• BIST 97.454
  • Altın 222,041
  • Dolar 5,6183
  • Euro 6,4646
  • Berlin 14 °C
  • Frankfurt 19 °C
  • Paris 18 °C
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 19 °C
  • İzmir 22 °C
  • Stockholm 12 °C

"Adı konmamış bir darbeydi"

"Adı konmamış bir darbeydi"
DÜZCE (AA) - ÖMER FARUK CEBECİ - AK Parti İstanbul 1. Bölge Milletvekili adayı Ravza Kavakçı Kan, milletvekili seçilen ablası Merve Kavakçı'nın yemin...

DÜZCE (AA) - ÖMER FARUK CEBECİ - AK Parti İstanbul 1. Bölge Milletvekili adayı Ravza Kavakçı Kan, milletvekili seçilen ablası Merve Kavakçı'nın yemin etmek üzere gittiği mecliste başörtüsünü çıkarmamasından kaynaklanan ve 2 Mayıs 1999 yılında yaşadığı olay hakkında "adı konmamış bir darbe" değerlendirmesinde bulundu. 

Kan,  ablası Merve Kavakçı'nın 18 Nisan 1999 genel seçiminde İstanbul 1. bölgeden Fazilet Partisi milletvekili  olduğunu anımsatarak, meclise yemin etmek üzere gittiğinde yaşadıkları hakkında AA muhabirine  açıklamalarda bulundu.

Ravza Kavakçı Kan, "2 Mayıs 1999 yılında Merve Kavakçı'ya TBMM'de yapılan aslında 'adı konmamış bir darbeydi'. Halkın oylarıyla seçilmiş bir milletvekili, milletin meclisinde, oraya başkaldırıyormuş gibi bir ortam oluşturularak çok çirkin bir hakarete uğradı. Aslında o gün itibarı zedelenen Merve Kavakçı değil, TBMM'ydi. Orada yapılan hakaret İstanbul 1. bölge seçmenlerine, bütün kadınlara, muhafazakar insanlara ve başörtülü kadınlara yapılmış bir hakaretti. Akabinde de çirkin bir had bildirme kampanyası vardı ki orada da haddi bildirilen, bütün onu desteklemiş olan insanlardı" ifadesini kullandı.

- "Üzücü olan ülkemizin 16 yıl vakit kaybetmesidir"

O günlerin geride kaldığını belirten Kan, "Allah'a şükür o günlerden bugünlere geldik. Üzücü olan ülkemizin 16 yıl vakit kaybetmesidir. Lüzumsuz yasaklarla, kazanılabilecek, memleketine hizmet edebilecek birçok insan uzaklaştırıldı. Ama elhamdülillah, yeni Türkiye'de bu tip tabloları yaşamayacağız. İnancından, dilinden, kültüründen, etik kimliğinden dolayı insanların utanmayacağı, onurlarıyla yaşayabileceği bir ülke haline gelebileceğiz" diye konuştu.

Kan, 18 Nisan 1999 yılında gerçekleştirilen genel seçimde Kavakçı'nın yanı sıra MHP Antalya Milletvekili başörtülü Nesrin Ünal'ın da seçimi kazandığını, ancak yemin törenine başını açarak gelebildiğini kaydetti. 

Aradan geçen 16 yılda kanunda ve iç tüzükte hiçbir şeyin değişmediğini vurgulayan Kan, "Geçen sene başörtülü vekillerimizin umre ertesinde meclise başörtülü olarak gelmeleriyle bunu görmüştük ki, 2 Mayıs 1999 yılında yapılan bir haksızlıktı. Çünkü arada hiçbir değişiklik olmadan, bugün aynı sorun yaşanmadı. Bu da yeni Türkiye'nin bir parçası. Bu tip tabloların bir daha yaşanmayacağını ümit ediyoruz" dedi.

- AK Parti'nin 99 kadın adayı

AK Parti'nin genel seçimler için 99 kadını aday gösterdiğini ve Başbakan  Ahmet Davutoğlu'nun "Bu adaylar Esma-ül Hüsna'yı temsil ediyor" değerlendirmesi yaptığını hatırlatan Kan, şöyle konuştu:

"Bu söylem çok hoşumuza gitti, çok onurlandık. Aslında kadınlar arasında başörtülü ve başı açık diye hiç bir zaman bir ayrım olmamıştı. Bu aynı, Türk, Kürt, Alevi, Sünni, sağcı, solcu, irticacı, çağdaş gibi yapay ayrımlardan birisiydi. Toplum içinde belirli kışkırtmalar yapılmak istendi, gücü korumak adına yapılan çirkin hakaretlerdi. Kadın temsili konusunda bir gelişmedir bu. Türkiye nüfusunun yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor. Onun için mecliste daha fazla temsil olması bizim için önemli. Başı açık ya da kapalı diye ayrım yok bizde. Kadın nüfusun yüzde 70'i başörtülülerden oluşuyor. Toplumun her kesimi inşallah mecliste temsil edilmiş olacak."

- Kavakçı'ya iadeiitibar itibar çalışmaları

Kan, ablası Merve Kavakçı'nın seçildiği bölgeden bu kez kendisinin aday gösterildiğini, seçim çalışmaları sırasında ablasının haklarının iadesiyle ilgili sorularla karşılaştığını belirtti.

Kavakçı'nın bir hukuksuzluk sürecine maruz kaldığını ifade eden Kan, şöyle devam etti:

"Seçim çalışmaları kapsamında sahada gezerken, 'Merve hanımın hakları iade edildi mi, milletvekili olarak gözüküyor mu?' yönünde sorularla karşılaşıyorum. Uzun bir süre milletvekili olarak albümde resmi bile yoktu. Ben, İstanbul 1. bölge seçmeni olarak oy verdim. Orada bir koltuk boş kaldı, hukuksuzluk üstüne hukuksuzluk yapıldı. 18 Nisan'da seçimler yapıldı, 2 Mayıs'ta meclise girdi, 13 Mayıs'ta vatandaşlıktan çıkartıldı, 16 Mayıs'ta da bu karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Aradan yaklaşık üç ay geçtikten sonra dönemin Meclis Başkanı Ömer İzgi milletvekili olduğuna dair bir yazı yazdı ve dokunulmazlığı olduğunu söyledi. Vatandaşlığını geri kazanmış olmasına rağmen Fazilet Partisi'nin kapatılmasıyla bir bildiri okunarak 'milletvekilliği düşmüştür' dendi. Birçok hukuksuzluk içeren bu sürecin nasıl düzeltilebileceğini bilemiyoruz."

Halen TBMM Başkanlığı ile yazışmaların devam ettiğini ve Merve Kavakçı'nın milletvekili olarak tanınmadığını savunan Kan, "Yeni meclis bu hukuksuzluğu gidermek için inşallah elinden geleni yapacaktır. Bu seçim, sembolik anlamda başörtü yasağının her alanda kalkmış olmasına ve 1999 yılında TBMM'de yaşanan çirkin tablonun tarihe gömülmesine bir vesile olacak. Türkiye için önemli bir adım olacak" diye konuştu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05