• BIST 91.915
  • Altın 187,929
  • Dolar 4,7787
  • Euro 5,5498
  • Berlin 22 °C
  • Frankfurt 21 °C
  • Paris 22 °C
  • Ankara 27 °C
  • İstanbul 26 °C
  • İzmir 29 °C
  • Stockholm 27 °C

"1915 Olaylarına Hukuki Bakış" sempozyumu

"1915 Olaylarına Hukuki Bakış" sempozyumu
ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 1915 olaylarıyla ilgili, hayatını kaybeden Ermenilerin de Müslümanların da Osmanlı vatandaşı olduğuna...

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 1915 olaylarıyla ilgili, hayatını kaybeden Ermenilerin de Müslümanların da Osmanlı vatandaşı olduğuna işaret ederek, "Asırlarca dost olarak yaşayan Anadolu halklarının Birinci Dünya Savaşı şartları sırasında ortaya çıkmış büyük acılarını kimsenin istismar etmesine müsaade etmeyiz" dedi.

Kurtulmuş, Green Park Hotel'de Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen "Tarihsel Veriler Temelinde 100. Yılında 1915 Olaylarına Hukuki Bakış" uluslararası sempozyumuna katıldı.

Konuşmasında, Ermeni meselesinin zaman zaman Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak için kullanılan siyasi bir araç haline dönüştürüldüğünü ifade eden Kurtulmuş, Ermeni lobiler eliyle Türkiye aleyhtarı faaliyetler yürütüldüğünü söyledi.

Kurtulmuş, 1915 olaylarının 100. yılında Türkiye'nin üzerine daha fazla gelineceğini bildiklerini belirterek, Türkiye'nin tavrının iki noktada özetlenebileceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde, bu konuda yaptığı açıklamayı anımsatan Kurtulmuş, "O olaylarda hayatını kaybeden Ermeniler de Müslümanlar da Osmanlı yurttaşlarıydı, bu toprakların insanlarıydı, bir büyük medeniyetin paydaşlarıydı, yıllarca komşu, dost olarak yaşadığımız insanlardı. Dolayısıyla asırlarca dost olarak yaşayan Anadolu halklarının Birinci Dünya Savaşı şartları sırasında ortaya çıkmış büyük acılarını kimsenin istismar etmesine müsaade etmeyiz" diye konuştu.

Kurtulmuş, 1915 olayları üzerinden hakikatin ortaya konulması isteniyorsa Türkiye'nin herkese karşı son derece açık olduğunu bildirdi.

İstanbul'da 19 Mart'ta düzenlenen Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün toplantısında, Türkiye'nin bütün arşivlerinin gerçeği araştırmak isteyen herkes için açık olduğunu ifade ettiklerini hatırlatan Kurtulmuş, "Bu kadar açık şekilde bunları söylerken maksatları bu değil de Türkiye'yi siyaseten köşeye sıkıştırmak isteyenler kusura bakmasınlar, 100 sene önce olan bir olaydan dolayı bizim de tarihimizin acı sayfalarından birisini oluşturan olaydan dolayı kimsenin Türkiye'yi köşeye sıkıştırmasına, kimsenin Türkiye'ye dayak atmasına müsaade etmeyiz. Böyle bir şey olmaz" değerlendirmesinde bulundu.

-"Asırlarca aynı yasları, aynı sevinçleri yaşadılar"

Ermeni ve Müslümanların, Anadolu topraklarının kadim halklarından olduğuna işaret eden Kurtulmuş, bu topraklarda yaşayan tüm unsurların, asırlarca aynı yasları, aynı sevinçleri yaşadığını, komşuluk hukukunun en güzel örneklerini ortaya koyduklarını vurguladı.

Kurtulmuş, bu yakın ilişkiyle ağıt ve türkülerin iç içe geçtiğini anlatarak, Erzincanlı Bluz Hovhannes'in "Yeri yeri gavur oğlu, götür bizden muhal sözü, ben Hovhannes keşiş oğlu, ben Müslüman molla gazi" dörtlüğünün bunu ortaya koyan güzel bir örnek olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, "Bunu bir insana, bir Ermeni'ye dedirten bir kültür varsa o kültürden zulüm, o kültürden haksızlık, o kültürden düşmanlık, saldırı olmaz" dedi.

Tarihin, dostluk, kardeşlik üzerinden değil kederler, büyük acılar üzerinden konuşulduğunu ifade eden Kurtulmuş, bu toprakların her zaman Yunus Emre'nin dili üzerinden dostluğun, kardeşliğin ve paylaşmanın ülkesi olduğunu söyledi.

-"Gavur zalime, despota, zorbaya, insanlara zulmedenlere verilen isimdir"

Anadolu'da Ermeni, Süryani, Müslüman ve farklı etnik kökene sahip insanların bildiklerini birbirlerine öğrettiğini belirten Kurtulmuş, çocukluğunda İstanbul'da Müslüman çocukların anneleri tarafından, Ermeni ve Rum çocuklarına "gavur" dememesi için tembihlendiğini aktardı.

