Almanya’nın Aschaffenburg kentinde, onlarca yıl önce işlenen bir kadın cinayetiyle ilgili dava nihayet başlıyor. 1984 yılında 19 yaşındaki Maria Köhler’in öldürülmesine ilişkin olarak 67 yaşındaki bir sanık, 7 Mayıs’tan itibaren Aschaffenburg Eyalet Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak. İddialara göre genç kadın, kaldığı odada bir file atkı ile boğularak öldürüldü.
Kıskançlık ve intikam iddiası
Savcılık, sanığın cinayeti planlı ve sinsi bir şekilde işlediği görüşünde. Olayın arkasında kıskançlık ve intikam duygularının bulunduğu öne sürülüyor. Maria Köhler’in ölümünden kısa süre önce sanıktan ayrıldığı ve Hanau’da görev yapan bir ABD askeriyle ilişkiye başladığı belirtiliyor. Dava kapsamında haziran ayı sonuna kadar toplam beş duruşma günü planlandı. Sanığın cinayetten suçlu bulunması halinde ömür boyu hapis cezası alması gündemde.
Cinayetin ardından izini kaybettirdi
Genç kadının cansız bedeni, olaydan iki gün sonra hemşire adaylarının kaldığı bir yurtta yöneticisi tarafından bulundu. O dönemde eski sevgili olan şüpheli ise ortadan kaybolmuştu. Soruşturma dosyasına göre, Frankfurt üzerinden Türkiye’ye kaçtığı tespit edildi.
O dönem dosya üzerinde çalışan dedektiflerden Jörg Albert, "Bu bizim için çok şaşırtıcıydı" derken, "Bu belirli bir pervasızlık örneği. Almanya büyük bir ülke, Berlin’e de gidebilirdi" ifadelerini kullandı.
Soğuk dosya yeniden açıldı
Yıllar boyunca çözülemeyen dosya, 2024’ün sonunda yeniden ele alındı. Eski vakalar üzerinde çalışan uzman ekiplerin yürüttüğü çalışmalar sonucu şüpheli Türkiye’de tespit edildi. Geçtiğimiz eylül ayında Almanya’ya getirilen sanık, o tarihten bu yana tutuklu bulunuyor. Soruşturma makamları, zanlının suçu itiraf ettiğini açıkladı.
Sahte kimlikle yıllarca aynı şehirde yaşadı
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında dikkat çeken bir detay daha ortaya çıktı. Şüphelinin 1998 yılında farklı bir isimle Almanya’ya döndüğü ve Türkiye’de evlendiği Alman eşiyle birlikte Aschaffenburg’da yaşamaya başladığı belirlendi. Yaklaşık 16 yıl boyunca, cinayetin işlendiği şehirde kimliğini gizleyerek hayatını sürdürdüğü, ardından yeniden Türkiye’ye gittiği ifade edildi.
Yetkililer ayrıca olayda kullanıldığı düşünülen materyal üzerinde DNA incelemesi yaptı. Savcılık, elde edilen bulguların “neredeyse kesin bir şekilde sanığı işaret ettiğini” bildirdi.
Dava zamanaşımı tartışmasına sahne olabilir
Sanığın herhangi bir ülke vatandaşlığı bulunmadığı, Türk vatandaşlığını ise askerlik hizmetini yerine getirmediği gerekçesiyle kaybettiği aktarıldı.
Davanın sonucunda belirleyici olacak unsur ise suçun hukuki niteliği olacak. Mahkeme cinayet suçunun işlendiğine kanaat getirirse ceza kararı verilecek. Ancak farklı bir öldürme suçu kapsamında değerlendirme yapılır ya da suç unsuru kanıtlanamazsa, zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesi ya da sanığın beraat etmesi ihtimali de bulunuyor.