Türkiye'de demokrasi var mı?

Avrupa Parlamentosu, Türkiye ile müzakereleri derhal durdurma çağrısı yaptı. Herkesi terörist ilan etmeden önce, Türkiye'de gerçekten bir demokrasinin olup olmadığını kendimize sormalıyız.

OKTAN ERDİKMEN - Avrupa Parlamentosu, Türkiye Raportörü Kati Piri'nin hazırladığı Türkiye raporunu 638 milletvekilinden 477'sinin oyuyla kabul edildi. Hayır oyu veren 64 ve çekimser kalan 97 kişi de Türkiye'nin son dönem politikalarını çok beğendikleri için değil, ülkeyi daha fazla Rusya yörüngesine sokmak istemedikleri için bu şekilde hareket ettiler.

Raporda özetle şöyle diyor:

16 Nisan Referandumu'nda kabul edilen anayasal değişiklikler yürürlüğe girerse, müzakereler derhal ve resmen askıya alınsın.

Ayrıca, Erdoğan'ın Avrupalı lideleri Nazilere benzetmesi, 15 Temmuz darbe girişimi kınanıyor ve AB üyesi ülkelerden PKK sembollerinin yasaklanması isteniyor. 

Türk hükümeti ise raporu her zaman olduğu gibi yok hükmünde kabul etti ve hemen geri gönderileceğini açıkladı.

AB'ye girmek isteyen biziz

Avrupa Birliği bir uluslararası kuruluş. Buraya üye olmak isteyen ülkeler, siyasi ve ekonomik kriterleri karşılamak zorunda. "Ben AB üyesi olayım ama onların kurallarına uymayım" gibi bir şey söz konusu değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sürekli dile getirdiği AB konusunda referandumu yapmak da anlamsız. AB, bizi zaten almıyor. Dolayısıyla girip girmemek konusunda referandum yapmamıza gerek yok. Bu ifadeleri kullanıp sanki AB bizi kabul ediyor da biz girmek istemiyormuşuz gibi bir algı yaratmaya çalışıyorlar.

Bu karar ne anlama geliyor?

AB kurumları zaten uzun zamandır Türkiye aleyhine olumsuz raporlar hazırlıyorlardı. Son olarak Avrupa Konseyi, Türkiye'yi yeniden denetim sürecine almış ve Türkiye denetim sürecinden çıktıktan sonra geri alınan ilk ülke olmuştu. 

Avrupa Parlamentosu'nun müzakereler askıya alınsın çağrısı, AB liderler zirvesinde kabul edilirse, müzakereleri askıya alınan ilk ve tek ülke de Türkiye olacak.

AB ne istiyor?

AGİT, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılında övgülerle dolu bir rapor yazdığında çok iyiydi.

Aradan geçen yıllarda, Türkiye demokrasiden ve insan haklarından uzaklaştı.

AGİT terörist oldu.

AB, sadece Türkiye'den değil, üye olmak isteyen bütün devletlerden ekonomik ve siyasi istikrar talep ediyor. Siyasi kriterler arasında insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi değerler var. 

Türkiye'de bunlar var mı? Sorulması gereken soru budur. 

Bundan sonra ne olur?

Avrupa Parlamentosu, AB üyesi ülkelerde halk oyuyla seçilen milletvekillerinden oluşuyor. Dolayısıyla AB'nin milli iradesidir. AB liderler zirvesinde, Avrupa'nın milli iradesinin dikkate alınmaması imkansız.

Müzakereler durdurulursa, petrol, doğal gaz gibi doğal kaynaklara ve finans kapitale, teknolojiye sahip olmayan bir ülke olarak Türkiye'yi çok zor günler bekler.

Ekonomisi Avrupa'dan gelen yüzde 65 dış yatırımla, ticaret ve turizmle dönen bir ülke, AB sürecinin durdurulmasıyla yeniden 2000 öncesine gider. 

Rahmetli Ecevit zamanında imzalanan anlaşmalarla başlayan üyelik perspektifinde, 17 senede ne kazandıysak, hepsini hatta daha fazlasını kaybederiz.

Peki ama bu riske neden giriyoruz?

Bir kişi istediği her şeyi yapsın, ömrünün sonuna kadar yargılanmadan iktidarda kalsın diye.

Türkiye Haberleri