Münster Başkonsolosu'ndan çağrı: Türk çocuklarına sahip çıkmak için koruyucu aile olun

T.C. Düsseldorf Başkonsolosluğu Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği, koruyucu aile bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda koruyucu aile olmanın önemine vurgu yapıldı.

Toplantıya giriş konuşmasını TAYSD Başkanı Necmiye Öztürk yaptı. Öztürk derneklerinin uzun yıllardır çocuk yurtlarındaki Türk çocuklarına maddi manevi destek sağladıklarını, öğrencilere özel ders yardımı sunduklarını, Türkiye’den Almanya’ya staj için gelen öğrencilere yardımcı olduklarını, afet bölgelerine yardımlar topladıklarını anlattı.  

T.C. Münster Başkonsolosu Ahmet Davaz yaptığı konuşmada gençlik dairelerinin devletin verdiği çocukları koruma görevi kapsamında bazen ailelerden çocukları aldıklarını, bunun sadece Türklerle ilgili olmadığını, Alman ailelerden de birçok çocuğun alındığını hatırlatarak, Türk çocuklarına sahip çıkmak için koruyucu aile olmanın ne kadar önemli olduğunun altını çizdi.  

Düsseldorf Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliğinden pedagog Sabri Aydın ise ‘Koruyucu Aile Nasıl Olunur’ başlıklı bir sunum yaptı:  

Aydın, koruyucu aile olmanın zor bir süreç olmadığını, aranan en önemli üç şartın, bağımsız bir maddi gelirin olması, evin yeteri derecede büyük olması ve ebeveynlerden birisinin Almanca bilmesi olduğunu vurguladı. Ayrıca koruyucu aile olmak için evli olma şartının olmadığını, tek ebeveynli ailelerin de hatta bekarların bile koruyucu aile olabileceklerini ifade etti. Bu şartların bugün yerinde olmaması durumunda gelecekte bu şartların yerine gelebileceğini hatırlatan Aydın, koruyucu aile olmak isteyen aileleri sürecin başından sonuna kadar Ataşelik olarak desteklediklerini ifade etti. Başvurdukları kurumlarda herhangi bir sorun çıktığında onları alternatif kurumlara yönlendirdiklerini söyledi. Ayrıca her koruyucu aileye Almanya devletinin aylık olarak 1000 Euro’ya yakın bir maddi yardım yaptığını, dolayısıyla çocukların maddi bir yük olarak değil, tam tersine bereketleriyle aileye geldiklerinin altını çizdi.  

Programın son bölümünde iki koruyucu aile olan Selma Kesimal ile Elveda Akarsu koruyucu aile olma konusunda yaşadıkları tecrübeleri ve süreçleri dinleyicilerle paylaştılar.  

Elveda Akarsu koruyucu aile olma konusunda karar verdiğinde ilgili gençlik dairesine gidip kapısını çaldığını ve sürecin hemen başlatıldığını dile getirip herhangi bir sorun yaşamadığını ifade etti.  Kendisine 9 ay sonra bir bebek teklif ettiklerini, onun şimdi 8 yaşında olduğunu anlatarak bugüne kadar gençlik dairesinin kendisine destek olduğunu, koruyucu aile olmanın zor olmadığını, herkesin bu işi başarabileceğini söyleyerek aileleri koruyucu aile olmaya teşvik etti. 

 

Selma Kesimal koruyucu aile olmaya önce gençlik dairesinden başlayıp daha sonra serbest yüklenici bir kurum olan Wellenbrecher e.V. üzerinden devam ettiğini ve uzun yıllardır hem nöbetçi hem uzun süreli koruyucu ailelik yaptıklarını dile getirdi. Selma Kesimal bugüne kadar aldıkları karardan pişman olmadıklarını, bunu bir vazife bilinciyle yaparak gözde büyütülmemesi gerektiğini ifade etti.  

 

Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgiyi www.koruyucuaile.de sayfası üzerinden edinebilirsiniz.

Yaşam Haberleri