Avukatlardan Metin Feyzioğlu'na şok protesto

Avukatlardan Metin Feyzioğlu'na şok protesto
Kendisine plaket verilmesi için çağrılan Ankara Barosu saymanı Mahmut Karatekin, TBB Başkanı Metin Feyzioğlu'nu protesto ettiğini açıklayarak plaketi...

Kendisine plaket verilmesi için çağrılan Ankara Barosu saymanı Mahmut Karatekin, TBB Başkanı Metin Feyzioğlu'nu protesto ettiğini açıklayarak plaketi masaya bıraktı. VAN'da yapılan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Mali Genel Kurulu'nda konuşan TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, adalet mekanizmasına güvendeki büyük düşüş ve siyasi atmosferin hiç olmadığı kadar kutuplaşmasının, avukatları sistemdeki aksaklığının mağduru yaptığını söyledi. Önceki dönemlerde TBB kurullarında görev yapan avukatlara plaket dağıtımında, Ankara Barosu saymanı Mahmut Karatekin TBB Başkanı Feyzioğlu'nu protesto ettiğini belirterek plaketi masaya bıraktı. TBB'nin 33'üncü Olağan Mali Genel Kurul toplantısı Van'da başladı. Bir otelde yapılan toplantıya TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, Van Büyükşehir Belediye Başkanı Avukat Bekir Kaya, CHP eski Genel Sekreteri Önder Sav, tüm illerin baro başkanları, delege ve avukatlar katıldı. Mali Genel Kurulu'nda konuşan Feyzioğlu, geçen süre içinde avukat meslektaşlarının dövüldüğünü, saldırıya uğradığını, fiili saldırılara maruz kaldıklarını, özel güvenlik görevlileri tarafından hastanelik edildiklerini söyledi. Türkiye'de örgütlü gücü bulunan ve haklarının peşinde koşan avukatların birçok sorunla karşılaştığını belirten Feyzioğlu, şöyle devam etti: "Bir ülkede avukatların başına bunlar geliyorsa avukat olmayanların başına nelerin geldiğini artık tahmin bile edemiyoruz. Bu saldırılara karşı barolarımız omuz omuza mücadele etmektedir. Adalet mekanizmasına güvendeki büyük düşüş ve siyasi atmosferin hiç olmadığı kadar kutuplaşması, avukatları sistemin aksaklığının mağduru yapmaktadır. Barolarımız her meslektaşımızın başında bir polis bulunmasını sağlayamaz ama esasa müessir olan çözüm kuşkussuz adalet mekanizmasını adalet dağıtır hale getirmek ve toplumdaki keskin dili sona erdirmek olmalıdır." Haklarında dava açılan baro başkanlarının dava tarihlerini açıklayan ve hepsini izleyeceklerini anlatan Feyzioğlu, 77 milyon kişinin insan hakları ve katılımcı çoğulcu demokrasinin sağladığı eşit vatandaşlık paydasında zulmün her türlüsünden arındırılmış ülkelerinde yaşayacaklarını söyledi. Feyzioğlu, şöyle devam etti: "Bu tarihi kucaklaşmayı sağlayacak olan ortak lisan şu an sadece biz hukukçuların sahip olduğu lisandır. Bu lisan, hak, hukuk, adalet ve demokrasinin evrenselleşmiş ilkeleri ve hukukun üstünlüğüdür. Türkiye’nin her yerinde aynı insan hakkı için mücadele etme kararlılığı içindeyiz. Türkiye Barolar Birliği hiç bu kadar önemli bir tarihi sorumluluğun altına girmemişti. Bu tarihi sorumluluğu el birliğiyle götürmekten onur duyuyorum." FEYZİOĞLU PROTESTO EDİLDİ Konuşmaların ardından önceki dönemlerde TBB kurullarında görev yapan avukatlara plaket verildi. Bu sırada kendisine plaket verilmesi için çağrılan Ankara Barosu saymanı Mahmut Karatekin, TBB Başkanı Feyzioğlu'nu protesto ettiğini açıklayarak plaketi masaya bıraktı. Karatekin yaptığı konuşmada, "Baroların seçimlerine karışmayan, barolar arasında ayrım yapmayan, odasının bulunduğu katı güvenlik çemberi içine almayan, siyasi ikbal yerine, mesleğin ve meslektaşların sorunlarıyla ilgilenen bir barolar birliği başkanı özlüyorum. Bu düşüncelerle bu plaketi kabul etmem kişiliğime, meslek etiğime, inandığım değerlere aykırı olacaktır. Bu nedenle bu plaketi sayın barolar birliği başkanına aynen iade ediyorum. Saygılar sunuyorum" diyerek kendisine verilen plaketi yönetim kurulu üyelerinin bulunduğu masaya bıraktı. Karatekin'i bazı meslektaşları alkışlayarak destekledi. TBB 33'üncü Olağan Mali Genel Kurulu diğer gündem maddelerinin görşülmesiyle devam etti. FEYZİOĞLU'NA ELEŞTİRİ Van'da yapılan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Mali Genel Kurulu Toplantısı'nda konuşan Ankara Barosu Başkanı Avukat Hakan Canduran son yıllarda yaşanan olayların Cumhuriyet tarihi boyunca hiç yaşanmadığını söyledi. Canduran, yasal dayanağı olmayan ve birçok aydın, gazeteciyi, askeri, muhalif bireyleri hedef alan davalar ve haksız tutuklamalar ile gözaltılar olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Yargının önce bir cemaate teslim edilmesi, sonra çıkar