KARABÜK - AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, gazeteci Can Dündar'ın 'Türkiye'nin bir cehennem olduğunu söylemem gerek' şeklindeki sözlerine tepki göstererek, "Evet Türkiye cehennemdir, ancak vatan hainleri için cehennemdir, cehennem olmaya devam edecektir. Türkiye vatan dostları için vatanseverler için cennettir, cennet olmaya devam edecektir" dedi.
AK Parti'li Şahin, Karabük'ün Safranbolu İlçesi'nde bir restoranda gazetecilerle bir araya geldi. Avusturya'nın Türkiye'ye silah ambargosu uygulaması yönünde karar almasını eleştiren Şahin, "Türkiye'nin şu anda terörle yaptığı mücadele gerçekte bu terör örgütlerini Türkiye'ye karşı maşa olarak kullanan odaklarla, ülkelerle yapılmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinden birinin meclisi geçtiğimiz gün karar alıyor. Türkiye'ye silah ambargosu uygulayacağız diye. Eğer gerçekten bu ülke ve Avrupa Birliği ülkeleri, Avrupa Birliği'nin temel değerlerine samimi olarak sahipse bağımsız ve Avrupa Birliği ile müzakere yapan bir ülkeye değil o ülkenin yıllardır mücadele ettiği terör örgütlerine karşı bu ambargoyu uygulaması lazım. Fakat onlar terörle mücadele eden bir ülkeye silah ambargosu uygulaması kararı alıyorlar. Bu onların iki yüzlülüğünü gösterir. Samimiyetsizliğini gösteren çok çarpıcı bir tablodur. Bize ne veriyor Avusturya. Sadece insansız hava araçlarının motorunu oradan alıyoruz. Bunların kararı tamamen siyasi karardır. Avrupa Birliği'nin şu anda bulunduğu nokta teröre destek noktasıdır. Terör örgütlerine destek noktasıdır. Türkiye teröre destek olmayacaktır. Arkasında kimi Avrupa Birliği ülkeleri olsa bile bu terör sorunu Türkiye alt edecektir" diye konuştu.
Şahin, Dündar'ın 'Basın Özgürlüğü Mücadelesinde Türkiye' konulu konferansta söylediği "Aslında ben buraya dünyanın en büyük gazeteci hapisanesinden geliyorum. Türkiye'nin bir cehennem olduğunu söylemem gerek" şeklindeki sözlerine tepki göstererek şunları söyledi:
"Terör örgütü mensubu olup da Avrupa'da cirit atanlara kol kanat geriyorlar. Hatta onları Cumhurbaşkanlığı saraylarında karşılıyorlar, vatandaşlık veriyorlar. Türkiye'ye karşı bu mücadeleniz iyi bir mücadeledir, Türkiye'ye zarar verin anlamına gelen sırt sıvazlıyorlar. Onlardan biri önceki gün 'Türkiye cehennem oldu' diyor, açıklama yapıyor. Evet, Türkiye cehennemdir ancak vatan hainleri için cehennemdir, cehennem olmaya devam edecektir. Türkiye vatan dostları için vatanseverler için cennettir, cennet olmaya devam edecektir. Ülkemizin bağımsızlığı, halkımızın huzuru için terörle mücadelemiz bütün şiddetiyle devam edecek."
"HDP'li vekiller tahliye edilebilir"
"Diyelim ki şu anda iş başında bulunan hükümet birkaç oyla güvenoyu almış bir hükümet olsaydı ve iktidar partisine mensup bazı milletvekilleri tutuklanmış olsaydı, parlamentoda muhalefet bir gensoru önergesi verseydi, parlamentoda kimi milletvekilleri tutuklu olduğu için azınlığa düşmüş olan bu hükümet düşerdi" diyen Şahin, şunları söyledi:
"Geçmişte parlamentoda bulunduğum dönemlerde bir-iki oyla güvenoyu almış olan hükumetler gördüm. Dolayısıyla bir milletvekili hakkında bir dava açılabilir ancak kesinleşene kadar milletvekillerinin milletvekilliklerini yapması gerekli. Mehmet Haberal kararında Anayasa Mahkemesi'nin bir görüşü var. Diyor ki, 'Milletvekilleri cezaevinde tutuklu. Ancak bu kişi cezaevindeyken milletvekili seçilmiş parlamenterlik yapamıyor.' Bir milletvekilinin parlamenterlik yapması önüne bir engel konmamalıdır, kesinleşmemişse hakkında ki hüküm. Şimdi Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkında bulundular. Muhtemelen Anayasa Mahkemesi, Mehmet Haberal kararında olduğu gibi bunlarla ilgili, bu kişiler, 'henüz milletvekilidir, dolayısıyla milletvekilliği yapmaları asıldır.' diyerek bir karar verirse tahliye edilirler."
"Yapılan işlemleri son derece doğru buluyorum"
"Bu kişiler teröre destek veren kişilerdir, terörün arkasındaki kişilerdir ve bu kişiler dokunulmazlığı bazı dosyalardan dolayı kaldırıldığında 'biz gidip ifade vermeyeceğiz.' dediler ve devlete açıkça meydan okudular. Tabii ki devlet, ilgili kurumlar, savcılıklar, mahkemeler kendilerine meydan okuyan bu kişileri alıp, ifadelerini almalıdır.
Nitekim öyle yapılmıştır. O noktaya kadar yapılan işlemleri son derece doğru buluyorum. Bu tamamen yargı kararı, mahkemenin vermiş olduğu karar. Siyasi iradenin vermiş olduğu karar değil. Hukukçu ve eski Meclis Başkanı olarak parlamentoların üzerinde hiçbir vesayet olmaması, parlamentoların her türlü dış etkiden kurtulmuş olarak görevini rahat bir şekilde yapmalarının gerekli olduğuna inandığım için o beyanda bulundum."