"DAEŞ adı altında İslam’a savaş açmak istiyorlar"
KUDÜS (AA) - Eski Kudüs Müftüsü ve Mescid-i Aksa İmamı İkrime Sabri, DAEŞ adı altında İslam’a savaş açılmak istendiğini belirtti.
AA muhabirine konuşan Sabri, İsrail'in DAEŞ'le arasında bağlantı varmış gibi göstermeye çalışarak Hamas'ı vurmak istediğini ifade ederek, "DAEŞ adı altında İslam’a savaş açmak istiyorlar. Gazze’de olup bitenlerle DAEŞ’in hiçbir alakası yoktur. Hamas’ın ne DAEŞ ne de Sina’da olup bitenlerle bir alakası var. Buradaki asıl gaye Hamas’ı DAEŞ ve Sina’daki olaylarla ilişkili göstererek hedef tahtasına oturtmaktır" dedi.
İşgal ordusu tarafından Gazze’de insanlığa karşı düzenlenen saldırının üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatan Sabri, "Gazze'de binlerce insan canından oldu. Camiler, hastaneler, okullar ve evler yıkıldı. Saldırının üzerinden geçen bir yıla rağmen Gazze’deki acı durum hala devam ediyor. Gazze hala abluka altında ve yıkılan evler imar edilemiyor. Mısır rejimi de İsrail ablukasına katılarak Gazzelilere diz çöktürmek istiyor. Gazze halkına bu savaşı kaybettirmek istiyorlar. Halbuki Gazze bu savaşı onuruyla kazanmıştır" diye konuştu.
-"BM’ye fazla ümit bağlamamak lazım"
Biran önce ablukanın kalkması ve Gazze’nin içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan çıkması gerektiğini belirten Sabri, şöyle devam etti:
"İnsanlık bunu asla kabul edemez. Bu abluka en yakın zamanda kalkmalı. Gazzeliler yıkık okullarda ve evlerde darma dağınık şekilde değil, insana yakışır şartlarda yaşayabilmeli. Kahire’de geçen yıl Gazze’nin imarı için bir toplantı yapıldı ve yardım sözleri verildi ancak bu sözler henüz yerine getirilmedi. Bunun mesuliyeti hem katılımcı ülkeler hem de Birleşmiş Milletler'e (BM) aittir. Bu olay BM’nin ne kadar zayıf olduğunu da ortaya koydu. Dünya kamuoyu maalesef Gazze’nin değil, İsrail’in yanında yer aldı. BM’ye fazla ümit bağlamamak lazım. BM’nin İsrail’e karşı bir zafiyeti var. Gazze’nin yeniden imarı meselesini İslam ülkelerinin kendilerinin üstlenmesi gerekir."
Gazze'nin neredeyse her 2 yılda bir İsrail saldırısına uğradığını belirten Sabri, "Son Gazze saldırısından bir önce yapılan saldırıda yıkılan evler henüz yapılmadı. Bunun hedefi Gazze’lileri pes ettirerek Hamas’ı bitirmektir. Gazzelilere böyle bir bir komplo var ve maalesef bazı Arap ve İslam ülkeleri de buna katılmış durumdadır" değerlendirmesinde bulundu.
-"Kudüslüler göçe zorlanıyor"
İsrail'in Kudüs’e dair ana planınını tüm şehri Yahudileştirmek olduğunun altını çizen Sabri, Kudüslülerin çeşitli yöntemlerle göçe zorlandığını belirtti. Sabri, İsrail’in 2020 planı olarak bilinen bir çalışması olduğunu ve bunun neticesinde Kudüs’teki Filistinlilerin sayısını azaltarak Yahudiler karşısında azınlık konumuna düşmesinin sağlanmak istendiğini kaydetti.
Muhammed Ebu Hudayr (16) isimli Filistinli gencin Yahudi yerleşimcilerce Doğu Kudüs'teki evinin önünden kaçırılıp yakılarak şehid edilmesinden bu yana şehirde olayların durulmadığını ifade eden Sabri, "İşgalciler buradan gitmedikçe şehrin Yahudileştirme planı da maalesef devam etmekte" dedi.
Eski Kudüs Müftüsü Sabri, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kudüslü Müslümanlar olarak burayı terk etmemek için direnmemiz ve haklarımızdan vazgeçmememiz lazım. Aynı zamanda Mescid-i Aksa, kutsal mekanlar ve eğitim kurumlarına sahip çıkmamız lazım. İslam ülkelerinin de bu konuda yanımızda durmaları gerekir. Çünkü Kudüs sadece Filistinlilerin değil tüm Müslümanlarındır. Bu yüzden Kudüs’e sahip çıkmak müşterek bir sorumluluktur."
-"İsrail bayramdan sonra Aksa’ya yönelik bazı planları hayata geçirmek istiyor" -
İsrail, "Bu ramazan’da birçok kolaylık sağlayacağını söylemişti. Bunu söylemek zaten İsrail’in suçlu olduğunu gösteriyor" diyen Sabri, şunları kaydetti:
"Sağlayacağınız kolaylıklardan bahsediyorsanız, demekki zorluklar çıkardığınızı da kabul ediyorsunuz. Buna rağmen bahsettiği kolaylıklardan bile vazgeçti. Kadir Gecesi’nde Aksa’ya gelecek Müslümanlara karşı kısıtlamalar getirdi. İşgalin hedefi, kutsal yerlere müdahale etmek ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamaktır. İsrail, Ramazan Bayramı'ndan sonra Aksa’ya yönelik bazı planları hayata geçirmeyi planlıyor. Bizim buna karşı hazırlıklı olmamız ve Aksa’yı boş bırakmayarak bu planlara karşı durmamız gerekir."
Sabri, Türkiye hükümeti ve halkının Kudüs ile Mescid-i Aksa’ya sahip çıkan tutumundan dolayı müteşekkir olduklarını sözlerine ekledi.