Frankfurt’ın eski belediye başkanı Peter Feldmann, şehir siyasetinde yeni bir hamleyle yeniden sahneye çıkıyor. “Frankfurt – Sosyal!” adıyla kurduğu yeni liste, 2026’daki yerel seçimlere katılacak. Projenin merkezinde sosyal adalet, uluslararası kent toplumunun temsil edilmesi ve yerel düzeyde barış politikası yer alıyor. Listenin ilk sırasında Feldmann bulunurken, ilk beş sıradan dört koltuğun kadın adaylara ayrıldığı belirtildi. Bu isimler arasında basın toplantısında hazır bulunan Yelda Acar Gösterişli, Aygül Klein ve Iris Schaffrina da yer aldı. Toplam 31 adaydan oluşacak tam liste, Noel tatilinden sonra açıklanacak.
Uluslararası kent yapısına vurgu
Feldmann, Frankfurt halkının yaklaşık yüzde 60’ının uluslararası kökene sahip olduğunu belirterek, bu gerçeğin siyasete de yansıması gerektiğini savundu. Liste hakkında “Yelpazemiz geniş; solundan muhafazakarına, Türk kökenliden Bangladeşliye kadar uzanıyor” dedi. Feldmann, kendisinin tek lider olarak değil, “ekip olarak hareket eden bir liderlik anlayışıyla” yola çıktığını vurguladı.
Listenin ana hedeflerinden biri konut politikası. Programda, kiraların sınırlandırılması, boş konutların değerlendirilmesi ve kamu arazilerinin yalnızca sosyal konut projeleri için kullanılması isteniyor. Metinde “Konut bir insan hakkıdır” ifadesine yer veriliyor. Ayrıca, kooperatif ve belediye konutlarının inşası, çıraklar ve öğrenciler için yurtların yeniden açılması ile mültecilerin insani koşullarda barındırılması talep ediliyor.
Çocuklar, gençler ve yaşlılar için talepler
Çocuk politikalarından sorumlu Steven Payne, “Frankfurt’ta henüz adil bir şehir yok” diyerek, ücretsiz kreşler, tam gün bakım ve kültürel hassasiyet gözeten sağlıklı öğle yemekleri çağrısında bulundu. Payne, “Paralar silahlara değil, kreşlere harcanmalı” diyerek devletin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi.
Gençlikten sorumlu avukat Yelda Acar Gösterişli, gençlerin karar süreçlerine daha fazla katılımını ve gençlik derneklerinin güçlendirilmesini istedi. Yaşlı nüfus için ise emekli sosyolog Rainer Schultz, “Bakım sistemi insanların kökenini ve yaşam alışkanlıklarını dikkate almalı” diyerek dijital engellerin kaldırılmasını savundu.