• BIST 93.368
  • Altın 229,253
  • Dolar 5,7601
  • Euro 6,6112
  • Berlin 9 °C
  • Frankfurt 11 °C
  • Paris 14 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 19 °C
  • İzmir 23 °C
  • Stockholm 6 °C

"Başkanlık sistemi bizim genetik yapımıza uygun"

"Başkanlık sistemi bizim genetik yapımıza uygun"
TBMM (AA) - COŞKUN ERGÜL - Eski TBMM Başkanı, AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan, en kıdemli ve en uzun süre görev yapan milletvekili olarak...

TBMM (AA) - COŞKUN ERGÜL - Eski TBMM Başkanı, AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan, en kıdemli ve en uzun süre görev yapan milletvekili olarak 24. Dönem Parlamentosu'na veda edecek.

Bu dönemin sona ermesiyle birlikte, birçok eski ve yeni bakan ile milletvekili Meclis'e veda etmeye hazırlanıyor. Bunlar arasında en kıdemli ve en uzun süre görev yapmış milletvekili, AK Parti'li Köksal Toptan. Toptan, 38 yıl önce 1977 seçimlerinde milletvekili seçildi; 16. Dönem'den itibaren, 21. Dönem hariç aralıksız bütün parlamentolarda yer aldı. Köksal Toptan, milletvekilliğinin yanı sıra, Devlet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve son olarak TBMM Başkanlığı yaptı.

Toptan, "ilk milletvekili seçildiği dönemle bugünkü dönem karşılaştırması, başkanlık sistemi, yeni Anayasa, siyaset sonrası neler yapacağı" konuları üzerinde AA'nın sorularını yanıtladı. 

Köksal Toptan'a yöneltilen sorular ve cevapları şöyle:

Soru: 38 yıldır siyasettesiniz, siyasette bu kadar uzun süre kalmanın sırrı nedir acaba?

Toptan: Bir sırrı yok. Bu kadar süre kaldık, doğru mu yaptık yanlış mı yaptık bilmiyorum ama günü ve kendisi ile barışık bir insanım. Bu nedenle yaptığım işi keyifle, zevkle ve severek yaparım. Avukatlık mı siyaset mi derseniz, siyaset yönüm ağır bastı, mesleğim olan avukatlık biraz geri plana kaldı. Bugüne kadar hep siyasetle meşgul oldum; demek ki siyaset de bizi sevdi, biz de siyaseti sevdik bugünlere geldik.

Soru: 38 yıl önceki siyasetle bugünkü siyaseti karşılaştırırsak, nasıl bir tablo ortaya çıkar?

Toptan: Milletvekilliğimin, hatta siyasete atıldığım dönemin ilk yıllarında siyaset daha amatördü. Siyaset 1980 darbesi sonrası biraz profesyonelleşti. 1980 öncesi siyaseti bilen kuşaklarla konuşursanız, o dönemin özlemi içerisinde olduklarını hissederseniz. O dönemler aslında Türkiye'nin çok zor dönemleriydi; bir taraftan anarşi vardı, diğer taraftan Anayasa'dan kaynaklanan nedenlerle Cumhurbaşkanı seçilemiyordu, sık sık hükümetler değişiyordu. Ancak bütün bunlara rağmen o günün siyasetinin daha keyifli olduğunu söylemek yanlış olmaz.

-  "Para siyasetin içerisine girdiği zaman orada hoş sonuçlar çıkmıyor"

Soru: 1980'dan sonra siyaset profesyonelleşti derken neyi kastettiniz?

Toptan: Siyaset amatör özelliğini kaybetti, siyasetle iş ilişkileri çok fazla iç içe girdi. Siyasi Etik Kanunu'nu bir türlü çıkaramadık. Milletvekillerinin avukatlık, üniversitede hocalık yapması yasak ama müteahhitlik yasak değil, böyle garip çelişkiler var. Para, siyasetin içerisine girdiği zaman orada hoş sonuçlar çıkmıyor, siyasetin saygınlığı ciddi şekilde zedeleniyor ve siyaset kurumuna karşı bir soğuma meydana geliyor.

