Gelsenkirchen’deki Sparkasse soygunundan dört hafta sonra polis hala suçluların izini bulamadı. Yaklaşık 350 polis memurunun yürüttüğü yoğun aramalara rağmen faillerin kimliği belirsizliğini koruyor. Bu süreçte mağdurları temsil eden avukat Daniel Kuhlmann, bankanın güvenlik önlemlerine yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Kuhlmann, Essen Bölge Mahkemesi’ne üç örnek dava açtığını belirterek, banka kasalarındaki zararların tamamen Sparkasse tarafından karşılanmasını talep etti. Mevcut uygulamaya göre, banka kasalarındaki içeriklerin sigorta kapsamı 10.300 Euro ile sınırlı; müşteriler özel bir sigorta yaptırmadıysa bu tutarın üzerinde bir ödeme yapılmıyor.
3100 kasanın tamamı boşaltıldı
Aralık ayı sonunda gerçekleştirilen soygunda, hırsızlar bankanın birden fazla güvenlik sistemini aşarak doğrudan kasa odasına girmeyi başardı. Yaklaşık 3.100 kasa tamamen boşaltıldı. Polis, zararın orta düzeyde iki haneli milyon Euro tutarında olduğunu açıklamış, ancak miktarın daha da yüksek olabileceğine dikkat çekmişti.
Polis ekipleri, hırsızların geride bıraktığı yüzbinlerce nesneyi tasnif etti. Ancak birçok eşya kimyasal maddeyle kirletildiği için delil incelemesine uygun durumda değil.
Polis sorgulamalarda ilerleme kaydetti
Soruşturmada, kasa sahipleri, banka çalışanları ve çevrede yaşayan kişilerle yapılan görüşmelerde önemli ilerleme sağlandığı bildirildi. 840’tan fazla müşteriyle ifade alındı, ayrıca 600 civarında ihbar değerlendiriliyor. Ancak polis sözcüsüne göre henüz “sıcak bir ipucu” bulunabilmiş değil.
Kuhlmann, davalarda kullandığı bilirkişi raporunun sonuçlarını da paylaştı. Banka güvenlik sistemleri konusunda uzman bilirkişi, “mevcut teknolojik standartlara uygun güvenlik önlemleri alınmış olsaydı, bu soygun neredeyse kesin olarak engellenebilirdi” sonucuna vardı.
“Banka güncel güvenlik standartlarını uygulamadı” iddiası
Bilirkişiye göre, modern güvenlik sistemlerinde kasa odasında hareket sensörleri ve duvar koruma ağı bulunmalı. Bu ağ, duvar delinmeye çalışıldığında anında alarm veriyor. Kuhlmann’a göre, alternatif olarak kasa çevresinde saatlik devriyeler de güvenlik seviyesini artırabilirdi.
Sparkasse ise eleştirileri reddetti. Banka sözcüsü, şubenin “tanınan teknik standartlara göre güvenlik altına alındığını” savundu. Sparkasse’ye göre, davalar henüz kendilerine ulaşmadığı için konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmak şu aşamada mümkün değil.
Kasa başına yüzbinlerce Euro kayıp
Kuhlmann’ın açtığı örnek davalarda, kasa sahiplerinin kayıpları sigorta limitini büyük ölçüde aşıyor. Bir davada, satılmış bir konutun bedeli olan yaklaşık 400.000 Euro kayboldu; bu para, söz konusu kişinin tek emeklilik güvencesiydi. Diğer iki davada ise, biri 120.000 Euro değerinde nakit, Rolex saat ve mücevher, diğeri ise yaklaşık 50.000 Euro tutarında altın kaybı içeriyor. Avukat, tüm bu vakaların belgeler ve tanık ifadeleriyle desteklendiğini açıkladı.
Alarm neden devreye girmedi?
Soyguncuların bankada saatler boyunca kalmasına rağmen alarmın devreye girmemesi, soruşturmanın merkezindeki en kritik konu olarak değerlendiriliyor.
Kuhlmann, Sparkasse soygununda mağdur olan yaklaşık 600 kişiyle iletişim halinde olduğunu belirtti. Avukatın amacı “dava seli” yaratmak değil; bankayla makul bir uzlaşma ya da mahkeme aracılığıyla arabuluculuk süreci başlatmak. Müşterilerin ortak talebi ise en kısa sürede tazminat alabilmek.