KÖLN - Almanya'nın Bonn kentinde G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu daha sonra Köln'de Avrupalı Türk Demokratlar Birliği UETD'nin düzenlediği toplantıda bir konuşma yaptı.
Senats Otel'deki toplantıda Türkiye-Almanya ilişkileri konusunda değerlendirmelerde bulunan Bakan Çavuşoğlu, salondakilere 16 Nisan'da referandumda oylanacak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini de anlattı. Dışişleri Bakanı, terör örgütleri konusunda Almanya'dan somut adımlar beklediklerini vurgularken, Almanya'nın DİTİB'e karşı tavrını eleştirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini anlatırken CHP'nin tavrını eleştiren Çavuşoğlu, CHP'yi, Kıbrıs görüşmelerinde masadan kalkan Kıbrıs Rum kesimine benzetti.
"Merkel'in tutumu daha yapıcı"
Konuşmasında Almanya ve Türkiye'nin ortak çıkarları bulunduğunu ileri süren Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya ile ilişkileri daha da geliştirmek istediklerini ifade etti. Çavuşoğlu, "Bugüne kadar göç meselesinde Sayın Merkel'in özellikle daha farklı daha yapıcı bir tutum sergilemesi bizi her zaman memnun etmiştir; her zaman takdir ettik. Ama bu esasen sadece Türkiye ile Almanya arasında bir sorun değil, küresel bir sorun; herkesin elini taşın altına koyması lazım. Yani popülizme yenilmememiz lazım, ırkçılık, yabancı düşmanlığı gibi akımlara yenilmememiz lazım. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte göç konusunda ilişkilerimiz Almanya ile devam edecektir" dedi.
"Somut adımlar da bekliyoruz"
Almanya ile PKK, DEAŞ, FETÖ gibi terör örgütlerine karşı işbirliğinin de güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Özellikle Almanya'daki PKK ve FETÖ üyeleriyle ilgili beklentilerimizi de tabii ki, her zaman olduğu gibi Sayın Şansölye ile paylaştık. Kendisi de bizim beklentilerimizi net bir şekilde biliyor, anlıyor. Ama somut adımlar da beklemek bizim en doğal hakkımızdır. Terörle ilgili konularda esnek davranamayız" diye konuştu.
"DİTİB'e ancak teşekkür edilir"
Almanya'da hafta başında, ajanlık yaptıkları gerekçesiyle Diyanet İşleri Türk İslam Birliği DİTİB'in camilerinde görev yapan 4 imamın evlerinde arama yapılmıştı. DİTİB konusuna değinen Çavuşoğlu şunları söyledi:
"Tabii son günlerde özellikle DİTİB'e yönelik saldırıları ve suçlamaları da reddediyoruz ve bunu kabul etmemiz mümkün değil. Burada her şeyden önce DİTİB Almanya anayasa ve yasalarına göre kurulmuş bir sivil toplum örgütüdür. Bugüne kadar sadece burada yaşayan Türklere değil, burada yaşayan Müslümanlara da ciddi hizmetleri olmuştur. Yurtdışında yaşayan Türkler arasında radikalleşen bir kişi bile yok. Bununda en önemli sebeplerinden bir tanesi DİTİB aracılığıyla hocalarımızın, imamlarımızın, vatandaşlarımızı, soydaşlarımızı yüce dinimiz İslam konusunda doğru bilgilendirmesidir. Dolayısıyla DİTİB'e ancak teşekkür edilir."
"Sebastian'a da sordum"
Ben Dışişleri Bakanı dostlarıma soruyorum, Avusturya Dışişleri Bakanına da sordum, 'Sebastian senin ülkende radikalleşen bir tane Türk var mı?' 'Yok' dedi. (salondakilerin gülmesi üzerine) Niye gülüyorsunuz arkadaşlar? Yani ismi Sebastian Kurz yanlış bir şey mi söyledim? Dışişleri Bakanları arasında tabii ki sürekli beraber oluyoruz, görüşüyoruz ve herkes birbirine ismiyle hitap eder. ABD Dışişleri Bakanı Tillerson'a da, daha önce Washington'da görmüştüm kendisini, bugünkü görüşmemde Rex diye hitap ettim, ilk ismi Rex. Onlar da bana Mevlüt diyor."
"Gerekirse vatandaşlıktan çıkartırız"
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa'da Türk ve Müslümanlara yönelik artan ırkçı saldırıların da farkında olduklarını dile getirdi. Bakan Çavuşoğlu, PKK yandaşlarının da yurtdışındaki Türk vatandaşlarına yönelik saldırılarına değinerek, bunlara vatandaşlıktan çıkarma dahil her türlü yaptırımın uygulanacağını bildirdi.
