OKTAN ERDİKMEN - Türkiye, yabancı dile en çok parayı ve zamanı harcayan ülkelerden biridir. Buna rağmen, Türkiye’de bir yabancı dili iyi düzeyde konuşabilen kişi sayısı oldukça az.
Almanya’da ortalama bir lise mezunu, Türkiye’de ortalama bir üniversite mezunundan çok daha iyi İngilizce konuşur. Hatta İngilizce’nin yanı sıra, en az bir yabancı dil daha konuşur.
Ellerinde tebeşirlerle derse girip anılarını anlatan, sonlara doğru tahtaya “She …. (go) to the school” yazarak 15 dakika “goes” yanıtını bekleyen öğretmenler nedeniyle, Türkiye’de yabancı dil bir türlü öğretilemiyor. Zaten öğretmenlerin çoğu kendileri de bilmiyor.
Bu ciddi bir sorun. Ancak yurt dışında büyüyen Türk çocuklarının artık Türkçe konuşamaz hale gelmiş olmaları bundan çok daha ciddi bir sorun. Yabancı dil er ya da geç öğrenilir. Oysa bir insan anadilini öğrenemezse, daha sonra ağzıyla kuş tutsa bir şey ifade etmez.
Almanya’da son dönemde Türkçe bilmeyen Türk çocuklarıyla çok sık karşılaşıyorum. Kimse çocuklardan bülbül gibi şakımasını veya hatasız konuşmasını zaten beklemiyor. Ancak ‘Nasılsın?’ diye sorunca ellerini iki yana açıp çaresizce bakan bir çocuk yetiştiren anne babalar, nerede hata yaptıklarını bir kez daha düşünmeliler.
Biri Fransa’da, diğeri Almanya’da yaşayan iki kuzen, aralarında İngilizce konuşur hale geldiyse, hepimiz oturup nerede yanlış yaptığımızı bir daha düşünmeliyiz.
Almanya’da iyi kötü Türkçe konuşabilenler de yarı iki dilli bir şekilde büyüyorlar. “Tamam moruk, olayı dramatisch yapma” veya “Oğlum, Fener hat gewonnen” gibi ifadelerle, Kiezdeutsch, Deukisch veya Feridun Zaimoğlu’nun deyimiyle “Kanak Sprak” konuşan bir nesil yetişti.
Bir sonraki neslin bunu bile bulup bulamayacağından emin değiliz.
Peki bunun sebebi ne?
Bir dili iyi öğrenmek için, üst düzey bir anadili eğitimi almak şarttır. Türkiye’den gelen Türkçe öğretmenlerinin hem sayısı, hem de birçoğunun niteliği (Türkiye’de öğretmen eğitememenin genel sonucunun yansıması olarak) yetersiz.
Türkçe dersleri Alman okullarında zorunlu değil, ders saatleri az. Bugün Almanya’daki her Diyanet camisinde maaşı Türkiye’den ödenen bir imam var ancak her okulda bir Türkçe öğretmeni yok.
Aileler ne yapabilir?
Türk aileler, çocuklarının elinden tablet bilgisayarı, cep telefonunu ve oyun konsolunu alarak işe başlayabilirler. Çocuklarınızla Türkçe konuşursanız, birlikte kitap okursanız, onlara zaman ayırırsanız anadillerini öğrenebilirler.
Aksi halde 50 sene sonra soyadlarının anlamını bilmeyen ve hala Tahir Cevik’in ünlü rap parçasını söyleyen çocuklarımız olacak:
“Mein Name ist Ahmet Gündüz, lass mich erzählen euch.
Du musst schon gut zuhören, ich kann nicht sehr viel Deutsch.
Mein Sohn gehen Schule, kann schreiben jetzt,
doch Lehrer ist ein Schwein, er gibt ihm immer Sechs”.
Daha fazlası için: Facebook, Twitter, Instagram, Diğer yazıları