Yapay zekanın ruh sağlığı alanındaki kullanımına ilişkin yeni bir araştırma dikkat çekti. 21 Ocak 2026’da PLOS Mental Health dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, WhatsApp sesli mesajları aracılığıyla depresyon belirtileri yüksek doğruluk oranıyla tespit edilebiliyor. Kadınlarda başarı oranı yüzde 91,9’a ulaşırken, erkeklerde bu oran daha düşük kaldı.
Kadınlarda tespit oranı çok daha yüksek
Araştırma, Brezilyalı bilim insanı Victor H. O. Otani ve ekibinin öncülüğünde, Santa Casa de São Paulo Tıp Bilimleri Fakültesi bünyesinde yürütüldü. Ekip, makine öğrenimi sistemlerini günlük konuşma örneklerinden depresyon belirtilerini tanımlayacak şekilde eğitti.
Çalışmaya 86 gönüllü katıldı. Bunların 37’si kadın ve 8’i erkek olmak üzere depresyon tanısı almış kişilerden, 41’i ise 30 kadın ve 11 erkekten oluşan kontrol grubundan seçildi.
“Beklenmedik bir doğruluk oranı”
Araştırmanın ortak yazarlarından Lucas Marques, elde edilen sonuçları şöyle değerlendirdi: “Çalışmamız, WhatsApp üzerinden gönderilen doğal sesli mesajlardaki ince akustik desenlerin, makine öğrenimi yardımıyla depresif profilleri beklenmedik bir doğrulukla tespit edebildiğini gösteriyor. Bu bulgular, günlük iletişim alışkanlıklarını koruyarak düşük çabayla uygulanabilecek dijital tarama araçları için umut verici bir zemin oluşturuyor.”
Depresyon oranı kadınlarda daha yüksek
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde yetişkin nüfusun yaklaşık %5,7’si depresyonla mücadele ediyor. Kadınlarda görülme oranı erkeklere kıyasla daha yüksek. PLOS ONE verileri, Brezilya’da bu oranın %5,8’e ulaştığını ve bunun Latin Amerika’daki en yüksek oran olduğunu ortaya koyuyor. Ağır depresyon tanısı almış kişilerin yaklaşık %15’i hayatlarının bir döneminde intihar girişiminde bulunuyor.
Yeni araçlar klinik tanının yerini almayacak
Uzmanlara göre bu yaklaşım, klinik tanıların yerine geçmese de psikolojik değerlendirmelerde ek bir veri kaynağı sağlayabilir. Farklı konuşma görevlerinde doğruluk oranlarının değişmesi, sistemin henüz geliştirilme aşamasında olduğunu gösteriyor. Bilim insanları, gelecekte çeşitli dillerde ve farklı kayıt koşullarında toplanan verilerle modeli daha da hassaslaştırmayı, ancak basit kullanım biçimini korumayı hedefliyor.