çatışması nedeni ile cemaatin tasfiyesi ve nihayetinde yargının tamamen siyasallaşması bu akıl almaz olayların başında gelmektedir. Ceza kanunu ve ceza muhakemeleri kanunu altı üstüne getirilmiş, tüm sistem anlaşılmaz bir şekilde değiştirilmiştir. Hakimler birbirlerinin kararlarını 'yok' hükmünde sayar hale gelmiştir. Hakim ve savcılar bağımsız olmaları gerekirken siyasallaşmış ve olaya kişiye göre farklı uygulamalar geliştirmişlerdir. Artık Türkiye'de iktidara yakın olan bir şüphelinin yargılanması söz konusu bile değildir. Nitekim düne kadar yaptıkları koalisyon nedeniyle hukuk üstü güçler ile donattıkları özel yetkili savcılar 17-25 Aralık operasyonlarında görev alınca meslekten ihraç edilmiştir. İktidarı eleştiren kişiler hakkında ise halen adeta engizisyon dönemindeki gibi yargılama yapılmakta tüm savunma hakları kısıtlanmaktadır." BARO SEÇİMLERİNE MÜDAHALE ETTİ Konuşmasında TBB Başkanı Metin Feyzioğlu'nu da eleştiren Canduran, yapılan çalışmalar sırasında meslektaşlarının sorunlarından uzak durduğunu söyledi. Canduran, mesleğe dair bahsettiği sıkıntılara rağmen Barolar Birliği'nin 2015 yılı için hazırladığı asgari ücret tarifesinde avukat ücretlerinde herhangi bir ücret tarifesinde öngörmediğini söyledi. Feyzioğlu'nun Ankara Baro Başkanı olduğu dönemde yaptığı bir konuşmayı hatırlatan Canduran, "Sayın Birlik başkanı Ankara Barosu Başkanı iken barolar birliğinin 31. olağan genel kurulunda "Baroların, Türkiye Barolar Birliği'nin vesayeti altında olmadığını da bir kez daha bilgilerinize sunmak istiyorum" sözleri ile önceki birlik başkan ve yönetimine eleştiri ve serzenişlerini sunmuştu. Sanırım bu durum Ankara Barosu Başkanlarının makus kaderi haline geldi ki ben de birlik başkanıma serzenişte bulunmak durumundayım. Türkiye Barolar Birliğinin görevleri kanunumuz ile belirlenmiş olduğu halde, sayın başkan yetkilerini aşarak baroların iç işlerine karışmaya kalkmıştır. Sayın başkan birlik başkanı olarak Ankara Barosu seçimlerine doğrudan müdahale etmiştir" dedi. 'PARALEL YAPI KİMSENİN GAZOZUNA İLAÇ KATMADI, BİRLİKTE YAPTILAR' Daha sonra konuşan İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ise şunları söyledi: "12 yıldır anayasaya aykırı olarak devlet gücünü ve iktidarını o paralel yapıyla paylaşan besleyip büyüten bugünlere getiren o siyasi iktidar ve paralel yapı, birlikte isteyerek kol kola ülkeyi ve hukuku bu hale getirdiler. Alsınlar kına yaksınlar. O paralel yapı kimsenin gazozuna ilaç katmadı, her şeyi isteyerek birlikte yaptılar. Ve o günlerde malesef yargı vesayeti aldatmacası altında herkesin koruyucusu olan yargısal kalkanı, hukuk güvencesini yok edenler, o zamanlar rahmetli Türkan Saylan'ın evinin basılmasını bir demokrasi destanı olarak görenler, tutuklamaları alkışlayanlar bugün kendilerine çarpan bu hukuksuzluk dalgalarında yalancı çobanlar gibi bağırmaktadırlar. Şimdi onları yapanları kısa bir süre sonra aynen bağıracağı gibi. Şimdi geldiğimiz noktada şu soruyu soruyorum herkese. Bundan böyle bizi, beni, sizleri, hukuktan kim koruyacak. Malesef böyle bir perişanlık içerisindeyiz. Geçen günü Danıştay'n yıldönümü vardı ama kimse kimseyi kandırmasın geçen seferki tören Danıştayın kuruluş yıldönümü değil, geçen sene ile başlatıyorum ikinci bitiriliş yıldönümünü kutladılar kendi içlerinde. Böyle bir ortamda Türkiye Barolar Birliğini temsilen TBB Başkanına konuşma yaptırılmaması avukatların bugün onuru haline gelmiştir. Bizim artık orada konuşacak bir şeyimiz yok. Ama o Danıştay ve Danıştay Başkanı üzerinde taşıdığı cübbenin ne anlama geldiğini niçin düğmesinin olmadığını, kimsenin önünde niye kapanmayacağını, kimsenin önünde niye eğilmeyeceğini oturup bir kez daha düşünsün. Biliyorsunuz ikide bir bir söylem var 'Cübbeni çıkar da gel' ben bir gün bu onurlu cübbeyi geçici olarak çıkarır gelirim, hepimiz çıkarır geliriz. Kaçacak delik ararsınız. Ama siz bu onurlu cübbeyi hiçbir zaman giyemezsiniz. Buradan hakimlere ve savcılara sesleniyorum. Ey savcılar avcı değil savcı olun. Birilerinin talimatı ile hareket etmeyin. Bir takım yapıların değil Cumhuriyetin savcısı olun. Hakimlere de sesleniyorum bu tür dönemlerde korkmak, çekinmek bir mazeret olamaz. Pakistan'daki, Mısır'daki hakim savcılar kadar en azından olmak zorundasınız. Size o yetkiyi siyasi iktidar değil anayasamızın 9'uncu maddesi veriyor. Türk milletine layık olun." Yapılan konuşmaların ardından Mali Genel Kurulu basına kapalı olarak devam etti.