Almanya'da göçmen derneklerinden güvenlik çağrısı: Azınlıklar için koruma planı istiyorlar
Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde Almanya için Alternatif (AfD) partisinin hükümete girme ihtimali, göçmen örgütlerinde endişeye yol açtı. Berlin'de bir araya gelen göçmen çatı kuruluşları, azınlıkların güvenliğinin tehlikeye girebileceği uyarısında bulunarak Federal Hükümet ve eyalet yönetimlerinden acil koruma planı hazırlanmasını istedi. Örgüt temsilcileri, toplumda korkunun giderek yayıldığını belirtti.
Pazartesi günü Berlin'de düzenlenen basın toplantısında, göçmenlerin güvenliğini sağlamak amacıyla federal yönetim ile eyaletlerin ortak çalışacağı bir komisyon kurulması talep edildi. Temsilciler, AfD'nin yer alabileceği bir eyalet hükümeti kurulmadan önce somut önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.
AfD hükümete girmeden önlem alınması isteniyor
Federal Göçmen Örgütleri Konferansı'ndan Karen Taylor, kurulmasını istedikleri komisyonun yalnızca riskleri değerlendirmekle yetinmemesi gerektiğini söyledi.
Taylor, "Saksonya-Anhalt'ta AfD'nin katıldığı bir hükümet kurulmadan önce harekete geçilmeli. Kimler tehlikede? Onları kim koruyacak? Bunun masraflarını kim karşılayacak? Bu soruların yanıtlarını istiyoruz. Komisyon, sorumlulukların açıkça belirlendiği, finansmanı güvence altına alınmış ve somut süreler içeren bağlayıcı bir koruma planı hazırlamalı" dedi.
Göçmen örgütleri, siyasi gelişmelerin yalnızca göçmen kökenli kişilerin güvenliğini değil, toplumun bir arada yaşama kültürünü de tehdit ettiğini savundu.
Türk toplumundan Berlin'e çağrı
Almanya Türk Toplumu (Türkische Gemeinde in Deutschland) temsilcisi Mehtap Çağlar da devletin ülkede yaşayan herkesi koruma sorumluluğuna dikkat çekti.
Çağlar, "Bizi koruması gerekenler korumak istemezse bizi kim koruyacak? Berlin'den açık bir mesaj bekliyoruz. Devlet, ülkenin neresinde yaşarsa yaşasın herkesi korur" sözleriyle Federal Hükümete seslendi.
Göçmen kuruluşları, azınlıkların güvenliğinin siyasi gelişmelere bağlı olmaması gerektiğini vurgularken, devletin koruma sorumluluğunu yerine getireceğine ilişkin somut güvenceler istedi.
Okullarda, sokaklarda ve toplu taşımada ayrımcılık şikayetleri
Saksonya-Anhalt Göçmen Örgütleri Eyalet Ağı temsilcisi Mika Kaiyama, eyalette yaşanan ayrımcılığın günlük hayatın pek çok alanına yayıldığını anlattı.
Kaiyama, eyalet seçimlerinden bu yana danışmanlık merkezlerine her gün yeni başvurular geldiğini belirterek, artan başvuru sayısının yaşanan ırkçı ayrımcılığın tamamını yansıtmadığını söyledi.
"Okul bahçelerinde, sınıflarda, sokaklarda, tramvaylarda, çocuk parklarında ve süpermarketlerde insanlar her gün bağırılmaya, hakarete, tehdide ve saldırıya maruz kalıyor" diyen Kaiyama, göçmenlerin günlük yaşamda karşılaştığı sorunlara dikkat çekti.
Örgüt temsilcilerine göre artan danışmanlık talepleri, göçmen kökenli insanların kendilerini güvende hissetmekte zorlandığını gösteriyor.
"Bu korku yalnızca Doğu Almanya'yı ilgilendirmiyor"
Doğu Almanya Göçmen Örgütleri Çatı Birliği temsilcisi Eter Hachmann, yaşanan endişenin yalnızca Saksonya-Anhalt veya doğu eyaletleriyle sınırlı olmadığını vurguladı.
Hachmann, "Korkuyoruz. Bu nedenle hem eyaletlere hem de Federal Hükümete hemen harekete geçmeleri çağrısında bulundum. Yarın değil, öbür gün değil, şimdi. İnanın bana, bu korku yalnızca doğuda yaşayanları ilgilendirmiyor. Almanya'nın tamamını etkiliyor" dedi.
Berlin'deki toplantıda, federal yönetim ve eyaletlerin Anayasayı Koruma Teşkilatı ile yargı gibi devlet kurumlarına yönelik olası tehlikeleri daha önce fark ettiği belirtildi. Ancak göçmenlerin, topluluklarının ve onları temsil eden kuruluşların korunmasına yönelik henüz kapsamlı ve ortak bir plan hazırlanmadığı eleştirisi yapıldı.
Karen Taylor ise göçmenler arasında geçmişte yaşanan ırkçı saldırıların yeniden gündeme geldiğini belirterek, "Korkuyoruz. Yeniden 90'lı yıllara mı dönüyoruz? Bu soru pek çok yerde fısıltıyla soruluyor" ifadelerini kullandı.
Göçmen örgütleri, güvenlik önlemlerine ilişkin hazırlıklarda kendileriyle bugüne kadar görüşülmediğini de açıkladı. Temsilciler, oluşturulacak koruma planında göçmen kuruluşlarının da yer almasını ve önlemlerin gecikmeden hayata geçirilmesini istedi.