Soru: 34 yaşında ilk milletvekili seçildiğinizde neler hissetmiştiniz, o zamanki duygularınızı alabilir miyim?

Toptan: Olağanüstü bir şeydi. Siyasete 1963 yılında (20 yaşında) İstanbul Gaziosmanpaşa Adalet Partisi Gençlik Kolu Başkanı olarak başladım. Meclis'e ilk olarak 1965 yılında, Zonguldak Milletvekili Talat Asal'dan rahmetli babam için ricada bulunmak için gelmiştim. O zaman Meclis beni çok etkilemişti. O zaman, 'ah ben de bir gün gelsem' diye hep içimden geçirirdim. Milletvekili olmak müthiş bir heyecandı. Sesini radyolardan duyduğumuz, meydanlarda gördüğümüz kişilerle aynı sıralarda oturmak, aynı koridoru paylaşmak heyecan vericiydi. Rahmetli İhsan Sabri Çağlayangil'le koridorda karşılaşmak bile çok büyük mutluluktu.

- "Siyaset 1980 öncesi daha keyifliydi"

Soru: Siyaset o zaman mı daha zordu, yoksa şimdi mi daha zor?

Toptan: Bence o zaman daha zordu ama daha keyifliydi. 12 Eylül 1980 sonrası bazı alışkanlıklar siyaseti, yapanlar için de yaptıranlar için de kolaylaştırdı ama bana göre Türk siyaseti o zamanın heyecanını kaybetti. Ön seçim önemli bir mekanizmaydı; partiler, Adalet Partisi, CHP, Milli Selamet Partisi ve MHP okullaşmıştı, kendi geleneklerini yaratıyorlardı. Adalet Parti'li bir milletvekilinin ya da bakanın yaptığı bir yanlışı düzeltmek için, CHP'den önce Adalet Partisi teşkilatları ayağa kalkardı, direniş gösterirdi. Bunu kaybettik ve bir daha yakalayamadık. CHP'nin yaptığı ön seçim mekanizmasını genelleştirmek lazım. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Başbakan olduğu dönemde, muhalefete dar bölgeli seçim sistemini önerdi. Bu Türkiye'nin ve siyasetin kurtuluşu idi. Ben, 'muhalefet partileri şiddetle bunu savunur ve üstüne atlarlar' diye hesap ettim ama eldeki seçim sonuçlarına bakarak yaptıkları değerlendirmeyle buna muhalefet ettiler ve olmadı. Ben siyasetin kurtuluşunu yine onda buluyorum. 1991'de denediğimiz tercih sistemi revize edilerek, daha iyileştirilerek korunabilirdi ama maalesef bu imkanı da kaybettik. Bu seçim sistemi çok yanlış.

Soru: Başkanlık sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz, Türk tipi bir Başkanlık sistemi olabilir mi?

Toptan: Başkanlık sistemine taraftarım, bu sistemin bizim genetik yapımıza uygun olduğuna inanıyorum. Burada sorun bana göre sistem değil, sistemin omurgasını nasıl kuracaksınız. Sistem ister parlamenter olsun, ister başkanlık olsun, ister yarı başkanlık olsun; burada önemli olan kuvvetler ve erklerin ayrılığıdır. Kuvvetler ayrılığını koruyamıyorsanız, o sistem demokratik değildir zaten. Bence Türkiye'de tartışma, yanlış zeminde yapılıyor.  

Soru: Başkanlık sistemi neden bizim yapımıza en uygun sistem?

Toptan: Biz öyle gelmişiz. Ailede de babanın lafı geçer. Osmanlı İmparatorluğu'ndan, hatta eski Türklerden tevarüs eden bir gelenektir o; han, hakan, padişah; öyle gelmişiz hep. Atatürk gelmiş, Atatürk'ten sonra Menderes gelmiş, sonra Demirel, Özal, Erdoğan... Yani böyle bir gelenekten geliyor Türk insanı. O nedenle bizim genetik yapımıza uygundur. 

