Almanya'da yaşayan Suriyelilerin sayısı 2025 Temmuz sonu itibarıyla 955 binin üzerine çıktı. Ancak aynı yılın 31 Ağustos tarihine kadar Suriye’ye dönüş yapanların sayısı yalnızca 1867 olarak kayda geçti. Bu düşük rakam, Suriyelilerin Almanya’da kalmaya neden devam ettiklerini yeniden gündeme taşıdı. Aynı dönemde Alman vatandaşlığına geçen Suriyelilerin sayısı ise çok daha yüksek seviyelerde. Sadece 2024 yılında 83 binden fazla Suriyeli Alman pasaportu aldı. Bu yılın verileri henüz açıklanmasa da eğilimin sürdüğü tahmin ediliyor.
Geri dönüşü zorlaştıran temel etkenler
Suriye’deki altyapı eksiklikleri, işleyen bir ekonomik sistemin olmayışı ve güvenlik kaygıları, geri dönüş kararını zorlaştırıyor. Ülkede bankacılık sistemi neredeyse durma noktasında; haftalık para çekme limiti 60 dolarla sınırlı. Elektronik ödeme sistemleri mevcut değil. Yabancı yatırımcılar için de caydırıcı bir ortam söz konusu. Hukukun işlerliği ise hâlâ sağlanabilmiş değil. Fiziki anlamda bazı bölgelerde çatışma olmasa da, soyut güvenlik algısı hâlâ zayıf. Özellikle azınlık gruplara yönelik saldırıların hâlen yaşandığı bildiriliyor.
Almanya’da yaşam kurmuş, çocukları okula giden ve iş sahibi olan Suriyeliler için kısa vadeli bir dönüş planı gerçekçi bulunmuyor. Bazı uzmanlar, geri dönmeyi daha çok işsiz olan ya da toplumsal kabulün düşük olduğu bölgelerde yaşayan Suriyelilerin düşünebileceğini söylüyor. Ancak onlar için de Suriye’deki şartlar oldukça zorlayıcı. Özellikle Halep ve Humus gibi şehirlerde, yıkılmış konutlar ve ortadan kalkmış mahalleler geri dönüşü neredeyse imkânsız hale getiriyor.
Almanya'da siyasi baskı artıyor
Tüm bu zorluklara rağmen Almanya’da özellikle muhafazakâr siyasetçiler, daha fazla Suriyelinin ülkesine dönmesi gerektiğini savunuyor. Sığınma gerekçelerinin ortadan kalktığını, artık geri dönüş zamanının geldiğini dile getiriyorlar. Bu görüşe göre, Almanya’ya yeni gelen ya da uzun yıllar kalıp hâlâ topluma entegre olmayan kişilerin, yeniden inşa sürecine katılmak üzere ülkelerine dönmeleri gerekiyor.
Bu çerçevede sosyal yardımların cazibesinin azaltılması gerektiği de vurgulanıyor. Özellikle istihdam edilmemiş ve entegrasyon konusunda adım atmayan mültecilerin, Almanya’da uzun vadeli kalmalarının ekonomik olarak teşvik edilmemesi gerektiği belirtiliyor.
Reform çağrısı ve uluslararası iş birliği
Suriye’ye dönüşün kolaylaştırılması için Almanya’nın bu ülkeye yönelik yeniden inşa ve istikrar programları başlatması gerektiği yönünde de çağrılar var. Bu süreçte Almanya’da yaşayan Suriyelilerin bilgi ve deneyiminden yararlanılması gerektiği ifade ediliyor.
Ayrıca Avrupa genelinde iltica başvurularında, başvuran kişilerin hangi ülkede kalacaklarını önceden bilmemeleri gerektiği dile getiriliyor. Bu sayede sosyal yardım beklentisinin göç kararını belirleyen bir unsur olmaktan çıkarılması hedefleniyor.