"Deutscher Dualismus" yani "Alman ikiliği" Orta Avrupa'nın hakimi olmak için Avusturya ve Prusya arasında uzun seneler süren rekabeti adlandırmak için kullanılıyor.
Bu iki ülke arasındaki savaşlar, rekabetin bir parçası olarak cereyan ederken, Almanca konuşan halkların temsil ettiği siyasi bir güç haline gelme yarışı da rekabetin ayrılmaz bir parçası oldu. Çatışmalar ilk olarak Yedi Yıl Savaşları'nda ortaya çıktı. Ancak tarafların zaman zaman Napolyon Savaşları ve İkinci Schleswig Savaşı gibi durumlarda aynı tarafta bulundukları da oldu.
REKABETİN BİTİŞİ
Buna ek olarak, Avusturya ve Prusya, Napolyon Savaşları sırasında Fransa'ya karşı birlikte savaştılar. Savaşın ardından Alman eyaletleri, Alman Konfederasyonu çatısı altında bir araya geldi. Alman milliyetçiler, birleşik bir Almanya'nın kurulmasını talep etmeye başladılar. Özellikle 1848'de bu talep doruk noktasına ulaştı ve bu, Alman sorununu çözmek için hangi ulusal devletin en uygun olduğunu sorgulayan bir dizi soruna yol açtı.
"Küçük Almanya" (Kleindeutschland) çözümü, Protestan Prusya'yı desteklerken, "Büyük Almanya" (Grossdeutschland) ise Katolik Avusturya'yı destekledi. Aynı dönemde Schleswig-Holstein sorunu da gündeme geldi. Danimarka, Avusturya ve Prusya'nın birleşik kuvvetlerine karşı İkinci Schleswig Savaşı'nı kaybetti. Ancak Prusya, Avusturya-Prusya Savaşı sonrasında bu bölgenin kontrolünü ele geçirdi ve Avusturya'yı Almanya'nın dışında bıraktı. Fransa-Prusya Savaşı sonrasında, Almanya 1871'de Prusya'nın liderliği altında birleşerek Alman İmparatorluğu'nu kurdu ve 1878'de Berlin Kongresi sonrası rekabet yatıştı.
ARTI49