"CHP her seferinde masayı terk etti, aynı Rum tarafı gibi"
Konuşmasında 16 Nisan'da referandumda oylanacak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini de anlatan Çavuşoğlu, CHP'yi Kıbrıs görüşmelerinde masayı terk eden Kıbrıs Rum kesimine benzeterek, "Biz isterdik ki, MHP gibi CHP' de bize katılsın. Esasen CHP ve diğer partilerle yeni bir anayasa için komisyonlar kurduk ve son seçimlerden sonra bir daha kurduk. Her seferinde masayı terk ettiler, aynı Rum kesimi gibi. Anastasiadis gibi ikide bir, 'Ben küstüm' diyor, masayı kapatıp gidiyor. Bugün yine masayı terk etmiş, yok bilmem ne. Bir taraftan diyorlar, 'Türkiye'nin garantisine ihtiyaç yok, biz huzur içinde yaşıyoruz.' Diğer taraftan Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlayan Enosis'le ilgili yasayı mecliste kabul ediyorlar. Biz bu tür ayak oyunlarını yutmayız. Biz Kıbrıs Türk halkının yanında olduk bugüne kadar, bundan sonra da Kıbrıs Türk halkının sonuna kadar yanında olacağız. Dolayısıyla işte CHP ikide bir masadan kaçıyor. Şimdide diyorlar ki, 'İstişare edilmedi.' En alası yapıldı istişarenin. Efendim diyor ki, 'İşte diktatörlük gelecek.' Hangi diktatörlükten bahsediyorsun sen. Sandık nereye gidecek millete. Esas diktatörlüğü isteyen sensin. Çünkü bugüne kadar hiçbir seçimi kazanamadın ki." dedi.
"Esas diktatörlüğü isteyen sensin"
Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin özelliklerini de anlattı.
Diktatörlük getirilmek istendiği eleştirilerine karşı çıkan Çavuşoğlu, "Sandık nereye gidecek, millete. Esas diktatörlüğü isteyen sensin çünkü bugüne kadar hiçbir seçimi kazanamadın." yorumunu aktardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünyanın en güçlü lideri olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
"Erdoğan'dan daha güçlü lider yok"
"Seversiniz sevmezsiniz, oy verirsiniz vermezsiniz, bugün Recep Tayyip Erdoğan'dan daha güçlü lider yok. Gittiğim ülkelerin bazıları diyor ki 'Recep Tayyip Erdoğan'ı bize iki sene verirseniz bizim ülke düzelir.' Bunu söyleyen Avrupa ülkeleri de var, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri de var."
Çavuşoğlu, yeni sistemin Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrası dönemde de istikrar ve güvenliği garanti altına alacağını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin güçler ayrılığını kurumsallaştıracağını ifade eden Çavuşoğlu, halk oylamasında milletin en doğru kararı vereceğine inandığına dikkati çekti. Çavuşoğlu, "Biz milletimize her zaman güvendik. Anayasa Mahkemesiymiş, orasıymış burasıymış... Elbette onlar hukuki kurumlarımızdır, saygımız var ama milletin iradesini Anayasa Mahkemesine götürmedik, bunu hiçbir zaman düşünmedik." diye konuştu.
"Türkiye için uygun olup olmadığını söylemek sizin haddiniz değildir"
Olağanüstü hal döneminde seçimlerin yapılamayacağına yönelik eleştirilerle ilgili değerlendirmelerde de bulundu.
Çavuşoğlu, şunları anlattı:
"Özellikle üyesi olduğumuz örgütlere, Avrupa Birliğine, Avrupa Konseyine, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisine ve onların uzmanlık kuruluşlarına söylediğimiz bir şey var; siz ancak bu paketin demokratik olup olmadığı hakkında yorum yapabilirsiniz. Ben sana katılırım katılmam ayrı bir şey ama bu sistemin Türkiye için uygun olup olmadığını söylemek sizin haddiniz değildir. Bu konuda kararı Türk milleti verir."
Bakan Çavuşoğlu, halk oylamasında "evet" denilmesine ilişkin kampanya yürüten ünlülere yönelik tepkileri anımsattı.
Herkesin görüşüne saygı duyduklarını söyleyen Çavuşoğlu, şöyle dedi:
"Arda Turan, Murat Boz yiğitçe evet dedi"
"Evet diyen başta Arda (Turan) olmak üzere, yiğitçe 'Ben evet diyorum' dedi. Sanatçılarımız var, Murat Boz gibi. Hakaretleri, küfürleri görmelisiniz. Herkes görüşlerini özgürce söylesin. Evet diyebilir, hayır diyebilir. Hayır diyenin de bizim başımızın üstünde yeri var. Ona da saygı duyuyoruz. Herkes kampanyasını özgürce yapacak. Sen niye evet diyeni linç ediyorsun, hakaretler ediyorsun."
Çavuşoğlu, konuşmasının ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.