Almanya’da koalisyon krizi için Steinmeier devreye girdi
Almanya’da CDU/CSU ile SPD arasındaki koalisyonda gerilim giderek büyüyor. Bakım reformunda son anda varılan uzlaşmanın ardından Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in devreye girdiği ortaya çıkarken, Başbakan Friedrich Merz de hükümetin hedeflediği takvimin gerisinde kaldığını kabul etti. Koalisyon ortakları şimdi emeklilik, gelir vergisi ve şeker vergisi gibi başlıklarda yeni anlaşmazlıklarla karşı karşıya.
Merz, hükümetin performansına ilişkin değerlendirmesinde, “Bunu açık ve dürüst biçimde söylüyorum: Federal Hükümet olarak 2026 sonbaharında gelmek istediğimiz noktada henüz değiliz” dedi.
Koalisyondaki gerilimin ulaştığı boyut, bakım reformu görüşmeleri sırasında daha belirgin hale geldi. Spiegel’in aktardığına göre Steinmeier, anlaşmazlığın hükümetin devamını tehlikeye atabileceği endişesiyle SPD lideri ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil ile İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’i telefonla aradı. Görüşmelerin ayrıntıları açıklanmadı. Federal Hükümet ise Steinmeier’in müdahalesine ilişkin haberi doğrulamazken koalisyonun karar alabilecek durumda olduğunu vurguladı.
Bakım reformunda anlaşma son anda geldi
Krizin merkezindeki konulardan biri bakım reformu oldu. CDU ile SPD arasında günler süren görüşmelerde tarafların pozisyonları birbirinden uzak kaldı. SPD, hazırlanan düzenlemeye mevcut haliyle destek vermeyeceğini açıklamıştı.
Görüşmelerin son aşamasında reformun kapsamının yumuşatılması konusunda uzlaşmaya varıldı. Düzenleme, öncelikle bakım kasalarının kısa vadede mali açıdan istikrara kavuşturulmasını hedefliyor. Sistemdeki kapsamlı yapısal değişiklikler ise gelecek yıla bırakıldı. Hükümet bu konuda uzmanlardan oluşacak bir komisyonun önerilerini bekleyecek.
Steinmeier’in de tam bu gerilimin yaşandığı sırada Klingbeil ve Dobrindt ile görüştüğü bildirildi. Ancak Cumhurbaşkanı’nın telefonlarının uzlaşmanın sağlanmasında ne ölçüde etkili olduğu bilinmiyor.
Emeklilik konusunda SPD ile CDU karşı karşıya
Koalisyonu bekleyen bir başka önemli anlaşmazlık ise emeklilik reformu. Planlanan değişiklikler arasında emeklilik yaşının yaşam beklentisiyle ilişkilendirilmesi, 45 yıl prim ödeyenlere kesintisiz emeklilik imkanının kaldırılması ve sermayeye dayalı emeklilik modelinin hayata geçirilmesi bulunuyor.
Özellikle uzun yıllar prim ödeyenlerin erken emekliliğine ilişkin değişiklik SPD içinde ciddi dirençle karşılaşıyor. Sosyal Demokratlar bunun yerine ağır koşullarda çalışanlar için istisnalar getirilmesini istiyor.
Çalışma Bakanı Bärbel Bas'ın henüz bir yasa tasarısı sunmaması da CDU/CSU cephesindeki baskıyı artırdı. Birlik partileri, emeklilik ve iş gücü piyasasına ilişkin düzenlemelerin kısa sürede hazırlanmasını talep ediyor. Gelir vergisi reformunun da bu tasarılarla ilişkilendirilmesi gündemde.
Gelir vergisinde vatandaşlara sağlanacak rahatlamanın büyüklüğü konusunda da anlaşma sağlanmış değil. SPD daha yüksek bir vergi indiriminin görüşülebileceğini belirtirken, bunun nasıl finanse edileceğine ilişkin CDU/CSU'dan somut öneri bekliyor. Birlik partilerindeki maliye politikacıları ise Federal bütçedeki harcamaların azaltılmasını gündeme getiriyor.
Şeker vergisi yeni krizi tetikledi
Bakım reformunda anlaşma sağlanmasının hemen ardından bu kez şeker vergisi tartışması patlak verdi. Maliye Bakanı Klingbeil’in hazırladığı yasa tasarısı Başbakanlık tarafından durduruldu.
Hükümet çevrelerinden yapılan açıklamada tasarının mevcut şekliyle hükümet içinde çoğunluk desteğine sahip olmadığı belirtildi. Tartışmanın temelinde, Klingbeil’in hazırladığı modelin daha önce üzerinde uzlaşılan çerçeveden farklı olması bulunuyor.
Klingbeil ise şeker vergisinden vazgeçilmediğini söyledi. SPD lideri, “Hedef değişmedi. Şeker vergisi getirilmesi konusunda anlaşmıştık. Bunu yapacağız” açıklamasında bulundu ve koalisyon içinde kısa sürede uzlaşma sağlanabileceğini savundu.
Koalisyon böylece bakım reformundaki son dakika anlaşmasına rağmen rahatlayamadı. Emeklilik sistemi, gelir vergisi reformu, bütçenin finansmanı ve şeker vergisinin nasıl uygulanacağı önümüzdeki dönemin başlıca anlaşmazlıkları olarak gündemde kalıyor. Federal Hükümet ise yaşanan tartışmalara rağmen koalisyonun “hareket ve karar alma kabiliyetine sahip” olduğunu belirtiyor.