FRANKFURT - Hükümet yanlısı Akit gazetesi köşe yazarı Burak Karen, Avrupalı Türklerin hesaplarında 100 milyar avro olduğunu belirterek, bu paranın Erdoğan'ın işaretiyle çekilmesi durumunda Avrupa'nın diz çökeceğini ileri sürdü.
"Bu mevduatın ülkemize gelmesi hem Türk ekonomisindeki sıkıntıların aşılmasına katkı sağlar hem de Avrupa’ya anladığı dilden bir ders vermiş oluruz" ifadesini kullanan Karen'in yazısının ilgili bölümü şöyle:
Bizim bizden başka dostumuz olmadığı gerçeği artık çok net. Haçlı Avrupa bizimle uğraşan terör örgütlerine sahip çıkarken biz de Avrupa’da bizden olan insanlara sahip çıkarak gerekli dersi verebiliriz.
Avrupa’da yaşayan gurbetçi vatandaşlarımızın paraları bazı avantajlar sunularak resmen Türkiye’ye davet edilirse Avrupa’dan “hayır” çığlıklarının yükseleceğinden eminim.
Mesela Almanya’da yaşayan Türkler; Almanya’da Merkel Hükümeti’nin PKK’ya verdiği açık destek nedeniyle Alman bankalarında bulunan mevduatlarını aynı gün içerisinde ve hep birden çekerek Alman ekonomisini silkeleme kararı alıp bunu yaparlarsa Almanlar Türk gücünü Almanya’da da derinden hissetmiş olur.
Alman ekonomisinde 100 milyar Euro’luk bir paraya hükmeden gurbetçi Türkler, Erdoğan’ın bir işaretiyle paralarını bir anda çekip Türkiye’ye gönderirlerse Alman ekonomisi yerle bir olur. İşte bu para Almanların ödünü koparıyor.
Böyle bir organizeyi Avrupa’daki Türk dernekleri dahi eyleme dönüştürebilir.
1976 yılında ülkemiz içinde bulunduğu döviz darboğazını aşmak ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının tasarruflarını ülke ekonomisine kazandırmak amacıyla TC Merkez Bankası nezdinde Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabı açmıştı.
1994 yılında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle dış borçlanmada yaşanan sorunların aşılması amacıyla Süper Döviz Hesabı uygulaması başlatmıştı. Bu hesaplar uygulanan faiz oranları ve TCMB’ye duyulan güven nedeniyle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarınca büyük ilgi görmüştü.
Yurt dışında yaşayan Türklerin mevduatlarını kendi ülkelerinde değerlendirmesini istemek ve sağlamak çok küçük bir siyasi hamle olup Avrupa’yı önümüzde diz çöktürecek bir etkiye sahiptir.
Bu mevduatın ülkemize gelmesi hem Türk ekonomisindeki sıkıntıların aşılmasına katkı sağlar hem de Avrupa’ya anladığı dilden bir ders vermiş oluruz".