- "Siyaset kitabı yazacağım"

Soru: Yeni dönemde Anayasa değişmeli mi?

Toptan: Kesinlikle değişmeli ancak Anayasa yapımı için takip ettiğimiz yol yanlıştır. Anayasa'nın bütün maddeleri üzerinde uzlaşma aramak, işi çıkmaza götürüyor. Benim 2005'ten beri önerdiğim şudur: 'Türkiye yeni bir Anayasa yapmalıdır, bunun için Anayasa yapımcısı bir Meclis kurmalıdır.' 150 kişilik bir Meclis ve işi yeni Anayasa yapmak olacak. Parlamento bir kanun çıkarmalı ve Anayasa yapımcısı ikinci bir Meclis kurmalı; bunun 100 kişisi seçimle gelmeli, 50 kişi de toplumun değişik kesimlerinin temsilcisi olarak gelmeli. Meclis'e, 'sana iki sene veriyorum, yeni Anayasa'yı yap, bitir' denmeli. Bunun dışında Türkiye'nin Anayasa yapma şansı yoktur. 

Soru: Milletvekilliği sonrasındaki planınız nedir, torun mu seveceksiniz?

Toptan : Meclis konuşmalarımı kitap haline getirdim, o yayınlandı. Bu konuşmalar dışında bir siyaset kitabı yazmak istiyorum, gençlerin bu kitabı okumasını isterim. Başkanı olduğum Türkiyem Vakfı'nın çalışmalarına ağırlık vereceğim. Yapmak isteyene Türkiye'de iş çok. Elimi kolumu bağlayıp bir yerde oturmam, Cenabı Allah ömür verdiği müddetçe bu millete karşı olan borcumuzu ödemeye çalışırız. Ben Rize'nin bir köyünde doğan, orada okula başlayan çok küçük dereceli bir memurun oğluyum. Bir çok görevlerde bulundum, 61 gün de Cumhurbaşkanlığı vekilliği yaptım, daha ne isterim. Milli Eğitim Bakanlığı dönemimde; açıköğretim lisesini, üniversitelerde ikinci öğretimi kuran, öğretmenlerin ek ders ücretlerini maaşlarına yakın seviyeye kadar çıkaran, 24 üniversiteyi kuran benim. 

- "Babamın geldiğim hiçbir makamı görememesi beni üzmüştür"

Soru: Siyasete girdikten sonra "Keşke siyasete girmeseydim de şu işi yapsaydım" dediğiniz ya da pişmanlık duyduğunuz anlar oldu mu?           

Toptan: Hiç olmadı. Rahmetli babam benim siyaset yapmamı çok istiyordu ama geldiğim hiç bir makamı göremedi. Beni en çok üzen budur, o içimde ukdedir. 

Soru: Siyaset dışında bir uğraşınız var mı?

Toptan: Bazı meraklarım var; baston, tespih ve pul koleksiyonum var. Türkiye'nin önemli özel kütüphanelerinden birine sahip olduğumu zannediyorum, 10 bin civarında kitabım var. 

Soru: Gençlere bir tavsiyeniz olur mu?

Toptan: Siyasetin objesi insan. Sadece kendi seçmenini değil, insanı sevmeliler. Kendisine gelen insanın partisine bakmamalı, sormamalılar, o çok incitici olur. Ben siyaset yaptığım 50 seneyi aşkın sürede hiç bir gün sormadım. İnsan size geliyorsa zorda olduğu için geliyordur. Siyasetçi sanatçı gibidir. Seçmeni ile karşı karşı geldiği zaman, sahnedeki insan gibi dikkatli hareket etmek zorundadır. Siyaset zor bir iştir ve severek yapılmalıdır. Siyasetçi, yarın bir gün birbirinin yüzüne bakamayacağı söz ve davranışlardan da kaçınmalıdır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05