz. Uluslararası anlaşmalara uymaya özen göstereceğiz" ifadelerini kullanan Ureykat, İsrail’in Filistin’in 18 protokol ve anlaşmaya katılmasına tepki olarak vergi fonlarının transferini reddetmesine ilişkin, “ Bizim özgürlüğümüz ve geleceğimiz hiç bir fiyatla kıyas edilemez. Eğer Netanyahu finansal baskı ve uluslararası terör uygulamaları ile bize boğun eğdireceğini sanıyorsa yanılıyor. Gazze’de 12 bin kişiyi katlederek, insanları yaralayarak, evleri yıkarak, tutuklamalarla ve Muhammed Ebu Hudayr’ı yakarak zaten yapacağını yaptı. İsrail’in transferini reddettiği para bizim malımızdır. İsrail bizim paramızı topluyor ve yüzde %3’ünü alıyor bu korsanlıktır. 130 milyon dolara el koyması, okulları ve hastaneleri kapatması, anne ve babaların görevlerini yerine getirmesini engellemek toplu bir cezalandırmadır.”
İsrail'de yayın yapan Haaretz gazetesinin ismini vermediği bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, İsrail geçen ay Filistinli’lere ait vergi gelirini dondurma kararı aldı.
Gazete bu kararın gerekçesi olarak Filistin Devlet Başkanı Abbas'ın geçen hafta aralarında Filistin'e İsrail'i Filistin halkına karşı işlediği suçlardan ötürü dava edebilme imkanı veren Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) kurucu temel anlaşması Roma Sözleşmesi'nin de bulunduğu uluslararası anlaşmalara katılma belgesini imzalamasını gösterdi.
Ureykat bu kouya ilişkin de "Filistin yönetimi yakında toplanıyor. İşgal yönetiminin bütün sorumluluklarını üstlenmeye davet edilmesi şeklinde bir karar alınabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Bunun yönetimin dağıtılması anlamına gelmediğini belirten Ureykat, "Filistin yönetimi Filistin halkını işgalden bağımsızlığa taşımak için doğdu. Şimdi Netanyahu yönetimi yetkisiz, işgali de maliyetsiz istiyor" diye konuştu.
"Abbas'ın imzaladığı anlaşmaların boyutlarını en iyi İsrail'in bildiğini" savunan Ureykat, "Onlar bizi işgal altında bir halk olarak UCM'de yargılayamayacaklarını biliyor. Yasalar bize işgale direnmeyi sağlıyor" ifadesini kullandı. Ureykat ayrıca 2015'in Filistin yılı olacağını iddia etti.
BM Güvenlik Konseyi'nde yapılan oylamada, 1967 sınırlarına göre başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulmasını öngören tasarıya ABD ve Avustralya ret oyu vermiş, İngiltere, Litvanya, Nijerya, Güney Kore ve Ruanda çekimser kalmıştı. Fransa, Ürdün, Şili, Arjantin, Çad, Lüksemburg, Çin ve Rusya'nın evet oyu kullandığı tasarının kabulü için gerekli 9 oy sağlanamamıştı.
Bunun üzerine Abbas, aralarında Uluslararası Ceza Mahkemesinin kurucu temel anlaşması Roma Sözleşmesi'nin de bulunduğu uluslararası 18 anlaşmaya katılma belgesini imzalamıştı.
BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) beş geçici üyesinin değişmesi, İsrail'in işgal ettiği Filistin topraklarından çekilmesini öngören tasarının yeniden sunulması halinde gerekli 9 destek oyunu alabileceği umudunu arttırıyor.
Filistin’in aylık yaklaşık 175 milyon dolara ulaşan ithalat ve ihracattan elde ettiği gelirin vergisine İsrail tarafından el konuluyor. İsrail, daha sonra söz konusu miktarı Ramallah’taki Filistin hükümetine teslim ediyor. Filistin yönetimi, ayda yaklaşık 170 milyon dolar tutarındaki gelirle 175 bin memurun maaşını ödüyor.