Almanya ekonomisindeki yavaşlama ve jeopolitik krizlerin yarattığı belirsizliğe rağmen ülkedeki girişim şirketlerine yönelik yatırım akışı sürüyor. 2025’in ilk çeyreğinde Alman start-up’larının topladığı yatırım miktarı 1,7 milyar Euroya ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artış anlamına geliyor.
KfW’nin yayımladığı verilere göre büyüme yalnızca birkaç dev yatırım anlaşmasından kaynaklanmadı. Finansman artışının piyasanın geneline yayıldığı belirtildi. Ancak yatırımların kaynağı incelendiğinde Alman girişimcilik ekosisteminin dış sermayeye bağımlılığı dikkat çekiyor.
Yatırımın büyük bölümü ABD’den geldi
İlk çeyrekte yatırılan sermayenin dörtte üçünden fazlası yurt dışı kaynaklı oldu. Özellikle ABD merkezli fonların ağırlığı öne çıktı. Önceki iki çeyrekte yabancı sermayenin payı yaklaşık üçte iki seviyesindeydi.
KfW Başekonomisti Dirk Schumacher, “Ticaret ve jeopolitik risklerin sürdüğü bir dönemde, Alman start-up’larına yönelik yurtdışı ilgisinin güçlü kalması kendiliğinden oluşmuş bir durum değil” değerlendirmesinde bulundu.
Bununla birlikte tablo, Alman yatırımcıların geri planda kaldığını da gösteriyor. Yerli sermayenin çekimser davranması nedeniyle oluşan boşluğu Amerikan fonları dolduruyor. Veriler, Almanya sermaye piyasasındaki yapısal sorunları da ortaya koyuyor. Ülkede kişi başına düşen girişim sermayesi yatırımı 90 Euro seviyesinde kalırken, ABD’de bu rakam 510 dolara ulaşıyor.
Sigorta şirketleri ve büyük kurumsal yatırımcıların Almanya’da start-up yatırımlarına sınırlı ilgi göstermesi nedeniyle birçok büyüme şirketi Frankfurt ya da Münih yerine ABD borsalarına yöneliyor.
Sağlık teknolojileri ve yapay zeka öne çıktı
Yatırım turu sayısında sağlık teknolojisi şirketleri ilk sırada yer aldı. Health-tech alanındaki girişimler toplam yatırımların yüzde 18’ini topladı. Finans teknolojileri şirketleri ise yüzde 15’in biraz üzerindeki payla ikinci sırada bulundu.
Yapay zeka odaklı girişimlerdeki hareketlilik de rakamlara güçlü şekilde yansıdı. Yapay zeka uygulamaları geliştiren şirketler, 71 farklı finansman turunda toplam 967 milyon Euro yatırım aldı.
Böylece yapay zeka şirketlerinin toplam yatırım hacmindeki payı yüzde 58’e çıktı. Bu oran, 2025 ortalaması olan yüzde 43’ün belirgin şekilde üzerine çıktı.
Küresel yarışta tablo değişiyor
Buna rağmen Almanya’nın rakamları uluslararası ölçekte sınırlı kalıyor. ABD’de yalnızca yapay zeka alanındaki en büyük dört şirketin ilk çeyrekte toplam 188 milyar dolar yatırım aldığı belirtildi. İngiltere ve Fransa’da da yapay zeka girişimlerine yönelik milyarlarca dolarlık finansman haberleri gelmeye devam ediyor.
Uzmanlara göre yükselen faiz oranları ve enflasyon kaynaklı baskılar, risk sermayesi fonlarının yeni kaynak bulmasını da zorlaştırıyor.
Alman girişimleri dış sermayeye bağımlı
İlk bakışta yatırım hacmindeki artış olumlu görünse de, sektör temsilcileri Alman girişimlerinin büyük finansman turlarında Amerikan sermayesine bağımlı hale geldiğine dikkat çekiyor. Jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde bu durumun kırılganlık yarattığı ifade ediliyor.
ABD’li yatırımcıların strateji değiştirmesi ya da siyasi engellerin ortaya çıkması halinde mevcut yapının ciddi şekilde sarsılabileceği değerlendiriliyor. Alman sermaye piyasasının büyüme aşamasındaki şirketlere yeterli destek veremediği, bu nedenle umut vadeden girişimlerin daha büyük yatırım arayışında yurt dışına yöneldiği belirtiliyor.
Sektördeki değerlendirmelere göre uluslararası ölçekte büyümek isteyen girişimciler için ABD bağlantıları giderek daha kritik hale geliyor. Alman yatırımcılarla sınırlı kalan şirketlerin ise küresel rekabette geri planda kaldığı yorumları yapılıyor.