Kurtulmuş, "Bizde 'gavur' gayrimüslime verilen isim değildir, 'gavur' zalime, despota, zorbaya, insanlara zulmedenlere verilen isimdir. Gavur, başka birisi. Çanakkale'de bu ülkeyi işgal etmek üzere gelen emperyalistlere verilen ad" diye konuştu.

Tarihi gerçekleri araştırmak isteyenlerin, bunları da ortaya koyması gerektiğini belirten Kurtulmuş, şunları söyledi:

"1915'in o karanlık ortamı içerisinde, Birinci Dünya Savaşı demiyorum ona, birinci paylaşım savaşında Türkiye'yi ve Anadolu topraklarını, Osmanlı topraklarını paylaşmak isteyenlerin ortaya çıkardığı o zulmet havası içerisinde, ne yazık ki büyük acılar yaşandı. Bir tarafta Ermeni çetecilerin köyleri basarak, camileri yakarak, Müslümanları, asırlardır bir arada yaşadıkları insanları birtakım unsurların teşvik ve tahrikleriyle öldürdükleri de sabittir. Tarihen biliniyor. Diğer taraftan da İttihat Terakki içerisindeki bazı unsurların bu topraklarda asırlardır yaşamış insanları nasıl yerinden yurdundan etmek için birtakım kumpaslar kurduğunu da hepimiz biliyoruz."

Olaylar sırasında birtakım yanlışlıklara karşı çıkan devletin üst düzey yöneticilerinin de olduğunu dile getiren Kurtulmuş, Konya Valisi Celal Bey'in hatıratındaki, herhangi bir Türk'ün Ermenilere saldırdığına şahit olmadığı, Ermenilere yardım eden Müslümanları kendi gözleriyle gördüğü, bazı çiftlik sahiplerinin Ermenileri kendi evlerinde barındırmak istediğine ilişkin bölümleri paylaştı.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"O dönemde evet büyük acılar yaşandı, asırlardır bir arada yaşayan Müslümanların ve Ermeniler arasına birtakım çetelerin teşvikleriyle kin ve husumet tohumları ekilmeye çalışıldı. Bunlardan istifade etmeye çalışan birtakım Ermeni çetecilerin kendi siyasi amaçlarını yerine getirmek için nasıl ön aldıklarını da biliyoruz. Aynı şekilde İttihat Terakki içerisindeki bazı unsurların da milliyetçilik, kavmiyetçilik, etnik, dini, mezhebi farklılıkların körüklenmesi için nice kirli oyunların içerisine girdiğini biliyoruz. Tarihteki gerçekleri ortaya çıkarmak isteyenler, buyursunlar, bütün tarihi vesikalarımız ortadadır. Hakikatin ne olduğunun araştırılmasına hazırız ancak herhangi bir şekilde Türkiye'nin geri bırakılması, önünün kesilmesi, uluslararası camiada yıldız ülke olarak parlamasını önlemek için birileri Ermeni meselesini, yaşanan büyük acıları, kendileri için siyasi koz haline getirmek istiyorlarsa beyhude uğraşmasınlar, buna güçleri yetmez."

Kurtulmuş, birtakım acılar üzerinden siyaset yapılması isteniyorsa Afrikalıların nasıl köle olarak kullanıldığına, Kızılderelilere kendi topraklarında kimlerin nasıl soykırım yaptığına ve bunun gibi pek çok örneğe bakılabileceğini söyledi.

-"Çifte standartlı bakış açısıyla ortaya konuyor"

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Doğan ise 1915 olaylarının yıl dönümü olması nedeniyle tartışmaların yoğun geçmesini beklediklerini söyledi.

Yaşananlara bakıldığında, konunun sadece iki tarafın meselesi olmaktan çıktığının görüldüğünü ifade eden Doğan, konunun hangi zeminde tartışılacağına dair bir konsensüs bile olmadığını dile getirdi.

Doğan, konunun çifte standartlı bir bakış açısıyla ortaya konulduğunu, Ermeni diasporasının bakış açısı içerisinde abartılarak uluslararası platforma taşındığını söyledi.

Papa'nın bin yıldır mezhep olarak kabul etmediği Gregoryan ​Ermenilerini kanatları altına alarak 1915'de yaşanan olayları 20. yüzyılın ilk trajedisi olarak kabul ettiğini, ardından bazı Avrupa ülkelerinin "soykırım" kararları aldığını anlatan Doğan, "Acaba bu, yeni bir haçlı zihniyetinin doğuyor olmasının göstergesi mi? Biz böyle düşünmeye başladık. Acaba, bütün bu problemlerin önümüze çıkmasının sebebi, son yıllarda bölgesinde lider konuma ulaşmış dünya devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin elinin kolunun bağlanmak istenmesi mi? Belki de bunu tartışmak lazım" dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05