Almanya’da Suriyeliler için kritik süreç: Yüz binlerce kişinin koruma statüsü yeniden incelenebilir
Almanya’da yüz binlerce Suriyelinin koruma statüsünü etkileyebilecek geniş çaplı bir inceleme gündemde. Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’ne (BAMF) sonbahar aylarında Suriyelilerin koruma statülerini daha kapsamlı biçimde gözden geçirmesi yönünde talimat vermeye hazırlandığı bildirildi. RND’nin Federal Meclis’teki CDU’lu iç politika uzmanlarına dayandırdığı habere göre süreçte ilk olarak yalnız yaşayan genç erkeklere ağırlık verilmesi planlanıyor.
Dobrindt, hafta başında yaptığı açıklamada, Suriye’de kendi geçimini sağlayabileceği değerlendirilen yalnız yaşayan genç erkeklerden Almanya’yı terk etmelerinin yakında istenebileceğini söylemişti. Ancak koruma statüsünün kaldırılması, kişinin otomatik olarak Almanya’dan sınır dışı edileceği anlamına gelmiyor. Her dosyanın ayrı ayrı incelenmesi ve oturum hakkının ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Almanya’da yarım milyondan fazla Suriyeli koruma altında
Almanya’da yaşayan Suriyelilerin sayısı 900 binin üzerinde. Yaklaşık 250 bin kişi ise bu süre içinde Alman vatandaşlığı aldı.
Haziran 2026 sonu itibarıyla 4 bin 219 Suriyeli iltica hakkına sahipti. Cenevre Sözleşmesi kapsamında mülteci statüsü bulunanların sayısı 262 bin 208, ikincil korumadan yararlananların sayısı ise 283 bin 981 olarak kaydedildi. Buna yaklaşık 17 bin kontenjan mültecisi de eklendiğinde, Almanya’da tanınmış bir koruma statüsüne sahip Suriyelilerin sayısı yarım milyonu aşıyor.
Halle-Wittenberg Martin Luther Üniversitesi Kamu Hukuku Profesörü Winfried Kluth’a göre bu kadar büyük bir dosya yükünde incelemelerin belirli gruplara öncelik verilerek yürütülmesi mümkün. Kluth, Federal İçişleri Bakanı’nın BAMF’a talimat verme yetkisinin bulunduğunu belirtiyor.
CDU’lu iç politika sözcüsü Alexander Throm da incelemelerde çalışmayan ve sosyal yardım alan yalnız yaşayan genç erkeklerin öncelikli olması gerektiğini savundu.
Ancak Almanya’da bu tanıma giren Suriyelilerin sayısı kesin olarak bilinmiyor. Federal İstatistik Dairesi, yalnız yaşayan Suriyeli erkeklere ilişkin ayrı bir istatistik tutulmadığını bildirdi.
Mevcut verilere göre yaklaşık 415 bin Suriyeli temel geçim yardımından yararlanıyor. Bunların yaklaşık 290 bini çalışma çağında. Buna karşılık yaklaşık 315 bin Suriyeli sosyal sigortaya tabi bir işte çalışıyor.
İnceleme yalnız yaşayan erkeklerle sınırlı kalmayabilir
Süreç orta vadede yalnız yaşayan ve sosyal yardım alan erkeklerin çok daha ötesine geçebilir. Bunun temel nedenlerinden biri, çok sayıda Suriyelinin Almanya’da koruma almasına yol açan siyasi koşulların Beşar Esad yönetiminin 2024 sonunda devrilmesinden sonra yeniden değerlendirilmesi.
Kluth, koruma gerekçesinin artık bulunmadığının tespit edilmesi halinde BAMF’ın statüyü geri çekmekle yükümlü olduğunu belirtiyor. Hukukçuya göre bu incelemelerin yapılması yalnızca İçişleri Bakanlığı’nın talimatına bağlı değil; Avrupa Birliği hukukundaki düzenlemeler de şartların değişmesi halinde dosyaların yeniden değerlendirilmesini öngörüyor.
BAMF’ın Suriyelilere yönelik incelemeleri 2026’nın ilk yarısında zaten belirgin biçimde arttı. Ocak ile haziran sonu arasında 8 bin 320 kişinin koruma statüsü incelendi. Dosyaların yaklaşık yüzde 23’ünde statünün geri alınmasına veya iptaline karar verildi. Bu oran 2025’te yüzde 3,7 seviyesindeydi.
Dobrindt’in planladığı geniş çaplı uygulamanın devreye girmesi halinde incelemeye alınan dosya sayısının daha da yükselmesi bekleniyor.
Koruma kalkınca oturum hemen sona ermiyor
BAMF’ın bir kişinin mülteci ya da koruma statüsünü kaldırması, mevcut oturum iznini aynı anda geçersiz hale getirmiyor. Koruma statüsü konusunda BAMF karar verirken, oturum hakkıyla ilgili inceleme yerel yabancılar dairesi tarafından yapılıyor.
Kluth süreci şöyle anlatıyor: “BAMF mülteci statüsünü geri çektiğinde oturum izni ilk aşamada devam eder.”
Ardından yabancılar dairesi kişinin başka bir hukuki gerekçeyle Almanya’da kalıp kalamayacağını inceliyor. Çalışan ve kendi geçimini sağlayan kişilerin farklı bir oturum türüne geçmesi mümkün olabilir.
Kluth’a göre koruma statüsü kaldırılan ve temel geçim yardımı alan kişilerin başka bir oturum hakkı elde etmesi ise daha zor. Sınır dışı edilmeye engel başka bir neden bulunmaması halinde bu kişilerin ülkeden ayrılması gerekebilir.
Ciddi sağlık sorunları veya kişinin Suriye’ye gönderilmesi halinde işkence tehlikesiyle karşı karşıya kalması gibi durumlar ise sınır dışı işlemini engelleyebilecek nedenler arasında yer alıyor.
Kısa sürede kitlesel sınır dışı beklenmiyor
Koruma statülerinin daha geniş kapsamda incelenmesi, yüz binlerce kişinin kısa sürede Almanya’dan gönderileceği anlamına gelmiyor. BAMF’ın her dosyayı ayrı ayrı ele alması gerekiyor. Karara itiraz eden kişiler ayrıca idari yargıya başvurabiliyor.
Sınır dışı işlemlerinin uygulanabilmesi için Alman makamlarının Suriye’deki geçiş yönetimiyle iş birliği yapması da gerekiyor. Şu ana kadar Suriye’ye yapılan sınır dışı işlemleri sınırlı kaldı ve ağırlıklı olarak suç işlemiş kişilerle ilgili oldu.