Almanya'da sığınmacılar için yeni dönem başladı

Almanya'da sığınmacılar için yeni dönem başladı
Almanya'da yeni AB iltica kurallarıyla başvuruların çoğu hızlandırılmış prosedüre alındı. Ret alanlar, dava sonuçlanmadan sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya.

Almanya’da 12 Haziran’da uygulanmaya başlayan yeni AB iltica kuralları, sığınma başvurularının büyük bölümünün artık hızlandırılmış prosedürle incelenmesine yol açtı. Yeni sistemde başvurusu reddedilen kişiler, karara karşı dava açmış olsalar bile mahkeme süreci tamamlanmadan sınır dışı edilebiliyor.

Federal Hükümetin Sol Parti’nin soru önergesine verdiği yanıta göre, 12 Haziran ile temmuz sonu arasında 2 bin 93 hızlandırılmış, bin 561 normal iltica prosedürü başlatıldı. Böylece yeni başvurularda hızlandırılmış prosedürlerin sayısı normal prosedürleri geçti.

Karar için en fazla üç ay

Ortak Avrupa İltica Sistemi kapsamında belirli grupların başvuruları hızlandırılmış şekilde değerlendiriliyor. Güvenli kabul edilen ülkelerden gelenler ile AB genelinde koruma başvurularının kabul oranı yüzde 20 veya altında kalan ülkelerin vatandaşları bu kapsama girebiliyor.

Bu dosyalarda incelemenin üç ay içinde tamamlanması gerekiyor ve sürenin uzatılmasına izin verilmiyor. Bir dosyanın hızlandırılmış prosedür için fazla karmaşık olduğuna Federal Göç ve Mülteciler Dairesi tarafından karar verilirse normal prosedüre geçilebiliyor.

Yeni düzenlemenin en önemli sonuçlarından biri sınır dışı sürecinde ortaya çıkıyor. Hızlandırılmış prosedürde başvurusu reddedilen bir kişi mahkemeye başvursa bile dava sonuçlanmadan sınır dışı edilebiliyor. Bunu durdurabilmek için mahkemeden geçici hukuki koruma sağlayan acil karar alınması gerekiyor.

Güvenli kabul edilen bir ülkeden geldiği için hızlandırılmış prosedüre alınan kişiler için ayrıca genel olarak çalışma yasağı uygulanıyor.

Pro Asyl ve Sol Parti'den eleştiri

Mülteci hakları kuruluşu Pro Asyl, Federal Hükümetin yeni Avrupa kurallarını “sert ve geniş kapsamlı” biçimde uyguladığını belirterek düzenlemelere tepki gösterdi. Sol Parti'nin iltica politikaları sözcüsü Clara Bünger de kısa karar sürelerinin hatalı karar riskini artıracağını savundu.

Bünger, “Sürenin kısalığı nedeniyle daha fazla hatalı karar çıkması beklenebilir” dedi. Ayrıca Türkiye'nin AB kuralları çerçevesinde güvenli ülke olarak değerlendirilmesini eleştiren Bünger, muhaliflere yönelik baskıları ve siyasi nitelikte olduğunu savunduğu yargı süreçlerini gerekçe gösterdi.

Havalimanlarında yeni sınır prosedürü

Reformla birlikte AB dış sınırlarında yakalanan kişiler için de ayrı bir sınır prosedürü getirildi. Almanya'da bu uygulama havalimanları ve deniz limanlarını kapsıyor.

Bu prosedüre alınan kişiler özel merkezlerde tutuluyor ve işlemler devam ederken bu merkezlerden yalnızca ülkeden ayrılmak amacıyla çıkabiliyor. Hukuken Almanya'ya giriş yapmamış kabul ediliyorlar. Güvenlik riski oluşturmadıkları sürece refakatsiz çocuklar uygulamanın dışında tutuluyor.

Federal Hükümetin verilerine göre Almanya'da sınır prosedürleri için toplam 282 kişilik kapasite bulunuyor. Bunun 200'ü Frankfurt, 27'si Münih, 40'ı Berlin-Brandenburg Havalimanı yakınında, 15'i ise Stuttgart Havalimanı'na gelenler için geçici olarak Pforzheim'da ayrılmış durumda.

12 Haziran ile 21 Ağustos arasında 36 sınır prosedürü tamamlandı. Bu dosyalardan 22'sinde koruma talebi reddedildi. İlk haftalarda Gana, Senegal, Kolombiya ve Fas'tan dört kişinin de bu prosedür sonucunda Almanya'ya girişine izin verilmedi.

Dobrindt dış sınırlara işaret etti

Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Almanya'nın yoğunlaştırdığı iç sınır kontrollerinin ileride sona erdirilebilmesi için AB dış sınırlarındaki prosedürlerin işlevsel hale gelmesi gerektiğini daha önce birçok kez dile getirdi.

Polonya, Yunanistan, İspanya ve İtalya gibi AB dış sınırındaki ülkelerde sınır prosedürlerinin Almanya'dan daha fazla olması bekleniyor. Ancak şu ana kadar bu ülkelerdeki uygulamanın boyutunu güvenilir biçimde ortaya koyan karşılaştırılabilir veriler bulunmuyor.